Tabii sen de haklısın!

Müdürün ya da daha büyük mülki amirin sana; “Ben öleni anmak falan anlamam; geleni oradan süpürün!..” dediyse.

Sen de hiç çekinmeden emrin altındaki polislere elbette “ağzına hiç yakışmadığı” halde; “Süpürün!” talimatını verirsin.

Peki be polise o emri veren amir arkadaşım!..

O “Süpürün!..” dediğin insanlar ne yaptı ki?

Sen onlara bu “hak etmedikleri muameleyi” layık gördün!..

O “Süpürün!..” dediklerin ne yaptı ki?

Amaçları sadece “geçen yıl kaybettiklerini anmak” olduğunu bildiğin bu insanları alana sokmadın.

***

İnsanları “ite kaka geri sürdürdüğünü” anladık!..

Emir ya da her neyse, izin gelene kadar bekletmeni de anladık.

Peki be amirim!.

Emrindeki polislere “Direnene gaz ve plastik mermi sıkın!..” komutunu anlamamızı nasıl bekleyeceksin?

Senin o “biberli” geri püskürtmenden sonra.

O insanların “öksürüklere boğulduğunu, göz yaşlarına engel olamadıklarını” nasıl izah edeceksin?

***

Ah be!..

Emrindeki polislere bu emirleri veren amirim ya da amirlerim!..

Geçen yıl aynı tarihte “103 kişinin öldürüldüğü o katliam alanına” insanları sokmamanızı da “anlamadık” ama “anladık” diyelim.

Keşke!..

Yukardan aldığınız emirleri yerine getirmeniz, o sokaktaki “sert uygulamalarınız” ile sınırlı kalsaydı.

Bu neyin öfkesiydi ki!..

Bu kez “anma programını İnşaat Mühendisleri Odası’nda yapmak” isteyenleri bile oraya kadar “kovalama” ihtiyacını duydunuz.

Yetmedi!..

Olayı yaşayanların anlattıklarına göre.

O meşhur “gaz bombanızı” bu kez İMO binasının içine attınız.

***

Ayrıca insanı üzen bir şey daha var.

Ankara Gar’ı önünde geçen yıl gerçekleştirilen ki o katliam sonrası yaşamlarını yitirenler için bir anıt dikilmiş; üzerine de fotoğrafları asılmıştı.

Aynı fotoğraflar Konur Sokak’ta da sergileniyordu.

..Ve bu fotoğraflarla, anıt da 5 aydır polislerin koruması altındaydı.

Ancak ne olduysa!..

Anma törenine günler kala oldu.

Önce!..

Gar önündeki anıtta yer alan yaşamını yitirenlerin fotoğrafları “üzeri çizilerek” tanınmaz hale sokuldu.

Ardından da Konur Sokak’taki fotoğraflar “yırtılarak” yerlere atıldı.

Elbette sormak zorundayız!..

Yakınlarını kaybedenleri “süpürerek alana” sokmayan o “emir kulları!..”

“Koruması altındaki” anıt ve sokakta yaşananlara acaba ne yaptı?

O resimleri yırtan ya da çizenler bulundu mu?

***

Neyse!..

Bu soruların yanıtını yakında alırsak, ne yalan söyleyelim; en az o polis arkadaşlar adına sevineceğiz.

Benim yukardan beri anlatmak istediğim şu:

Yakınlarını kaybedenlere yine “polis kontrolünde” ama işi “süpürmeye” kadar vardırmadan izin verilebilirdi.

Diyelim ki!...

“Provokasyon olma ihtimali” dikkate alındı.

İyi de!..

Ne zamandan beri “Öleni anmak provokasyon” tanımına giriyor?

CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök’ün dediği gibi;

“Acılar hatırlanmazsa, ders alınmazsa, Türkiye nasıl yoluna girecek?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193