Cuma akşamı oynanan Galatasaray maçı ile ligin bitimine üç hafta kala sezonu kapattık diyebiliriz. Bursaspor açısından kayıp bir sezon oldu. Yapılan onca transfere, teknik direktör ve yönetim değişikliklerine rağmen hiç bir sonuca ulaşamadık.

 

Neden olmadı?

Gerek ligde, gerek kupada hiç bir hedefin ucundan bile tutamadığımız bu feda sezonunun sorumluları ve teknik analizleri günlerce tartışılabilir ancak burada çok da uzun uzadıya irdelemek niyetinde değilim. Bir önceki yönetimin mali disiplini bozması, hesap kitap işinde ipin ucunu kaçırması ilk akla gelen eleştiri olacaktır fakat alınan onca anlı şanlı! İsimler eğer başarılı olsaydı bugün bambaşka şeyleri konuşuyor olacaktık. Belki de eski yönetim hala iş başında olacaktı. Öyle ya, şampiyonluk yaşadıkları dönemlerde İstanbul takımlarının 300-500 milyon doları bulan borçlarına kimse baktı mı? Aksine o yönetimler hep alkış aldı. Ülkemizin futbol dünyasında işler böyle yürüyor. Herkes başarıya endeksli ama kimse o başarının maliyetiyle ilgilenmiyor.

Belki teknik direktör tercihlerimiz ya da teknik direktörlerimizin tercihleri daha isabetli olsaydı hem bu elimizde patlayan fahiş fiyatlı transfer hataları yaşanmaz, hem de takım çok daha başarılı olabilirdi. Kim bilir, belki de bu kadro bir başka hocanın elinde bugün hiç tahmin edemeyeceğimiz başarılara imza da atabilirdi. 

 

Hedefsiz gemi

Bir futbol kulübünde başarıyı yakalama formülü adeta çok bilinmeyenli bir denklem gibi. Yönetim, teknik direktör ve futbolcuların uyumu yakalanıp camiada bir bütünleşme sağlandı mı eldeki imkanlara oranla çok daha büyük başarılara imza atılabiliyor. Şampiyon olduğumuz sezondaki kadromuz, parasal değeri açısından bugünkü kadroya göre çok daha mütevaziydi ancak gelinen durum ortada. 

Sonuç itibariyle bugün Bursaspor, bitime üç hafta kala hedefsiz bir gemiye döndü. Bu saatten sonra zaten ne motivasyon ne de bir ahenk yakalanması ihtimali kalmadı. Sezon içinde çok çalışan! Futbolcularımızın şimdiden tatil planları yapmaya başladığını bilmek için de kahin olmaya gerek yok.

 

Altyapı fırsatı

Kalan maçların ardından, ligi en iyi ihtimalle sekizinci, en kötü ihtimalle de 13. sırada tamamlayacağız. Federasyondan alınacak paralar açısından bir fark olacaksa da, bu ihtimaller arasındaki değişkenlik camiadaki havayı değiştirecek önemli bir farka yol açmayacak. Dolayısıyla tam da risk alınıp altyapıdaki yetenekleri görmemiz için önümüzde üç tane 90 dakika var.  

Yönetim ya da teknik heyet tam bu noktada sezon sonu satmayı düşündüğü isimleri sahaya sürüp pirim yaptırmayı düşünebilir ama bu büyük bir hata olur. Sezon boyu kulübeye mahkum olan ya da oyunda olduğu halde sahada varlığı belli olmayan oyuncuların son iki üç maçına bakıp kimse maceraya girmez. O yüzden mümkün olduğunca çok sayıda altyapıdan isme şans verilmesi, gelecek sezon planlamaları açısından da bize çok güzel bir yol haritası çıkarma imkanı sağlayacaktır. Yönetimin mutlaka bu konuda teknik heyeti ikna etmesi, eğer ikna edemiyorsa yol vermesi kaçınılmazdır. Merak etmeyin kalan son üç maçta takımın başına altyapıdaki hocalar bile çıksa hiç bir şey kaybetmeyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161