Timsah Arena’da pazar günü kurulan sofradan zehir kıvamında ‘Acılı Menemen’ yiyerek kalkan Bursaspor’da diller sustu, yüzler asıldı. Ne var ki işin asıl ilginç yanı başkan, yönetim ya da teknik kadrodan çıt çıkmaması!

Aslında perşembenin gelişi çarşambadan belliydi ama İrfan Buz yönetiminde art arda üç maçta birer golle üçer puanın kotarılması bazı gerçeklere sansür yapıştırılmasına neden oldu.

Menemen maçında ‘takke düştü kel görüldü’, Timsah yine fabrika ayarlarına geri döndü.

Değil İrfan Hoca, Morinho, Klop ya da dünyaca ünlü benzer isimleri getirseniz bu işin içinden çıkamazlar.

Lafı uzatmaya gerek yok; bu takımın kalitesi bu kadar!

İçlerinde halı sahada top oynadığını düşünerek ‘tatmin olanlar’ var oldukça, sezon başından beri olduğu gibi Yeşil Beyaz acıları resimlemeye devam edeceklerdir.

Kestirmeden söylersek, ilk ikiden Süper Lig’e gitme hedefinin ıskalandığını kabul edersek birilerinin play-off öncesi acilen bu takımı silkelemesi gerektiği çok açık ve net.

Bakıyoruz da; düne kadar yazılı-görsel ve de sosyal medyada taraftara pembe mektuplar yazarak bülbül gibi şakıyan başkanından hocasına tüm sorumlular sus-pus!

Şimdi Özlüce’ye sesleniyorum:

Orada kimse yok mu?

Çıkın bir şeyler söyleyin, ümit verin, camianın üzerindeki kara bulutları biraz olsun temizleyin…

‘Bursaspor bitti demeden hiçbir şey bitmez’ gibisinden taraftara mesajlar gönderin…

Felsefede umudun en son kaybedilen şey olduğu ve de en kötü anlarda bile umuda açık bir kapı tutulması şarttır diye bir doktrin vardır.

Mesela; lider Hatay ile onun arkasında sıralanan Bursaspor’un play-off’taki muhtemel rakipleri 4 takım Erzurum-Adanademir-Akhisar-Karagümrük…

Derbi niteliğindeki maçlardan Timsah Arena’dan sağ çıkabildiler mi?

Yine onlarla oynayacağımıza göre yine yenemez miyiz?

Aslında Bursaspor bütün maçları derbi niyetine oynasa, herhalde her sezonu şampiyonlukla bitirirdi. Yeşil Beyazlıların derbilerin sonuçlarını bu kadar kontrolü altına alıp, diğer maçlarda akılda, hayalde, hesapta olmayan puanlar yitirmesinin futbolun tekniğiyle, taktiğiyle anlatılır bir tarafı yok.

Robert Louis Stevenson’un bir deyişi ile bitirelim…
‘Umutla yolculuk etmek, gidilecek yere varmaktan çok daha zevklidir.’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254