Siyasette yeni bir tartışma başladı. Taşıma seçmenlerle bazı seçim çevrelerindeki seçmen sayısında nerede ise yüzde yüze varan yükselme dikkatleri çekti.

Bir başka tartışma ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeme getirdiği, “partimize üye yaklaşık 500 bin kişinin seçmen listelerinde isimleri yok” şeklindeki açıklaması.

Bu iki durumda seçimlerle ilgili kaos yaratabilecek şekilde çok önemli konular. Acil çözüm bulunması gereken konular. Bir muhtar arkadaşım aradı, seçmen listelerine yeni seçmenlerin yazılması ve kayıt işlemleriyle ilgili olarak muhtarların suçlanmasıyla ilgili sitemkar konuştu. Dedi ki; “biz muhtarlar olarak artık mahalle kaydı yapmıyoruz. Bütün kayıtlar nüfus müdürlüklerinde yapılıyor. Vatandaşlarımız gidip, eski kayıt adreslerinden yeni kayıt adreslerini belirterek değişiklik yapıyorlar. Bizim muhtar olarak kayıt düzenleme yetkilerimiz yok.”

Doğru. Fakat, ülkemizde bazı alışkanlıkların değişmesi çok zor. Bizler, her ne olursa olsun, mahallemizde, köyümüzde tek sorumlu bildiğimiz kişi muhtardır. Eskiden, kayıtları alıp muhtarlığa teslim ederdik. Muhtarlarımız gerekli kayıtları yaparlardı. Bu kayıtların bir kopyası da mahalli karakola teslim edilirdi. Böylece, mahaldeki kişilerin hırlı mı, hırsız mı? Yoksa kendi halinde insanlar mı? Olup olmadıkları hem muhtarlarımız hem de karakol tarafından takip edilirdi.

Şimdi, durum değişti. MERNİS Sistemi gereğince kayıtlar Nüfus Müdürlüklerine verildi.

Muhtar arkadaşımın da bu isteğini siz değerli okurlarıma aktarıp, konuyla ilgili açıklayıcı bilgiler verdikten sonra gelelim asıl meseleye.

Seçmenlerin belli bölgelerde sayılarının artmasıyla ilgili olarak yine Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM gurup toplantısında yaptığı belirlemelere. “Bazı muhtar adaylarımız seçimleri kazanma adına akrabalarını yakınlarını topluyorlar. Bazı belde ve ilçe belediyelerde bizim adayımız seçimi kazansın düşüncesiyle böylesine seçmen kitlelerinin adres aktarımını görebilmek mümkün. Bizler, AK Parti olarak böyle olaylara ihtiyacımız yok. Çünkü, vatandaşlarımız, milletimiz bizim seçimlerden bir korkumuzun olmadığını çok iyi biliyor” sözleriyle açıklık getirdi.

Sonrasında, muhalefet partileri bu seçmen nakilleriyle ilgili konuşmaya başladılar. Ankara’da bir köyde, İstanbul’da bir köyde, bir başka ilçede seçmen sayılarında artış belirlemişler.

Ben, Bursa’yı merak ettim.

Bursa’nın herhangi bir bölgesinde seçmen nakli olup olmadığını sordum. İlçe ve İl Seçim kurullarına şimdiye kadar böyle bir şikayet veya itiraz gelmemiş.

Tanıdığım siyasi parti ilçe başkanlarıyla görüştüm. Herhangi bir tespitleri olmadığını söylediler.

Demek ki Bursa’daki seçmenler ve siyasi partiler, başkan adayları, muhtar adayları seçmenlerin nakillerine gerek duymuyorlar. Duymamışlar. Yine de seçmen listelerine itirazların son gününü beklemek gerekiyor doğru bilgilere sahip olma adına.

Seçimleri kazanma ve rakiplerine karşı oy farkı atmak demokratik açıdan insanları sevindiren ve seçmenlerin de yönetimle ilgili iradelerini ortaya koydukları çok önemli bir demokratik haktır. Bu hakkın kullanımında, bazı kişilerin istismar etmelerine toplum olarak bizlerin dur demesi gerekiyor.

Hiç kimse, hak etmediği bir yerde hak etmediği bir seçimi kazanmamalı.

Her ne kadar seçmenlerin nakil veya bindirme yöntemiyle taşınmasına yasal olarak bir engel yoksa da hak var hukuk var diye düşünüp, bu konuda gerekli önlemleri almalıyız. Muhalefet ellerine sayıları almışlar konuşuyorlar. Tabi ki toplumu bilgilendirecekler. Fakat, bu bilgilendirmenin topluma bir takım şikayetlerde bulunmak olarak kalmayıp, resmi makamlara, konuyla ilgili işlem yapmak görevi olan kamu makamlarına olayın intikal ettirilmesi gerekiyor. Bu işlemi de elinde, bilgi, belge ve dökümanları olanlar yapacak. Seçmenlerin nakli ile ilgili olarak iktidarı suçlamak veya ima yoluyla iktidarın seçimleri kazanma riski olan bölgelere seçmen nakli yaptığını ileri sürmek yerine, bence en önemli olay, durumu Adliyeye bildirmektir. Seçim Kurulu da adliye bünyesinde görev yapmaktadır.

Birde, bu seçmen naklini acaba sadece iktidar kendi partisine oy kazanma amaçlı mı yaptı?

Yoksa, mevcut muhalefetin başarılı olduğu yerde, seçimlerin kaybedilme riski ortaya çıktı da koltukların korunması adına mı seçmen nakli yapıldı? Sorularına çok ciddi cevap almalıyız.

Siyasetçilerimizin görevi, sürekli şikayet etmek değil, ellerindeki ciddi belgelerle gerekli soruşturmanın yapılıp doğru ile yanlışın ortaya çıkmasına katkı sağlamaktır.

Demek ki sadece konuşmak yetmiyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246