banner263

‘İnsanda hayallerin yerini hatıralar almaya başlamışsa yaşlılık başlamıştır’ diye buyurmuş ünlü bilim adamı James Brewer...

Bizim gibi nüfus kâğıdı sararmaya yüz tutmuş Bursaspor sevdalısı dostlarla ne zaman konuşup dertleşsek söz dönüyor dolaşıyor Bursa Atatürk Stadı’ndaki anılara geliyor…

Şu bir gerçek ki genci yaşlısıyla camia yeni Timsah yuvası Arena’yı sevemedi, benimseyemedi… Dünyanın her yerinde yeni ve büyük stadyuma geçen her kulübün çektiği sancı aynıdır. Yıllar boyunca 25-30 bin kemik taraftarın önünde oynayan takım, 45-50 bin kişi önüne çıktığında tribünlere ilk kez düzenli gelenlerin "taraftarlaşma" sürecindeki sancıları yaşar.

Futbolsuz geçen günlerin getirisiyle gelin bugün Bursa’daki tribün ahalisinin geçirdiği değişimin röntgenini çekelim.

Bursa Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda üç taraftar tipi var…

İlk grupta gençlik yılları Atatürk Stadı’nda geçen, şampiyonlu hasreti başta olmak üzere nice zaferler yaşamış, nice acıları paylaşıp sevinç ya da keder gözyaşları dökmüş 45 yaşın üstünde olan taraftarlar…

Yıllar boyu bilet kuyruklarında beklediklerinden, karın doyurmanın da adının kötü ama efsane ‘ekmek içi köfte’, söğüş, cantık, ayran-turşu suyu olduğunu bildiklerinden stadyumda konfor aramazlar. Hafızalarda yüzlerce maç ve futbolcu olduğundan oyuncunun kumaşından iyi anlarlar ve iş formanın hakkını vermeye kalır. Mücadele etmeyen futbolcuyu sevmez ama ıslıklamazlar da...

Hep içine atan bu gruba Sedat 3’lü, Sinan Bürlü, Beyhanlı, Kemal Batmazlı günlerin ve de ebediyete göçenlerin hatırasına  ‘Orhan Özselek-Nejat Biyediç’ kuşağı diyelim

İkinci grupta arafta kalanlar var. Bursa Atatürk Stadı ile numaralı tribünde tanışmış, eski yönetici-eski hakem-geçmişte amatör olarak toprak sahaların tozunu yutmuş eski futbolcuların ağırlığını oluşturduğu iş adamları, siyasetçiler, bürokratlar ve de medya mensupları ile harmanlanmış sözü sazı dinlenir hatırlı isimlerdir onlar.

Maçtan saatler önce Kültürpark’taki restoranlarda, çay bahçelerinde buluşan maçın taktiksel analizini yapan bıkıp usanmadan yaşadıkları hatıralarla Bursaspor’u anlatırlar… Çok şey gördüklerinden sahadaki futbolcularda mükemmelliği ararlar…

Süper Lig şampiyonluğu sonrası başkan ve yönetici hataları ile Bursaspor’un içine düştüğü açmazlar bu grubun büyük bir çoğunluğunu küstürmüştür, maça gitmezler…

Üçüncü grupta ise yaşı gereği son dönemlerinde eski stadı çok az görmüş ya da hiç görmemiş olanlar… Yaşanan zaferleri, muhteşem golleri ya büyüklerinden dinlemiş ya da bilgisayar yardımıyla arşivlerden izlemişlerdir. Ekranda futbol oyunlarıyla büyüdüklerinden zehir gibiler.

Onlara sadece futbolu değil hayattaki çok şeyi beğendirebilmek zor. Çalımı atamayan, kademeye giremeyen, topu üstten auta atan her futbolcu onlar için "çöp!.."

Sosyal medyada acımasızlar, tribüne geldiklerinde de hayatta daha hiç kaybetmediklerinden, takım kaybettiğinde bunu kabullenmeleri çok zor çünkü evde oyunda kaybettiklerinde yeniden başlıyor, kazandıkları noktada kaydet tuşuna basıp kaldıkları yerden devam ediyorlar.

Bu minvalde bir soru ile bitirelim…

45 bin kişilik Timsah Arena’nın tıka basa dolu olduğu günleri görebilir miyiz, ne dersiniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254