Büyücülükle uğraşmak o dönemlerde çok yaygındı. Kötü güçler hakkındaki bütün bilgiler gizli tutuluyor ve sadece ruhlarla ilişkisi olan papaz, büyüleyen kişi ya da kendisine büyü yapılmış kişilere yardımcı olmak amacıyla cehennem güçlerine başvuruluyordu. Bu sebepten de bütün zamanlarda papazların itibarı pek yüksekti.

            Cemaat, sadece papazdan yardım almak için mabede gelmezdi, dini seremonilerin her türlüsüne imkanları elverdikçe katılırlardı. Yeni Ay Bayramı'nın ilk günündeki Kurban Töreni'ne ve on beşindeki Dolunay Töreni'ne ve önemli dini bayramlara büyük topluluklar halinde katılırlardı. Kalabalık kutlanılan bayramlarda kurbanlar sayıca çoğaltılır, koro ve orkestra bulunur, kutsal alanlar süslenir, gerek yaya, gerek arabalarla önde ilahların resimleri ve simgeleri taşınarak dini geçitler yapılırdı. Tören kurban yemekleri ve kutsal içki ziyafetleri ile devam ederdi.

            Papazın büyük bir ihtişamla bildirdiği, şehrin ve halkının gelecekteki kaderini belirleyen kehanetleri, büyük bir dikkatle dinlenir kendisi adına tören yapılan ilahın kudretini öven ilahiler söylenip, ağıtlar yakılırdı.

            Cemaat, ilkbahar ve yeni yıl bayramlarında yeniden dirilen İ1ahlarının hayata dönüşüne bizzat şahit olmak için, süslü, kıymetli kumaşlardan yapılmış ve vaftiz edilmiş kostümleriyle, koro ve dans eşliğinde, mabedin özel sahnesinde temsil edilen, ‘Kutsal Evlilik Töreni’ ritüelini hep birlikte yaşar ve kutlarlardı. Muhtemelen İ1ah ve İlaheyi temsil edenler, en eski anlamı ile Dumuzi(temmuz) ve İnannadır. Cemaatin gözü önünde ‘Kutsal Yemeği’ yiyen İlah ve İlahe daha sonra  "Düğün Odası’’na çekilirlerdi. Ardından da bir papaz, hayat bahşeden birleşmeyi boru sesleri ile ilan ederdi. Sonrasında Kral ve Başrahibe, İlah ve İ1ahe'yi temsilen yeni yılı ümit, sevgi, bereket verici olarak başlatmış olurlardı.

            İlan edilen yeni yılın ardından çılgınca eğlenceler başlar, mabetten ayrılan cemaat, şehrin caddelerinde toplanırlardı. Çünkü artık, festival saati başlatılmıştı. Festivalde bütün kurallar ortadan kalkar ve her geçerli yasak etkisini kaybederdi.

Köle ile efendi eşit duruma gelir, bütün görevler durdurulur, hayvan postlarına bürünmüş ve hayvan maskeleri takmış müzisyenlerden oluşan bir orkestranın  gelmesi ile sınırsız, zamansız, kuralsız eğlenceler başlardı.

            *Bütün bu dini ritüellerin pek azını Sümer belgelerinden öğrenmekteyiz, Gudea’nın anlatımları hariç. Fakat dini inanışlar çok güçlü olduğundan, gelenekler söz söyleyiciler aracılığı ile bir sonraki devre aktarılmış ve onların yazılı belgelerinde yer almıştır. Yazımızın ana kaynağı H. SCHMÖKEL’in ‘Sümer Dini’ isimli kitabıdır.*

Kalın sağlıcakla, sevgiyle, bereketle, huzurla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254