banner264

Mart ayından bu yana sağlıklı yaşamanın ve sağlığın kıymetini daha çok öğrendik. İnsanların bir virüs nedeniyle nasıl hastalandıklarını ve nasıl can verdiklerini gördük. Çevremizdeki insanların da bu virüs yüzünden vefat etmesi işin ciddiyetini bizlere açıkça anlattı.

Şimdi, normalleşme adımlarının atıldığı bu günlerde insanlarımız arasındaki eski hayata olan özlemi izliyoruz. Pek çok kişi, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın bizzat açıkladığı gibi, maske, mesafe ve temizlik gibi üç ana kuralı yok sayar uygulamalarla normale dönmeye adım atmaya başladılar.

Bu konuda, bizlere görev düşüyor. Uyarı görevi. İkaz görevi. Başkalarının başına gelen bu virüs belasından dolayı insanların öldüğünü hatırlatma görevi. İşin ciddiyetinin bir kez daha anlatma görevi.

Pek çok medya kuruluşu bu olayları ifade etmeye çabalarken, bazı sorumsuz kişilerin de hala “bana bir şey olmaz” düşüncesinde olması, inanın insanların kendi sağlıklarını ne kadar önemsediğinin göstergesidir.

Hemen, kurtulduk çok şükür diye kendimizi sokağa atmaya çalışacağımıza, bizlere her konuda örnek olan ve yol gösteren, yaklaşık 3 aydır da evlerinden dışarıya çıkmayan 65 yaş ve üstündeki büyüklerimizi düşünelim. Daha evvel 20 yaş, bugün ise 18 yaş altında kalan çocuklarımızın durumlarını düşünelim. Onların gösterdiği sabırları gösteremediğimiz için de kendi kendimize öz eleştiri yapalım.

Bugünler tabi ki gelip geçecek. Dünyamıza bir bakalım, rabbim öylesine yaratmış ki, bir yanda yaz ayları, güneşli günler yaşanırken, diğer yanda yağmur, çamur, kar, sel suları gibi doğa olaylarını yaşıyoruz. Zaman gelince, biz yaz aylarını, güneşli günleri yaşarken, karşı tarafımızda kalanlar bu kez kış aylarını, yağmurlu, çamurlu havaları yaşamak zorunda kalıyorlar. İşte bu düzen bile, insanların kendilerine olan saygısı açısından değerlendirildiğinde, “başımıza gelen bu felaketler elbet bir gün bitecek” diye düşünmek en iyi yapılacak iştir.

Hastalığın şakası yok.

Kimsenin de bu hastalığa yakalanma veya yakalanmama gibi virüsle yapılan bir akti, sözleşmesi yok.

Hiç ummadığımız kişilere bile bulaşan, zengin, fakir ayırt etmeyen bir illet bu.

Bu yüzden dikkatli, tedbirli ve hareketlerimizle topluma örnek olmalıyız.

Uyarılara uyduğumuz ve uyguladığımız takdirde, hastalıkla tam olarak mücadele etmesek bile kendimizi ve çevremizi koruduğumuzu unutmayalım.

Evet, insanlarımız bu hastalık, önlemler, sokağa çıkma kısıtlaması, uygulamaları gibi pek çok konuda “artık yeter” diyebilecek duruma geldiler. Ülkemizdeki hastalıkla mücadele de başarılı sonuçların alınması ve bazı konularda gevşetmelere gidilmesi, örneğin, turizm sezonu öncesinde turistik tesis ve otellerin açılması, kapatılan kafe ve restaurantların açılması gibi uygulamalar insanları biraz olsun rahatlattı.

Koruna yüzünden işsiz kalan insanlarımızın da tekrar iş başı yapması moral kaynağı oldu. Bunun yanında, ekonomik alanlardaki canlanma için de kredi musluklarının açılması, faizlerin indirilmesi, kamu bankalarının insanlara birkaç yıl ödememiz kredi imkanları sunması da ev ve araba özlemi çekenleri rahatlattı.

Bir rahatlama, hatta müjde diyebilirim Sağlık Bakanından geldi. Yapılan Bilim Kurulu toplantısından sonra açıklama yapan Bakan Fahrettin Koca, bu hafta sonu sokağa çıkma yasağı kısıtlamasına yönelik karar alınmadığını, uygulamanın illerde valilerin yetkisine bırakıldığını duyurdu.

Bir başka önemli açıklama ise 65 yaş üzeri ve 18 yaş altındaki vatandaşlarımız için geldi. Bu konularda ilgili önümüzdeki günlerde çok önemli gelişmelerin sağlanacağını ifade etti.

Daha sonra kulağımıza gelen haberlere göre, halen sokağa çıkma kısıtlaması içinde yer alan 65 yaş üzeri vatandaşlarımız bu hafta yarından itibaren hafta sonu sokağa çıkabilecekler.

Büyük bir ihtimalle de 15 Haziran’da yapılacak olan Bilim Kurulu toplantısından sonra da hükümetin alacağı kararla ülkemizdeki bütün sokağa çıkma kısıtlaması uygulamasına son verilecek.

Şehirlerarası yolculuklarla ilgili kısıtlama yok ama, kısıtlama altındaki insanların şehir değiştirmeleri halinde, bulundukları yerde bir ay kalma zorunluluğu var. Bu durumunda iyileştirilmesi isteniyor. Bir başka gelişme de 18 Haziran’da başlayacak olan yurt dışı uçuşları ile ilgili.

Havalimanlarında 3 faz denilen yöntemlerle tahliller yapılacak. Bu durumda, Ülkemize, yurt dışından gelenlerin 14 günlük karantina kısıtlaması uygulamasına son verilecek. Negatif çıkınlar, hemen işine gücüne bakabilecekler. Pozitif çıkanlar ise tedavi altına alınacaklar.

Bir başka önemli gelişme, Sağlık Bakanının “hayvanlarda olumlu sonuçlar verdi” diye açıkladığı aşı konusunda, Rusya ile yapılan bilimsel deneylerin sonlandırılmasının ardından, isteyen gönüllülere Koranavirüs aşısı denemesine, uygulamasına başlanılacak.

Her şey gönlümüzce olsun, sağlıklı günlerde yaşayalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254