-Ekmeğe ne katmışlar acaba lastik gibi mübarek?

-Süt diye aldık ama yarısı su sanki…

-Piliç gibi görünüyor ama plastik olabilir mi ki?

-Kuru fasulye pilav çekti canım da fasulye GDO’ludur şimdi…

-Yavrum çok yeme o dondurmadan maazallah neler vardır içinde kim bilir?

-Halis zeytinyağı dediler ama, rengi bir tuhaf kokusu da…

-İki duble parlatalım parlatmasına da, kör olma ihtimali var birader.

-Una bakar mısın una içinde ki o kahverengi şeyler ne ola ki?

-Bekle bedava kontör yüklüyorlarmış, yalandır o…

-O kavunlar kesin kelek çıkar…

-Mercimek, nohut, bulgur yapacak çok yemek var da, içime sinmiyor kardeş kim bilir neler var içlerinde.

-Yahu hanım bu yumurtalarda fipronil mipronil bişey olmasın…

-Çocuğun okuluna bir dünya para veriyoruz ama benim okulu hiç gözüm tutmadı. Oğlan adam gibi bi yere giremezse hır çıkartırım  ona göre

 -Kaç kere gittim doktora, ağrı hep aynı. Teşhisi yanlış mı koydu ne?

-İlaçlar bir işe yaramadı, hocaya mı görünsen bir de?

-Valla belli aga; Hakemi satın almışlar…

-Aaa delinin zoruna bak ayol,kokmuş kıymayı satacak bana illaki…

-Remzi bunu baklava diye aldık ama değil gibi ne dersin?

-Arabayı servise bıraktım iyi halt ettim. Hiç bişey yapmazlar şimdi orada. Üstüne de bi dünya para veririz.

-Kalıbımı basarım hilelidir o sucuk kokusuna baksana postal gibi…

-Valla bu tatili satın aldık ama nereye gideceğimiz meçhul hanım. Benden söylemesi…

-Oğlum hiç bulaşma bankaya; Şimdi ek hesap mek hesap derler yanarsın valla. Bak Rıza abinin haline…

-Yok arkadaş kesin bi hile vardır bu işte. İnanırsam noliim.

-Kimi kime şikayet edicen kardeş? Hepsi aynı bunların…

-Bakma tezgahtarın o kadar övdüğüne, kesin çakmadır…

-Yağmaz yağmaz. Atıyorlar, geçende öyle dediler bütün gün kırk derece güneşin altında elimde şemsiyeyle dolaştım.

-Hıı ben de yedim, üç yıl garantiliymiş. Bozulunca görürüz garantisini. Kesin para isterler.

-Oğlum toruna para göndereceğim ama bu meret paramı yutar diye korkuyorum. Bi bakıver nasıl olacak ama şifremi ben girerim nolur nolmaz.

***

‘’Bak hemşerim ben öyle elimde tuzluk her cacığa hıyar olmam. Zaman kötü…’’

‘’İnanmıyorum; Hiç zorlamasınlar insanı her şeyde bi  numara var’’

‘’Abi içimde bi tuhaflık var ama ne bilemiyorum’’

‘’Valla hayatım nedenini bilmiyorum ama çok mutsuzum çok’’

‘’Uyuyamıyorum şekerim. Kahveyi bile bıraktım ama hortlak gibiyim her gece’’

‘’Doktor psikolojik dedi. Hafif tırlatmışım herhalde’’

‘’Ayy soğuk soğuk terliyorum valla..’’

Kim derdi ki yediğimiz, içtiğimiz kullandığımız hatta olmazsa olmazımız ürünler hizmetler gün gelsin başımıza bela olup psikolojimizi darmadağın etsin.

Bir toplumun bu kadar yoğun şekilde kalitesizliğin, hilenin, hurdanın, yalanın dolanın bombardımanına maruz kalınca önce iç dünyasından vurulmasına hiç şaşırmamak gerek aslında;

Ne yediğimize ne içtiğimize ne kullandığımıza ne de satın aldığımız hizmete mesafeli bile yaklaşmıyoruz artık; direkt korku moduna girerek bu korkuyu birbirimize de bulaştırıyor sonun da yine birbirimizden de korkar hale geliyoruz.

Güvensizlik ve aldatılma duygusu tavan yapınca da  paranoyanın dibine vuruyor,hayata yan gözle bakarak,korka tırsa yaşamaya çalışıyoruz.

Ben psikolog ya da psikiyatrist değilim bu durumdan nasıl çıkarız bilemem.

Bildiğim her şey den şüphe edip travma geçirdiğimiz ve böyle yaşamaktan çok yorulduğumuz.

***

‘’Adam Travmatik Durumlar diye bir yazı yazmış okudun mu?’’

‘’Okudum. Kesin bi yerlerden yürütmüştür.

Alın işte…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246