Türkiye’nin geleceğini belirleyen en belirgin kavram, sivil toplum diyebiliriz. Dünden bugüne geldiğimiz süreçte sivil toplum kuruluşları yeniden çok tartışmalı genel kurullar ile gündeme geliyor. Halkın sorunlarına çözüm olması beklenen sivil toplum kuruluşlarının son yıllarda Belediye Başkanlığı, Milletvekilliği, Belediye Encümenliği gibi siyasi kadrolarda çeşitli mevki ve makamlar için kullanılıyor olmasına tepkiler sokaktan çığ gibi yükseliyor. Geçtiğimiz günlerde Bursa Haber Gazetesi İmtiyaz Sahibi Cüneyt Dizdar ile birlikte Bursa temasları esnasında görüştüğümüz Ak Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkan Yardımcısı Mehmet Tunçak, konuya dair önemli bir açıklama da bulundu. Ak Parti’de Bursa İl Başkanlığı ve sonrasında 23’ncü dönem Bursa Milletvekilliği görevlerinde de bulunan Mehmet Tuncak, “sivil toplum örgütü başkanı arkadaşların önemli çalışmaları olduğunu biliyoruz. Siyasi görevler için buraları bir basamak olarak kullanmayacaklarına inanıyoruz. Şuanda yaptıkları görevlerde, Bursa için Türkiye için ve sivil toplum örgütlerinin konusu ile bağlı tüm ihtiyaç ve durumlarda desteğimiz devam edecektir” dedi.

***

Türkiye’nin genelinde var olan sivil toplum kuruluşlarına ilişkin bu algının yenilebilmesi adına Ak Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkan Yardımcısı Mehmet Tunçak’ın açıklamalarını yerinde bulduğumu ifade edebilirim. Bursa’nın geneline baktığımızda özellikle son yıllarda adeta koltuk kapma yarışına dönen bu olumsuz görüntünün veyahut algının önüne geçilmesi gerekiyor. Kentin sorunları ile ilgilenen, dinamik çözümleri ortaya koyan, siyasallaşmak yerine sosyalleşen sivil toplum örgütlenmelerine Bursa ihtiyaç duyuyor. STK’ları sadece gezi programları düzenleyen sosyalleşme merkezleri olarak görmemeliyiz. Bugün Bursa’da kaç tane 30 yılını doldurmuş, kaç tane 20 yılını doldurmuş sivil toplum örgütü var diye baktığımızda ortaya çıkan sonuç ürkütücü. Sorunun çözümü ve toplumsal artı değerlerin oluşabilmesi için sivil toplum kuruluşlarının görev ve konu başlıkları ile doğru orantılı adımlar atması gerekiyor. Kitle derneklerinin ellerinde ki nüfus gücünü etkinliklerle pozitife etmesi uzun zamandır bekleniyor. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan iyileştirme çabalarına ve yine bakanlıklar aracılığıyla ortaya çıkarılan hibe desteklemelerine rağmen kentin marka gücünü ortaya çıkaracak projelere çok az sayıda rastlıyoruz.

Türkiye’nin gelişen vizyonunu güçlü tutmak adına Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yeni bir sivil toplum yasası çalışmasına ihtiyaç var. Sivil toplumun güçlendirilmesi adına kurulan bu yapıların aidat, ödenek, bütçe gibi sorunları olduğunu da unutmamak gerekiyor. Sivil toplum kuruluşlarında aktif görevde bulunanlarla kişilerle ilgili daha bağlayıcı çalışmalar yürütüldüğü takdirde hem atıl durumda olan dernek sayısı azalacaktır hem de aktif derneklerin sayısı artacaktır. Ankara’nın gündemini uzun zamandır dolduran bu gündem konusunda Bursa’nın öncü etmesi gerekliliğini düşünüyorum. Hızla metropol bir kent olan Bursa’da sivil toplum örgütlerinin siyasi hedefli kişiler tarafından kullanılıyor olması bu yapılara güveni de azaltmış durumda. Yine bir başka gerçek ise, kentin ciddi projelerle hem kent konseylerinde hem de sivil toplum örgütlerinde yüzleşme arzusu. Son yıllarda Akademik Odaların bile hızla sessizliğe gömüldüğü Bursa’da, belki de en doğru çağrıyı hem de tam zamanında 23’ncü dönem Bursa Milletvekili Mehmet Tuncak yaptı diyebilirim.

Bu şekli ile şimdi top hem sivil toplum kuruluşlarında hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile yerel dinamiklerde diyerek keyifli bir gün diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254