AK Parti’de ihraç sancısı ve Erken seçim olur mu? Başlıklı iki köşe yazımla ilgili olarak okurlarımdan gelen olumlu ve olumsuz tepkileri sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü bu tepkiler, ülke geleceğine ve yeni siyasi yapılanmaya temel oluşturacak olaylar.

Önce, Adalet ve Kalkınma Partisi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra genel başkanlık yapan, başbakanlık koltuğuna oturan Ahmet Davutoğlu’nun partinin yetkili organlarınca Disiplin Kuruluna sevk edilmesi ve kesin ihraç istemi, siyasette dalgalanmaya yol açtı. Bu durum, parti içinde enine boyuna konuşulup, görüşülmüş, değerlendirilmiş, artısı ve eksileri dikkate alınarak öyle adımlar atışmış. AK Parti cephesinden gelen bilgiler böyle.

Ahmet Davutoğlu ekibinden gelen bilgiler ise “biz zaten böyle bir kararı bekliyorduk” türünden.

Peki, ana muhalefet CHP’nin bu hareketle, yeni siyasi oluşumlarla güç kazanıp kazanamayacağı şeklindeki yorumlara verilen cevaplar neler? CHP yönetimi, Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan’ın yeni siyasi parti kurmaya çalışmalarının ve parti kurmaları halinde Türk Siyasi hayatında kendilerine yer edinmelerinin çok önemli olduğunu, bu hassas konunun çok iyi incelenmesine gerek duyulduğunu anlattılar. Yani, CHP’nin kurmayları, böyle bir siyasi oluşum olması halinde, tıpkı İYİ Parti’nin kuruluşunda seçimlere katılabilmesini sağlama adına TBMM’de gurup kurabilmesi için, halkımızın deyimiyle yazıyorum, kiralık verilen geçici vekiller gibi bu partilere de siyasi destek verilmesini kararlaştırmış.

Amaç, bu partilerin de yapılması konuşulan veya yapılması muhtemel olan erken genel seçimlerde seçimlere katılmalarını sağlama. Bu durumda, AK Parti oylarından bir puan bile düşürülse, bu bir puan iki puan olarak CHP’ye aktarılsa ya da yeni partilere dağılsa, o zaman iktidar değişiyor. Hesap bu.

Peki, olaylara AK Parti açısından değişik fikirlerle bakan kimse yok mu?

Var tabi ki, AK Parti’nin kurmaylarına göre, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın kuracağı partiler, AK Parti’den değil, İYİ Parti ve CHP’den oy alacak. Nedeni, Mahalli seçimlerde kendilerine AK Parti içinde yer bulamadıkları için muhalif konuma gelen ve CHP’ye destek verenler tarafından kuruluyor bu yeni oluşumlar. Zaten, AK Parti’den kopan oylardı bunlar. Bu oyların tekrar geri getirilip, liderlik yapanların veya siyasi parti kurulmasına ön ayak olanların önlerinin kesilmesi için de AK Parti teşkilatlarında yenileşmelerin şart olduğu görüşü hakim.

Bu yenileşmenin eski siyasetçileri, dinlenmeye alındığı söylenilen siyasetçileri tekrar sahneye sürmek şeklinde değil, yeni yüzler, yeni fikir ve proje üretenlerin teşkilatlarda söz sahibi olmalarının sağlanması olarak dillendiriliyor.

Yine yeni siyasi oluşumlarla ilgili olarak AK Parti içinde yapılan değerlendirmelere göre, siyasetin şakülünün kaydırılmak istenmesi. Ülkemizdeki milli birlik ve beraberlik üzerine kurulu bulunan siyasi istikrarın zedelenmeye çabalanması.

Bu söylem bana 1989 mahalli seçimler sonrasında dönemin başbakanı Turgut Özal’ın, “kantarın topuzu kaydı, siyasetin şakülü denge değiştirdi” şeklindeki sözlerini hatırlattı.

Şakül ne demek? Ne anlama geliyor ve nerelerde kullanılıyor. Belki, bilmeyen veya ismini hatırlayamayan okurlarım olabilir. Kısaca şöyle bilgi vereyim.

Şakül, bir ip ve ucuna bağlı üçgen sivri bir demir parçası. Bunu doğrultuyu manuel olarak teyit etmek için kullanır haritacılar ve boyacılar Jalon’u, jalon sehpası ile sağlamlaştırdıktan sonra ipi aşağıya doğru sarkıtarak izdüşümünden yararlanan adam jalonun doğru nokta üzerinde olup olmadığını ve doğrultuyu sabitleme amacı ile kullanır bu aleti.

Genelde dik açılı yüzeylerde dikliğin tam sağlanabilmesi amacıyla kullanılır. Taş ve duvar ustalarının çok kullandığı bir alettir, makine sanayinde de kullanılır, özellikle fabrikalara taşıma amaçlı kurulan dik elavatörlerin montajında, diklik ayarlarının yapılmasında kullanılır. Muadili olan su terazisi vardır ancak su terazisi uzun mesafeleri ölçemediğinden, sadece bulunduğu yüzeyi ölçtüğünden tam olarak yerini tutamaz.

Evet, şakülün tanımı ve kullanım alanları böyle. Siyasette kullanılması ise dik duruşun sembolü olması. Hani halkımız bir siyasetçinin dik durduğunu ifade etmek için “şakül gibi insan” benzetmesini yapıyorlar ya. İşte, işin özeti bu. Siyasette şakül kayması demek, dik duran insanların veya partilerin yara alması anlamına geliyor.

Gelelim, işin siyasi ayak oyunları, ağabey meselesine. Bu konuda, Bursa teşkilatlarından farklı sesler geliyor. Bazıları, “abi olmadan olmaz. Oy kaybımızın nedeni, abinin uzaklaştırılması” gibi konuşuyor.
Bazıları ise, “bu abi zaten hep CHP Nilüfer Belediyesi’nin yöneticileri hakkındaki iddiaların hasıraltı edilmesine yol açtı. CHP’li başkan, kendi parti yönetimlerinden çok AKP’nin abisi ile içli dışlı çalışıyordu..” şeklinde iddialarda bulunuyorlar.

 Bu söylemler şunu gösteriyor, siyasette “abi” sıfatı hala devam ediyor ve yapılan işlerle, abinin kol ve kanatları altında oturup, siyasi rant elde edenlerin koltuklarının kaybedilmesi de tepkilere yol açıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246