banner262
banner263

Türkiye’de devlet adamı yetiştirmek, siyasette söyledikleriyle yaptıkları aynı olan insanları görebilmek gerçekten çok zor. Pek çok siyasetçinin topluma örnek olması gerekirken yaptıkları pek çok söylemlerle toplumu kandırma adına hareket etmeleri, insanlarda çoğu kez hayal kırıklığı yaşatıyor.

Kim ne derse desin. Ülkemizde yetişen ve aileden gelen siyasi kişilikle topluma hizmeti, millete hizmeti, ülkeye hizmeti ibadet kabul ettiğini her fırsatta ifade eden Süleyman Soylu, bu ülkenin siyasi açıdan en önemli kazanımlarından birisidir.

Soylu, dünyanın baş belası olan bir virüsle, hastalıkla mücadele sırasında, ülkemizde çok önemli bir makam olan İçişleri Bakanlığı görevini ifa etmektedir. Bu görev, sayılı bakanlıklar gibi değildir. 24 saat özveri ister. Toplumla direkt olarak yüz yüze hizmet yapılan bir kurum olması nedeniyle polisinden jandarmasına, AFAD ekiplerinden valiliklere, kaymakamlıkları kadar görev alanı çok geniş bir bakanlık görevini yapmaktadır.

Tabi ki insanların belli zamanlarda belli hataları ve yanlışları olabilir. Fakat, kamu yönetimi, devlet yönetimi hata ve yanlışları kabul etmez.

Ülkemizde, koronavirüs, Covid-19 illetiyle mücadele adına 11 ve 12 Nisan 2020 tarihlerinde, yani hafta sonu, cumartesi ve Pazar günleri önlem amaçlı sokağa çıkma yasağı uygulandı. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun tavsiyesi üzerine bu kararın alınması kamu düzeninden sorumlu olan İçişleri Bakanlığına ait. Karar 21.45 gibi açıklandı. Saat 24.00’da ise sokağa çıkma yasağı başlayacaktı. Dünkü yazımda da if1ade ettiğim gibi, bu kararın alınması, açıklanması ve vatandaşların bilinçsizce dışarıya çıkıp, gıda ve diğer ihtiyaç maddeleri alabilme adına talanlara varan eylemlere imza atması gerçekten eleştirilere açıktır.

Olmaması gerekenler oldu.

Tabi, bu durumu fırsat bilen birileri de “gün bu gündür” mantığı ile hareket ederek, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya karşı bir olumsuzluk yaratma, hatta istifasını istemeye kadar olayları götürdü. Pazar günü, sokağa çıkma yasağının bitmesine birkaç saat kala, Süleyman Soylu, yaşanılan olayların sorumluluğunu üstlendiğini belirterek, sorumlu devlet adamlığı kişiliğine uygun bir hareket etti ve istifasını açıkladı.

Bu olay duyulur duyulmaz, milyonlarca insan, önce sosyal medya hesaplarından Soylu’ya destek mesajları attı. İktidar AK Parti tabanında ise bazı milletvekilleri dahil, Soylu’nun istifasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmemesi için destek açıklamaları yapmaya başladılar.

Saat gece yarısına gelmek üzere iken İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, “15 Temmuz darbe girişiminin hemen arkasından İçişleri Bakanlığı görevine getirilen sayın Süleyman Soylu, bugüne kadar başarılı çalışmalarıyla milletimizin takdirini kazanmıştır.
Terör örgütlerinin ülkemizdeki eylem kapasitelerinin önemli ölçüde azaltılmasında Sayın Bakanımızın yürüttüğü kararlı mücadelenin büyük payı vardır.

Aynı şekilde deprem gibi doğal afetlerin ardından yapılan çalışmalarda da, İçişleri Bakanımız sürekli sahada olarak güçlü bir koordinasyon gerçekleştirmiştir.

Korona virüs salgının sağlık hizmetleri, gıda tedariki ve kamu güvenliği boyutu da bulunduğu bir gerçektir.
İçişleri Bakanımız, bir ayı aşkın süredir yürüttüğü başarılı çalışmalarıyla, bu süreçte ülkemizde kamu güvenliği konusunda hiçbir sıkıntı çekilmemesini temin etmiştir.

Sayın Bakanımız istifa talebini sayın Cumhurbaşkanımıza sunmuş, Cumhurbaşkanımız bu talebi uygun bulmadığını kendisine ifade etmiştir. Bir makam sahibinin istifasını sunması kendi takdiridir, fakat nihai karar sayın Cumhurbaşkanımıza aittir. İçişleri Bakanımızın istifası kabul edilmemiştir, kendisi görevine devam edecektir” ifadeleri yer aldı.

Yani, beklenen oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraber yol yürüdüğü yol arkadaşını yarı yolda bırakmayıp, sorumlu devlet adamlığı kişiliğiyle Süleyman Soylu’nun görevini layıkıyla yaptığını ve hizmete devam etmesi gerektiğini duyurdu.

Soylu’nun soy ismi gibi Soylu davranıp istifa açıklamasıyla hak bayram sanıp, sevinen bir takım terör örgütü bağlantılı kişilerin sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar böylece, olayın bir senaryo olduğu yönünde yayılmaya başlandı. Halkımız, milletimiz, olayların nasıl olduğunu, sonuçların da nasıl olacağını çok iyi bildiği için, bu sosyal medya silahşörlerine her zaman olduğu gibi papuç bırakmamış oldu.

Ülke siyasetinde büyük bir dalgalanma yaratan bu olayla ilgili olarak Cumhur İttifakından, MHP’den en üst düzeyde, genel başkan Devlet Bahçeli tarafından Süleyman Soylu’ya destek mesajı verildi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifasının kabul edilmemesini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek "sayın Süleyman Soylu azimli, inançlı, dirayetli ve mücadeleci kişiliğiyle Türkiye’nin en hassas döneminde üstlendiği bakanlık görevini başarıyla yerine getirmiştir" dedi.

Cumhurbaşkanının istifasını kabul etmemesi nedeniyle görevine devam eden Bakan Soylu, “Allah hem milletimize hem de bizden umudu olanlara, bizi mahcup etmesin. Aynı kararlılıkla devam etmeliyiz. Allah’a emanet olun” dedi.

Evet, Türkiye hafta sonu bir yandan sokağa çıkma yasağı uygulaması, koronavirüs tedavileri ve tartışmalarının yanı sıra siyasi alanda da Süleyman Soylu’nun istifa kararıyla epey hareketli saatler yaşadı.

Peki, yaşanılanlardan ne anladık?

Türkiye kuru gürültüye papuç bırakmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254