Herkese merhaba,

Günün büyük bölümünü sosyal medya iletişimi üzerine çalışarak geçiren biri olarak uzun yıllardır severek okuduğum Bursa Haber’de köşe yazarı olmanın mutluluğunu yaşıyor ve ilk yazımı yazmanın heyecanını sizlerle paylaşıyorum.

Köşe yazılarımda eski ile yeniyi harmanlayarak sosyal medyanın tüm seslerini yansıtmaya çalışacak, dijital medyanın oluşturduğu yeni varoluş biçimini tüm boyutlarıyla inceleyerek, okuyucularımızın beğenisine sunacağım.

Değişim ve bu değişime uyum sağlamak hayatımızın vazgeçilmez dinamiği. Gazetelerin yayılmasıyla başlayan toplumun farklı kesimlerinden haber alma süreci, sosyal medyanın gelişimiyle artık hız ve haber kaynağı bakımından en üst seviyeye çıkmış durumda. Bu süreç nasıl devam edecek birlikte yaşayarak göreceğiz.

Sosyal medyadan haber almanın yanında kamu kurumlarıyla, şirketlerle, arkadaşlarımızla olan iletişim sürecimiz de artık sosyal medya üzerinden ilerliyor, tanımadığımız kişileri yada kuruluşların notunu sayfalarını inceleyerek veriyoruz.

Eminim ki sizlerde çevrenizde şu cümleleri sıkça duyuyorsunuzdur; “Bak neyi beğenmiş”, “Aa onunla da mı arkadaşmış”, “Beni Facebook’ta arkadaşlıktan çıkarmış ama görünce yüzüme gülüyor” veya benzeri şekilde ortaya çıkan yüzlerce yeni tanımlama var. Listeye her gün yeni bir tanım da eklenecek gibi duruyor.

KÖTÜ NİYETLİ KULLANANLARA DİKKAT

Sosyal medyayı kötü niyetli kullananlar da var elbet. Bu da işin diğer bir yönü. Bazıları, karalama kampanyalarını sosyal medya üzerinden yaymaya çalışarak, bu mecraları kirletiyor. Dedikodu, iftira, hakaret ve yalan haber almış başını gidiyor.

“Klavye teröristleri” olarak tanımlayacağımız kişiler, genellikle hayatlarında başarılı olamayan, başarısızlıkları için kendilerini sorgulamak yerine, suçu başkalarına yükleme kolaylığına kapılmış karakterdekiler oluyor.

Sosyal medyada, “Haklı olan biziz, ama istediğimiz yerde değiliz, o halde bunun bedelini birileri ödemeli” zihniyetindeki hastalıklı kişilerin sayısı az değil. Bu anlayışla serseri mayın gibi bir oraya bir buraya saldırıyorlar, ancak sonuçta hüsrana uğrayan yine kendileri oluyor.

Bu tarz saldırılara karşı kurum, kuruluş ve kişilerin alacağı etkili tedbirler var doğal olarak. İlerleyen günlerde yazılarımızda bunlara yer vereceğiz.

Sosyal medya için daha yazılacak çok şey var ama bir noktasından başlamak lazım. Siyasetten, özel sektöre, fenomenlerin yön verdiği trendlerden, dijital yatırımlara kadar pek çok farklı konu bizleri bekliyor.

Hadi başlayalım..

@parkanuzaslan

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Burak Kılıçaslan 10 ay önce

Parkan Bey, yeni köşeniz hayırlı olsun. Düşüncelerinizi ve yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz. Sektördeki profesyonelliğiniz takdire şayan. Başarılarınızın devamını diliyorum.

Avatar
Ayhan Şahin 10 ay önce

Emeğinize sağlık. Tebrik ederim.

Avatar
Necmiye GENÇTÜRK 10 ay önce

Yazınızı zevkle okudum.Yazdıklarınız gerçeklerimiz tümünde çok haklısınız.Yolunuz açık olsun.Başarılar diliyorum.

Avatar
Emin kahriman 10 ay önce

Parkan bey, sizi yakindan takip ediyoruz. yazınızı okudum çok beğendim. Sizi tebrik ediyorum. Basarilar diliyorum.Yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz. Saygilar...

Avatar
Ozlem Cinic 10 ay önce

Parkan bey konusunda gercekten takdire sayan biri.Yazılarını keyifle takip edecegim.Başarılar

Avatar
Özer 10 ay önce

Basarilarin daim olsun.

banner234