Bu haber kez okundu.

Kuraklık Eylem Planı 2016 Yılı İl Kriz Merkez Toplantısı
Tekirdağ’da kuraklık eylem planı 2016 yılı kriz merkez toplantısı yapıldı.
Vali Yardımcısı Aydın Tetikoğlu’nun başkanlığında Kuraklık Eylem Planı 2015 yılı kararları doğrultusunda yapılan iş ve işlemlerin görüşüldüğü ve 2016 yılı itibariyle yapılacak iş ve işlemlerin karara bağlanması için, İl Kriz Merkezi toplandı. Toplantıya Ziraat Yüksek Mühendisi Behiç Akman’ın konuyla ilgili hazırlamış olduğu sunum yapılarak başlandı. Sunumda, 2015 yılı İl Kriz Merkezinin kararlarına binaen yapılan iş ve işlemler ve son üç yılın Tekirdağ’da ağırlıklı olarak üretilen tarımsal ürünlerin TUİK verilerine göre verim değerleri göz önüne alınarak incelendi. Son üç yıl itibariyle kuraklık adına üretilen tarım ürünlerinin verim bazında önem arz edecek düzeyde kayıpların olmadığı belirtildi. Konu hakkında İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile ilgili Şube Müdürlüklerinin ve 11 İlçe Tarım Müdürlüklerinin 2015 yılı itibariyle yapmış oldukları çalışmalar anlatıldı. 2016 yılı itibariyle yapılması önem arz eden hususlar hakkında oluşturulan karar metni oluşturulmuş olup, alınan kararlar okunduktan sonra sunuma son verildi.
“HER AN KURAKLIK OLACAKMIŞ GİBİ TEDBİR ALINMALI”
Toplantıda konuşan Vali Yardımcısı Aydın Tetikoğlu, “Dönem itibariyle ilimizde kuraklıkla ilgili tarımsal üretim açısından bir risk bulunmamaktadır. Ancak her an kuraklık olacakmış gibi düşünerek gerekli tedbirlerin elden bırakılmaması önem taşımaktadır. Ayrıca ilimizde olası bir kuraklığa karşı önemli su rezervini oluşturan göletlerimizin de yapım aşamasından sonra işletmesinin ayni ciddiyetle yapılması kaderine terk edilmemesi ve devamlılığın sağlanması gerekmektedir” dedi.
“CİDDİ ÇALIŞMALAR YAPILMALI”
İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Zekeriya Sarıkoca ise, “Tarım deyince önce toprak sonra su gelir. İlimizde tarım topraklarının yüzde 50‘si sulanabilecek durumda iken yüzde 4,4 ‘ü sulanabilmektedir. İlimizde 42 adet gölet bulunmakta, sulama için kurulmuş bulunan bu yapıların önemli kısmı kullanılamayacak durumdadır. Kapalı sistemde suyun arazilere taşınması önemli olup arazi toplulaştırması konunun bir diğer yönü olmakla birlikte asıl konu toplulaştırdığımız arazilere kapalı sistemle suyun taşınmasıdır. Öte yandan 14 adet organize sanayimiz var. Buralarda kullanılan yeraltı sularının da gittikçe azaldığını düşünerek konu hakkında bütün etkenleri göz önüne alarak ciddi çalışmaların yapılması önem taşımaktadır“ diye konuştu.
“SULAMA SİSTEMLERİNİN YAYGINLAŞTIRILMALI”
Prof. Dr. İsmet Başer’de “Yörede kuraklığa uygun çeşitlerin seçilmesi ve belirlenmesi hakkında çalışmaların devam etmesi sulama konusunda engeli bir arazi yapısına sahip olan Tekirdağ’da en uygun sulama şeklinin salma veya yağmurlama sulama olmadığı, yerleşik damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiği üzerinde durulmalıdır. Bir diğer konu da sulu tarıma geçmek için yapılan göletlerin yapım işlemi bittikten sonra kendi haline terk edilmemesi ayrıca işletilmesi için gerekli alt yapının kurulmasıdır” ifadelerini kullandı.
“SU ZENGİNİ BİR BÖLGE DEĞİLİZ”
DSİ 11. Bölge, 113. Şube Müdürlüğü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Lokman Turan, göletlerde doluluk bakımından bir sıkıntı olmadığını ifade ederek, “Su zengini bir bölge değiliz. Çok büyük bir rezervuar yapacak bir havzamız yok. Ancak Çataklarda küçük göletler şeklinde çalışmalar yapabiliriz” şeklinde açıklamada bulundu.
Programda konuşan Ziraat Yüksek Mühendisi Behiç Akman’da, eldeki mevcut su rezervlerimizin ayrıntılı olarak envanterlerinin çıkarılması ve doğal halde bulunan hiçbir işlem yapılmayan boşa akan suların kullanıma uygun bir şekilde uygun alanlarda ve yapılarda biriktirilerek depolanmasının sağlanması için gerekli alt yapı çalışmalarının yapılması gerektiğini belirtti.
2016 YILI İL KRİZ MERKEZİ TOPLANTISINDA ALINAN KARARLAR
2016 Yılı İl Kriz Merkezi Toplantısında Alınan Kararlar ise şöyle sıralandı:
“Öncelikle kuru tarım yapılan yerlerde toprak işlemenin minimuma indirilerek yapılması, gelen yağışların taban suyundan sızıp kaybının önlenmesi açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle, toprakta, su kaybının azaltılması için doğrudan ekim uygulamalarının ön plana çıkarılması gereklidir. Toprağın minimum düzeyde işleyecek tarım, alet ve makinelerı desteklemelerinin arttırılması. Vahşi sulamalara son verilerek suyun daha ekonomik ve etkin kullanımına olanak sağlayan, buharlaşma yoluyla su kayıplarını aza indirgeyen kapalı sistem sulamaların yaygınlaştırılması ve damla sulama ve sulamada yeni kullanılan sprey sensör sistemlerinin yaygınlaştırılması, kurulacak sulama kooperatiflerinin oluşturulup ürüne göre sulama programları geliştirilerek, üreticilerimizin ihtiyaç duydukları kadar sulama suyunun sağlanması. Günümüzde gittikçe azalan topraktaki organik madde düzeyinin arttırılması için gerekli tedbirlerin alınması. Yoğun tarımsal faaliyet yapılan, erozyon, toprak ve su kirliliği, sulama suyu sıkıntısı bulunan, doğal dengenin bozulmaya başladığı alanlarda, toprak ve su kalitesinin arttırılması, yenilenebilir doğal kaynakların sürdürülebilirliği, erozyonun önlenmesi ve bitkisel üretimdeki olumsuzlukların giderilmesine yönelik örnek kültürel tedbirlerin alınması amaçlanan Çevre Amaçlı Tarım Arazilerini Koruma (ÇATAK) Projesinin uygulanmasına katılan çiftçilerimizin üretim faaliyetlerinde desteklenmesinin etkin bir şekilde sürmesi. Minimum toprak işlemeli tarım uygulamalarına dekara destek miktarı (30 TL). Toprak ve su yapısının korunarak erozyonun engellenmesine yönelik uygulamalar ile arazinin boş bırakılması uygulamalarına dekara (60 TL) destekleme. Basınçlı sulama tekniklerini seçen ve çevre dostu tarım tekniklerini uygulayan çiftçilerimize de bu uygulamalara en az 3 yıl katılmaları halinde dekara (135 TL) destekleme. Münavebede baklagil ve yem bitkilerinin ekiliş oranlarının arttırılması. Kuraklık olmasa dahi her an kuraklık olacakmış gibi düşünerek alternatif su kaynaklarının araştırılması, yağış sularının depolanabileceği alt yapı sistemlerinin kurulması, mevcut su kaynaklarının güncel durumlarının her yıl düzenli olarak araştırılarak envanterlerinin çıkarılması, mevcut boşa akan akarsuların bir yerde toplanarak basınçlı sulama sistemlerinde kullanılır hale getirilmesi. Nemi muhafaza edebilme özelliği taşıyan, tarımsal alanlarda biyolojik mücadelede kullanılan mikrobiyolojik canlıların barınması açısından önem taşıyan yeni orman sahalarının, yeşil kuşak oluşturacak şekilde tesis edilmesi. Su, sığırların yaşamında oksijenden sonra gelen en önemli öğe olup vücudun yüzde 56-81’i, kanın ise yüzde 90’nı sudan oluşmaktadır. Ancak, yüksek verim için temiz, kaliteli ve yeter miktarda suyun sağlanmış olması gerekmektedir. Yetiştiriciler çoğunlukla yemleme konusuna önem verirler. Ancak, ineklerin gereksinmesi olan su istenen zaman, miktar ve kalitede sağlanmadığında istenilen yüksek verim seviyesine ulaşılması beklenemez. Ayrıca, su tüketimi ile yem tüketimi arasında yüksek ilişki söz konusu olup yem tüketiminin yüksek olması performansın iyileşmesi anlamını içerdiği için mutlaka göz önünde tutulması gerekir (Smart, 1991). Bir ineğin tüketmiş olduğu 1 kg kuru maddeden faydalanabilmesi için 5 litreye kadar su tüketimi gerekmekte ve ayrıca 1 litre süt üretebilmek için en az 3 litre suya gereksinim duymaktadır (NRC, 1980). Buradan yapılacak basit bir hesapla günde 30 kg süt veren bir ineğin günde 150 litre suya ihtiyacı olacağı bunun da özellikle sıcak ve kuru iklimlerde daha artacağı ortaya çıkmaktadır. Hayvanlar suya yeterince ve kolaylıkla erişemediklerinde verim hızla ve keskin bir şekilde düşecektir. Olası bir kuraklık durumunda kullanılmak üzere büyükbaş ve küçükbaş hayvan içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere hayvan içme suyu göletlerinin tesis edilmesi için hayvancılığın yaygın olduğu yerlerde gerekli etüt çalışmalarının ve araştırmaların yapılması, mevcut şartlarda boşa akan su kaynaklarının tarım ve hayvancılıkta kullanılmak üzere depolanması için gerekli tesislerin oluşturulması. Büyükbaş ve küçükbaş hayvansal üretimde kaba yem ihtiyacını sağlayan, oluşturdukları araziyi koruyan, doğal zenginlik ve biyolojik çeşitlilik açısından önem taşıyan, toprağı organik madde ve azot bakımından zenginleştiren, yağış sularının tutulmasını arttırıp, yüzeysel akışın hızını kesen, sızıntı suyunu arttırarak su kaybını azaltan ve toprak erozyonunu önleyen meralarımızın, korunması ve ıslah edilmesi; bu amaçla yem bitkileri ekilişlerinin yaygınlaştırılması, İl Kriz Merkezi tarafından alınan kararların İl Müdürlüğümüz web sitesinde yayımlanması.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner192