Şeker hastalarımın en çok sorduğu sorulardan biri şu :

            '' Hocam ben Tip 1 miyim yoksa Tip 2 miyim? ''

            Tip 1 ve Tip 2 şeker hastalıklarının farklarını anlatmış olduğum bir makalem vardı aslında. Önemini dikkate alarak bu konuda bir makale daha yazmaya karar verdim.

            Diyabet yani şeker hastalığı dendiğinde, hangi tipte olursa olsun, vücudun temel yakıtı olan şekerin hücreler tarafından yeterince kullanılamadığını, ya da şekerin depo şekli olan glukojene dönüştürülemediğini anlarız. Hal böyle olunca kanda gereğinden fazla şeker bulunur. Kanın şekerli bir sıvıya dönüşmesi kısa ve uzun dönemde bir çok probleme yol açar.

            Tip 1 diyabet genellikle çocuklarda ve ergenlerde, nadiren yetişkinlerde görülür. Bağışıklık sisteminin yanlışlıkla pankreasa saldırması sonucunda, insülin üretiminin durmasına bağlı bir hastalıktır. Tüm diyabet hastalarının yaklaşık % 5 kadarı bu tiptir.

            Genellikle birdenbire başlar, hastalar hızla kötüleşebilir. Tanı konur konmaz insüline başlamak şarttır.

            Genetik yatkınlığı olan kişilerde kabakulak, kızamıkçık ve sitomegalovirüs gibi virüs enfeksiyonlarının pankreasta bağışıklık sistemini uyardığı, bu sistemin de yanlışlıkla insülin üreten hücrelere saldırdığı düşünülmekte.

            Kistik fibrozis, hemakromatozis gibi bazı hastalıklar da nedenler arasında gösterilmekte.

            Tip 2 diyabet genellikle yetişkinlerde görülür. Tüm diyabet hastalarının % 90- 95'i bu tiptir. Hatalı beslenme ve hareketsizlik gibi yaşam tarzı hataları ile ilgilidir. Son yıllarda çocuklarda da bu diyabete rastlanması biz doktorları hiç şaşırtmaz oldu. Tip 1 diyabetin tam tersine Tip 2 diyabette pankreas insülin üretir, hatta gereğinden fazla da üretir, ama insülin direnci nedeniyle yeterince kullanılamaz.          

            Bu tip şeker hastalığının nasıl oluştuğunu anlatan pek çok makalem var. En son yayınladığım Şeker hastalığının oluşum süreci isimli makaleme göz atmanızın tam sırasıdır.

            Ailesinde şeker hastalığı olanlar, şişmanlar, hareketsiz kişiler, hatalı beslenenler ve sigara içenler için bu hastalığa yakalanma riski daha yüksektir.

            Tip 2 diyabetin tedavisinde yaşam tarzı değişikliği başta gelir. Yeterli sonuç alınamıyorsa ilaç tedavisine başlanır. Yine de sonuç anlamazsa insüline başlanması gerekebilir.

            Hem tip 1 diyabet hem Tip 2 diyabet damarlarda yavaş yavaş ilerleyen hasara yol açtığı için kalp damar hastalıkları riskini arttırır. Bu nedenle diyabet hastalarında kalp krizi, felç, görme ile ilgili problemler ve böbrek yetmezliği riski, şeker hastası olmayanlara göre daha yüksektir.

            Tip 1 şeker hastalarında koma, tip 2 şeker hastalarında ise bacak gangreni riski vardır.         

            Tip 2 şeker hastalarında, özellikle yeterli tedavi olmayan yaşlı şeker hastalarında araya şiddetli bir enfeksiyon, kalp krizi, felç ve yanık gibi acil bir olay girdiğinde koma görülebilir.

            Gebelik diyabeti adından da belli olduğu gibi gebelik sürecinde ortaya çıkıp doğumdan sonra kaybolan bir tür diyabettir. Bazen yıllar sonra bu kişilerde Tip 2 diyabet ortaya çıkabilir.

            Çok sık rastlanmayan iki şeker hastalığı tipi daha vardır.

            MODY 25 yaşın altında görülen, genetik geçişli, insülin gerektirmeyen bir şeker hastalığıdır.

            LADA Oluşum mekanizması tıpkı Tip 1 gibi olan ama erişkinlerde görülen bir şeker hastalığıdır.

            Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254