Sınır komşumuz Suriye’de meydana gelen iç kargaşalıktan kaçıp, ülkemize sığınan milyonlarca insanın, toplumla bütünleşmesi ve toplum içinde kendisine yer bulabilmesi adına yaklaşık 9 yıldır gözle görünen ve insanların sinirlerini bozan bir tartışma var.

Ülkelerinde savaşmaktan kaçıp, “biz canımızı kurtarmak istedik” bahanesiyle sığınan milyonlarca kişinin ülkemizde yan gelip yatmaları, sağlık, eğitim, kamu hizmetlerinden ücretsiz faydalanma gibi bir takım iddiaların ortaya çıkması ve gündeme gelmesi de bunların üzerine deyim yerinde ise tuz ve biber ekiyor. İnsanlar, hastanede kapısında kuyrukta beklerken, gelen bir Suriye’nin “ben Suriyeliyim, tedavi önceliği bende. Ben sıra beklemem” gibi sözlerle halkı kızdırmasına bende bizzat şahit oldum. Hele, Bursa’nın Çarşamba Pazarı semtindeki Arapça yazılı tabelalar ve Suriyelilerin hem mahalle sakinlerine hem de yoldan gelen geçen vatandaşlara karşı tavır ve hareketlerinde sıkıntılar, “burası Suriye mi, Türkiye mi?” diye soruların sorulmasına yol açıyor.

Toplumda bu konuda patlamaya hazır bomba görüntüsü var diyebilmek mümkün. Tabi, Türk toplumu olarak bizler, yardıma muhtaçlara, başı derde girenlere, zulme uğrayanlara, hakları elinden alınanlara, zorla göçe zorlananlara karşı tarih önünde sorumluluk hissiyle hareket edip hep kucak açan bir milletiz. İnsanların hak ve özgürlüklerine olan inancımız sayesinde de onlara gerekli yardımları yapıyoruz.

Sabır, ama sabrın da bir sınırı var.  Halkımız, kendince haklı olarak soruyor; “Nereye kadar sabır edeceğiz?”

Aslında bu soru, senelerdir gündemde. Yeri geldiğinde Türkiye’ye demokrasi dersi, insan hakları dersi vermeye kalkışan Avrupa ülkeleri Suriyeli veya diğer ülkelerden kaçan sığınmacı, göçmen, mülteci, sıfatı ne olursa olsun, kapılarını kapatmaları. Hatta ülke sınırlarına gelişlerini önleme adına silah bile kullanırken, ülkemizde bu kişiler için sığınmacı kampları olmasına rağmen, kentlere kadar yayılmasına müsaade edilmesi eleştiri kaynağı.

KONDA Araştırma ve Danışmanlık, en çok merak edilen konulardan biri olan "Suriyeli sığınmacılara bakış" hakkındaki soruya verilen yanıtları paylaştı. Buna göre Şubat 2016'dan Temmuz 2019'a kadar olan sürede "Suriyeli sığınmacılarla ilişkin aynı ev seviyesinde olabilir" diyenlerin oranı yüzde 14'ten 7'ye düştü.

KONDA, Mart 2010'dan beri her ay düzenli olarak yaptığı Barometre'nin 100'üncüsünü gerçekleştirdi. Birçok konu hakkında merak edilen soruların yanıtlarının arandığı araştırmada Suriyeliler hakkında da ankete katılanlara "Suriyeli sığınmacılarla ilişkiniz hangi seviyede olabilir?" sorusu yöneltildi.

Şubat 2016'da Suriyelilerle ilişkisi seviyesinin aynı evde olabileceğini söyleyen yüzde 14'ken Temmuz 2019'da bu sonuç yüzde 7'ye kadar geriledi.

Aynı şehri paylaşmak isteyenlerin oranı yüzde 72'den yüzde 40'a geriledi. Aynı mahallede yaşamak isteyenlerin oranı da yüzde 57'den yüzde 31'e geriledi.

İnsanların bir başka bakış açısı ise Suriyelilerin ülkemize gelip ucuz işçi olarak çalışması nedeniyle binlerce insanın işsiz kalması, binlerce ailenin aşsız kalması yolundaki fiili gerçeklerle ilgili yüzleşmemiz.  İşte bu yüzden,  5 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan ülkemizde mültecilere karşı toplumsal muhalefet oluştu.

Geçen hafta yapılan il başkanları toplantısında, AK Parti’nin il başkanları, belediye başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanlarına,teşkilatlara Türkiye'deki Suriyeliler üzerinde oluşturulmak istendiği iddia edilen algı operasyonlarına karşı ödev verildi. Türkiye'de geçici koruma altında yaşayan sığınmacılarla ilgili önemli mesajların verildiği toplantıda Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine kadar din ve ırk ayrımı gözetmeksizin sığınmacılara hoşgörü ile yaklaşıldığı ve açık kapı politikası yürütüldüğü ifade edildi.

Sığınmacıların sağlıkta öncelikleri olduğuna yönelik kamuoyunda doğru olmayan bilgilerin de paylaşıldığı toplantıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Suriyelilerden, aldıkları sağlık hizmeti karşılığında katkı payı alınacağı örnek olarak gösterildi.

Toplamda 29 ilde 189 tane Göçmen Sağlık Merkezi olduğu belirtilen toplantıda, Suriyeli sayısının 20 bin ve üzeri olduğu yerlerde Güçlendirilmiş Göçmen Sağlığı Merkezi oluşturulduğu bilgisi paylaşıldı. Bu merkezlerde temel sağlık hizmetlerinin yanı sıra çocuk, kadın doğum gibi pek çok hizmetin de verildiği hatırlatıldı. Bu merkezlerin daha aktif kullanılması talimatı verildi.

Başkanlara, halka "Suriyelilerin istediği üniversiteye sınavsız girdiği, TOKİ tarafından yapılan sosyal konutların Suriyelilere bedava verildiği, Suriyeli öğrencilerin tamamına devlet bütçesinden karşılıksız burs sağlandığı, Suriyelilerin seçimlerde oy kullandığı" gibi yanlış bilgiler verildiği belirtildi.

Bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığının altı çizildi. Özellikle başkanlara bölgelerine döndüklerinde bu şehir efsanelerinin yalan olduğu ve bunların yerine doğruları vatandaşlara anlatmaları istendi.

İktidar AK Parti, halkın Suriyelere karşı tepkili olmasını ve desteğin düşmesine yönelik gelişmeleri iyi okuduğunu ve gördüğünü sanıyorum. Çünkü göçmen politikalarıyla ilgili yeni bir uygulama başlattılar. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Kayıt belgesi olmayan Suriyelilerin İstanbul dışına çıkarılmasına yönelik uygulamasını, bizlerde Bursa’da uygulanmasını bekliyor ve istiyoruz.

Bu işin, siyasi yansıması bana göre 31 Mart mahalli seçimlerde sandıklara yansıdı. Balkanlardan gelen göçmenler nedeniyle 1989 yılındaki seçimlerde dönemin iktidarı Anavatan Partisi epey bir oy kaybetmişti. 31 Mart 2019 seçimlerinde de AK Parti, bana göre Suriyeliler nedeniyle epey bir tepki çeken oylarla protesto edilmişe benziyor. Ki, anket sonuçları bu görüşümü teyit eder nitelikte.

AK Parti çok sıka zamanda ama çok kısa zamanda yeni bir göç ve sığınmacı politikası oluşturmak zorunda….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246