Mayıs ayının ikinci haftasına geldik. Bu hafta trafik haftası olarak kutlanıyor her sene.

İnsanı ayakta tutan en önemli organlarımızdan bir tanesi, vücudumuzun dolaşım sistemi ve kan damarlarımızdır. Şüphesiz her organın ayrı bir görevi vardır ama, hareket etmemizi sağlayan organlarımız bunlardır. Bir kentinde ana hareket organı yollardır. Caddelerdir, sokaklardır.

Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye genelinde ve yaşadığımız kent olan Bursa’da da trafik derdi var. Ulaşım damarlarındaki tıkanıklılık nedeniyle bir türlü çare bulunamayan bu ulaşım meselesinde, insanların sinir hastası olmaması büyük bir mucize eseri gibi gözüküyor. Çünkü,direksiyon başına geçen insanların, birbirlerine yol verip, saygı göstermeleri bir kenara, insanların yol haklarına bile tecavüz edebilecek düzeyde araç kullanmaları, sürücülerin sinirlerini geriyor. Biraz olsun sakin olmayan veya yapılan hataları hoş karşılamayan sürücüler arasında ise istenmeyen kavgalar, bağrışlar, çağırışlar, küfürleşmeler gibi olaylara sık rastlıyor, şehir içi trafik ulaşımı sırasında.

Kim ne derse desin, trafikte belli bir düzen olsa da bu düzene uymayan binlerce, hatta milyonlarca sürücü var. Sürücülerin birbirlerine saygı gösterip, yol ve geçiş üstünlüğü ilkelerine harfi harfine uymuş olsalar, bu trafikte çektiğimiz çileler belli bir büyük oranda azalır. Çünkü, normal şeridinde giderken, sağ-sol yapıp şerit değiştiren, makas atan, aşırı hızlı araba kullanıp hem kendisini hem de karşısındaki veya yanındaki sürücülerin mal ve can emniyetlerini tehlikeye atan sürücülerimiz olduğu sürüce, bu trafik iflah olmaz gibi gözüküyor.

Peki, bu işleri nasıl düzelteceğiz?

Yapılan inceleme, araştırma ve yaşanılarak görülen uygulama ve sonuçlarına göre, sürekli yeni yolların açılması, cadde ve sokakların açılması, trafikteki tıkanmaya çözüm olmuyor. Çünkü, yapılan her yeni bir caddenin kullanımı, kent merkezi ile entegre hale gelmesi, etrafındaki insanların bu yoldan faydalanması sırasında yaşanılan istenmeyen olaylar nedeniyle, trafikte bu tür önlem ve uygulamalar merkezi trafikteki tıkanmaya çare olmuyor. Bunun yanı sıra, araç sayısındaki sürekli artış, nüfus sayısındaki artış, kent planlaması yapılırken, trafik amaçlı, yolların ve ulaşım arterlerinin hesaplanmayışı gibi pek çok etken, trafikteki tıkanmanın başlıca nedenleri. Birde, yapılaşma alanları ile çalışma alanları, yani sanayi bölgelerinin arasındaki uzaklık, işçi servislerinin kentin bir bölgesinden diğer bölgesine her gün, günde bazen de üç kez işçi mesaisi için yollara çıkması da ekstra sıkıntı yaratıyor trafikte.

Trafikteki tıkanmanın belki de en büyük etkenlerinden bir tanesi de, toplu taşıma hizmetlerinin yeterince planlı olmayışı, ulaşımda, kör nokta ve ulaşılamayan bölgeler olması nedeniyle, vatandaşların kendi özel araçlarını kullanmak zorunda hissetmeleri kendilerini. Bu konularla ilgili de özellikle yeni gelişim bölgelerinde sıkıntılar var.

Tabi, Bursa’nın ulaşımdaki sıkıntılarıyla ilgili ne kadar formül geliştirilip önlem alınsa da bu önlem ve sıkıntıların bıçakla kesilir gibi bir anda son bulmasını beklemek, deveye hendek atlatmaya kalkmak gibi bir iş gibi gözüküyor.

Bursa açısından, özellikle yaz aylarında yaşanılan trafik sıkıntılarının en büyük iki ilçesi var. Mudanya ve Gemlik.

Bu ilçelerde, özellikle hafta sonları insanların deniz havası alıp rahatlamak amaçlı gitmeleri bir dert, Araçlarına park yeri bulmaları bin bir türlü dert. Yollarda, sıcak hava ve yakıcı güneş altında sinir harbi geçirip, belki de huzur için gelinen bölgede huzursuzluklarla, sinirlenip, aile etrafına zarar verebilecek düzeye gelinmesi özellikle dert. İnsanların hafta sonları deniz sahillerine gidip nefes almaları kadar doğal bir beklentisi olması gayet normal. Anormal olan isi bu konu bilinmesine rağmen önlem almayan yöneticilerin, günü kurtarma adına yaptıkları açıklama ve beyanatlar.

Mudanya ilçesi örnek alırsak; cumartesi veya Pazar günü hınca hınç doluyor. Otopark yetersiz. Aralık içleri, tarlalar bile otopark haline gelebiliyor. Birde, deniz otobüslerinin yolcu alıp indirme bindirme yapması halinde, yolcu getiren veya gelen yolcuları almayan gelen araçların, trafik düzeni hiç yok. Allaha emanet, havale bir trafik düzeni var bu bölgede.

Pazar günleri, Demirhane Bölgesindeki Sosyete pazarı da epey insan topluyor. Yanındaki plaj, AVM vs gibi yerlerde insanları topluyor. Yaya kaldırımları işgal edilmiş seyyar satıcılar, insanların geçişlerine izin vermiyor. Yoldan araçlar geçiyor, insanların üzerine sürüyorlar mecburen. Yani, sizin anlayacağınız düzen yok.

Mudanya Belediyesi, ilçedeki trafik düzeni ile ilgili olarak plan hazırladıklarını ve 5 yıldır UKOME’de bekleyen bu planla ilgili olumlu veya olumsuz bir cevap alamadıklarını anlatıyor halka. Güzelyalı Mahallesindeki bir cenaze sırasında karşılaştığım Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, en büyük dertlerinin trafik olduğunu söyledi. Zira, otopark alanları olmayışı da insanları bezdiriyor.

Türkyılmaz birde aldıkları önlemi açıkladı. Hafta sonları Demirhane’de kurulan sosyete pazarının Pazar günü yerine Perşembe günü kurulacağını, böylece Pazar alış verişi için gelenlerin hafta sonu trafiğine olumsuz katkı sunmasının önüne geçilmesini hedeflediklerini ifade etti.

Bu hafta trafik haftası. İnsanların, ulaşımdaki dertlerinin ve sıkıntılarının konuşulması, çözüm amaçlı projelerin tartışılması gereken hafta. Emniyet Müdürlüğü, Heykel’de büyük bir sergi açtı. Gelen geçen vatandaşların bilgilendirilmesi amaçlı çaba harcanıyor. Bende, bu sergiyi görünce, kendimce Bursa kent trafiğinde yaşadığım ve gördüğüm eksiklikleri, yanlışlıkları, hataları, yapılması gereken fakat yapılmayanları sizlerle paylaşmak istedim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234