Her şey hazır.

Kıtalar, komutanlar, silahlar, tanklar, toplar ve Mehmetçik hazır.

SİHA’lar,  İHA’lar hazır.

Emir bekliyor Başkomutan’dan.

“İleri, marş, marş” denmesini bekliyor.

Sahi, Suriye’ye girsek ne olur?

İçeri de ne olur dışarıda ne olur?

Orada Amerika var…

Rusya var…

Esat güçleri var…

Terör grupları var…

İran güçleri var…

Hemen oracıkta İsrail de var…

Bütün bunlara rağmen oraya girmeyi kafasına koymuş olan Türkiye Suriye’ye girse ne olur?

Savaş mı çıkar?

Amerika bize mi saldırır?

“Heeey müttefik! Sen ne yaptığını sanıyorsun” mu der?

Rusya sessizce bizi mi izler?

Yoksa küser, sitem eder cephe mi alır bize?

Esat sessiz mi kalır?

“Çıkın ülkem den” mi der?

Türkiye terörden kırk yıldır çektiğini hiçbir şeyden çekmedi.

On binlerce Mehmetçik şehit oldu.

On binlerce insan öldü.

Milyarlarca dolar para harcandı.

Bu zamana dek bir arpa boyu yol alınamadığına göre artık canına tak diyen Türkiye Amerika’yı dinler mi?

Rusya’yı dinler mi?

Dün olduğu gibi gene terör eylemlerini sineye çekmeye devam mı eder?

Terör örgütlerini seyreder mi?

Yoksa “yeter artık ulan, çekilin şuradan” der bir gece ansızın Suriye’ye…

Fırat’ın doğusuna, batısına, güvenli bölge sınırlarına girer mi?

Girerse ne olur?

Kıyamet mi kopar?

Amerika ne der?

Rusya ne der?

Avrupa devletleri ne der?

İsrail’i takmayız bile.

Yunanistan sinek vızıltısı.

Arap ülkeleri Şeyhler, Sultanlar, Krallar, Emirler kendi keyiflerindeler.

Umurlarında bile olmaz.

Onlar kim ki?

Özgürlüklerini batın emellerine bahşetmiş bir güruh.

Elbette harekât başlamadan önce bilgilendirmeler kimi ülkelere yapılır.

Ve Allah Allah sesleriyle girilir içeri.

Geri dönülmez bir yol değildir.

İçeride çatlak sesler elbette gelir.

O sesler milletin milliyetçilik siperlerinde erir.

Duyulmaz bile.

İlle de “olmaz, Suriye bataklığına saplanırız” diyenler olursa o zaman onlara “kırk yılın hesabı” sorulur.

“Şimdi konuş ta görelim“ denir.

Suriye’ye girsek ne olur?

Kıbrıs’a girdiğimizde ne olduysa, öncesinde ve sonrasında ne olduysa onlar olur.

Biraz bağırır çağırırlar sonra susarlar.

Bize eğer “Ne işiniz var burada“ derlerse aynısını biz de onlara sorarız:

“Biz komşuyuz ve buralardan bize saldırı var peki ya asıl sizin ne işiniz var burada” deriz.

Çünkü onlarda oradalar.

Önceleri biraz mırın kırın ederler.

Biraz “işgalci” derler

Biraz Erdoğan’a çatarlar.

Biraz Bahçeli’ye sataşırlar.

Sonra en üst perdeden cevaplarını alırlar ve suspus olur yerlerine otururlar.

Ne yani…

Bıçak kemiğe dayanmadı mı daha?

Her gün Mehmetçiğin şehit olmasına ses çıkarmayanların sesi kesilir.

Türkiye Suriye’ye girse ne olur?

Ne olursa olsun…

Hiç olmazsa eskisinden, bu günden daha iyi olur ya…

O ne der, bu ne der!

Ne derlerse desinler.

Takma kafana.

İleri, marş marş…

Kış gelmeden bitir artık işi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246