Alçaklık tarihinin en kirli olayı, çamuru, rezilliği ve pisliği; taciz ve tecavüz olarak biliniyor.

İnsanlık tarihine de baktığımızda sapkınlıkların, kirlenmişliklerin en başında bastıkları toprağın ayaklarının altından kaydığını fark edemeyenlerle dolu olduğunu görüyoruz.

Böylelerini…

Şımarıklıkları, kibirleri, kin ve nefretleriyle birlikte haksız yere elde ettikleri her ne varsa, onların tecavüz çamurunu görmelerini engellemiş.

Tarihi açıp baktığımızda gizlenemeyen, saklanamayan, yok edilemeyen bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor; Lut kavminin başına gelenler.

Bu kavmin içindekileri tarih, bir de ses çıkarmayanlar, susanlar, görmezden gelenler olarak yazıyor; şimdi olduğu gibi!

Tabi, anlamak ve bilmek isteyenler için bu yazılanlar, Kamil  Kalpleri kararmış, vicdanları körelmişler için değil.

Vicdan abla!

***

Ne yazık ki, son zamanlarda örtülmesine, saklanmasına rağmen ister istemez fışkıran, taciz ve tecavüz olaylarına rastlıyor, tosluyor, utanıyor, canlı canlı yerin dibine giriyoruz…

Yani, macunun tüpten çıktığı gibi, pislikleri üzülerek görüyoruz!

Ne hikmetse, böyle alçaklıklar dosyalarda kapatılsa bile, vicdanların dosyasında hep açık kalıyor.

***

Geçtiğimiz hafta, CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın, TBMM Genel Kurulu’nda gündem dışı yaptığı konuşmada, Bursa’da Sevgi Evleri’ndeki yaşları 3 ila 7 arasında değişen çocuklara cinsel istismarda bulunulduğunu iddia ederek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Bursa Valiliği ve polisi göreve çağırdı.

CHP’li Aydın’ın iddiaları korkunç.

Aydın, olayla ilgili 2 görevlinin gözaltına alındığını söylemişti.

Erkan Aydın’ın bu açıklaması,  pisliği gizlemek istemeyen gazetelerde, internet sitelerinde fazlasıyla yer almış, gündem olmuştu.

CHP’li Aydın’ın gündeme getirdiği iddialar gerçekten çok vahim ve araştırılması gerekiyor.

Bursa, böyle bir pisliği kaldıramaz artık, kaldırmaması da lazım.

Kurumun acilen içindekileri, dışındakileri araştırmak; eğer pisliğe bulaşmış olan varsa- her kim olursa olsun, kaç kişi varsa- ortaya çıkarmak insani bir görev.

Bu saatten sonra savcılarımız ve Bursa emniyeti, olayı en ince detaylarına kadar araştırıp, sorumluları ortaya çıkarması gerekiyor.

***

Öte yandan, bu yandan, aşağıdan, yukarıdan bile bakılınca Aydın’ın gündeme getirdiği çarpıklık, pislik, bilinen bir gerçekti.  Ancak kimse bu konuda bir şey söylemiyordu! Valilik, Emniyet bu konuda araştırma yapıyordu. Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edilen iki kişi sorgulanmıştı.

Ama…

Şimdi yapılması gereken şey, bu işin peşini bırakmamak.

Daha büyük pislikler varsa ortaya çıkarılması da lazım.

***

Geçtiğimiz yıllara baktığımızda Ovaakça’daki Bakım Sosyal Rehabilitasyon Merkezi’nde,  kalan genç kızlar tarafından yurdun camları kırılmış, görevli güvenlik rehin alınmış, odalar ise ateşe verilmişti.

Yaşanan olaylarla ilgili Google amcaya soru sorduğunuzda, şaşırıp kalacağınız cevaplar alacaksınız, o günlerde çıkan haberlerle karşılaşacaksınız.

Kızlar kapalı kapılar ardında tacize uğramış, sonra da isyan edip deyim yerindeyse ortalığı hallaç pamuğuna çevirdikten sonra firar etmişlerdi!

Firar eden çok sayıda kız, polis ve jandarma ekipleri tarafından tekrar toplanıp isyan çıkardıkları kapılı kapılar ardına kilitlenerek olay ört pas edilmeye çalışılmıştı.

Ama en acı gerçek çok daha vahimdi...

***

Bunlar bilinenler, bir de iddialar var. Üzücü, insanın yüreğini kanatan cinsten...

Tabiî ki bunlar en ince ayrıntısına kadar araştırılıp; eğer böyle bir şey varsa bunları yaptıranlara, göz yumanlara en ağır cezalar verilmeli ve çocuklar derhal rehabilite altına alınmalı.

Her vicdanlı insanı, anne ve babayı derinden yaralayan bu iddialar ve burada yaşananlar ortaya çıkartılmalı.

Her zaman söylüyorum, toprak ayağımızın altında kayıyor, biz hala kayığa, kanoya, gemiye bindiğimizi sanıyoruz! Bir an evvel, kuyuya atılmış değerlerimizi dışarıya, gün yüzüne çıkaramazsak, her iki dünya bize zindan olacak.

***

Canlı ölüler olmamak için insan olmak gerekir. İnsan olmanın yolu da, vicdanını kuyuya atmamakla oluyor. Annesiz, babasız çocukların, buralara sığınan gençlerin akıbetlerini kovalamak zorundayız.

Yoksa bizleri atıldığımız, bırakıldığımız mezar çukurları bile aklayamayacak. 

Onun için taciz ve tecavüz insanlık suçudur, yapanı ve yaptıranı kovalamak lazım. Kazım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
EKREM ER 1 yıl önce

.. Ekiden ahlaksızlara mezhebi geniş, sapıklara mezhepsiz derlerdi. tüm bunlara sessiz kalan/üstünü örtmeye kalkışan iyasi iradeye ne denir acaba....

Avatar
Ahmet Arca 1 yıl önce

Ülke bir lut kavmine dönüşmemişti, onuda akepe lilerin sayesinde oldu. ama onlar yapmışsa bir sebebi var!!! hikmetlerinden sual olunmaz...