Ana muhalefet CHP’de Bursa Büyükşehir adayının önceki akşam açıklanmasını bekliyorduk. Ki, gerekli hazırlıklar da yapılmıştı. Ama genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “bir daha düşünelim” diyerek, Bursa dosyasını gündemden çıkardığı konuşulmaya başlandı.

Tabi, bu olay duyulur duyulmaz siyasetteki dedikodu kazanları da kaynamaya başladı. Kimilerine göre, genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu Büyükşehir adayı olması muhtemel Mustafa Bozbey ve yakın çevresinin başta Nilüfer ilçe belediye başkan adaylığı olmak üzere, ilçelerin meclis üyelikleri sıralamasıyla ilgili müdahale etmeye kalkışmasına çok sinirlendi.

Kimilerine göre ise, Nilüfer ilçesinde Belediye Başkan adayının Bozbey ve ekibinden farklı bir kişi olması gerektiği için bu değişime ayak diretmeye kalkışan ekibe son uyarısını yaptı. Bu konudaki görüşlerini ifade edenlerin dayanağı ise şu; hani muhtarlar Ankara’ya gidip “Bozbey yeniden aday olsun” dediler ya… O muhtarları dinleyen Kılıçdaroğlu da, cevap olarak “mezarlıklar kendisini vaz geçilmez insanlarla dolu…” cevabını verdi ya, işte bu örneği hatırlatıp, gelinen noktada ipler kopmak üzere olduğunu iddia ediyorlar.

Olayların içinde birde İYİ Parti ile yapılan ittifak ve ilçe pazarlıkları var.

Dünkü yazımda, ilçelerle ilgili hem Cumhur İttifakını oluşturan AK Parti ve MHP arasındaki hem de Millet İttifakını oluşturan CHP ile İYİ Parti arasındaki ilçe pazarlıklarını gündeme getirmiştim. Yıldırım ilçesinden de bir örnek ve anket sonuçlarını vermiştim. Bazı okurlarım aradılar. Yıldırım’da bütün handikaplara rağmen AK Parti’nin eski gücünü koruduğunun görünmesine yönelik yüzde 56’lık anketlerin çıkması nedeniyle bu ilçenin ittifak olmasa bile AK Parti’li adayın kazanacağı gözüyle bakılması gerektiğine dikkat çektiler.

Ben, yazımda, bu ilçe şu partiye verilsin, o ilçe bu partide kalsın diye yazı yazmadım. Zaten böyle bir takım önerilerde bulunmak veya bunu yapın diye siyasetçilere telkinlerde bulunmak gibi benim bir tarzım söz konusu değildir. İttifakla ilgili gelişmeleri yazdım. Konuşulanları yazdım. Kararın da parti liderlerinin yapacağı toplantılarda, görüşmelerde verileceğini yazdım.

Hayırlısı olur.

Ayrıca, ittifak pazarlıklarına ve görüşmelerine sadece Bursa açısından değil, sadece Yıldırım açısından değil, Türkiye genelinde bakılmasına dikkat çektim. Bu görüşümü aynen muhafaza ediyorum. Madem ki birlik, beraberlik olacak, her iki tarafta kendince bazı alışkanlıklarından ve bazı kazanımlarından fedakarlık yapmalı diye düşünüyorum.

Muhalefet cephesindeki ittifakta pek fazla sıkıntı yaşanmaz. Nedeni, CHP, mevcut belediye başkanlıklarını elinde tuttuğu seçim çevresinde İYİ Parti’nin aday çıkarmayıp kesin kendi adaylarını destek kararını zaten ittifakın ön şartı olarak masaya koydu. Kabul edildi. Geriye, CHP’nin elinde olmayan, kazanıp kazanamayacağı pek de belli olmayan seçim çevreleri kaldı. İnsanın sahibi olmadığı malı paylaşması çok kolay. Çünkü zaten elinde değil ki…

Bursa örneğine bakarsak, İYİ Parti’ye bırakıldığı söylenilen Kestel, Gemlik, Osmangazi ve Orhaneli ilçeleri CHP’nin elinde olmayan belediye başkanlıkları. Buralarda CHP aday çıkarması veya ittifak harici seçimlere katılması halinde kazanıp kazanmayacağı garantisi yok. İttifak gereğince bu bölgelerin İYİ Partiye bırakılmaması için de hiçbir özel neden yok. Önemli olan, CHP’nin kazanması muhtemel ilçelerde veya mevcut belediyeyi elinde tuttuğu ilçelerde İYİ Parti adayının desteklenmesine karar verilmesi olsa idi, işte o zaman iki partinin de öz veride bulunduğundan söz ederdim. Görünen tabloya göre, bu ittifakta özveri yok, sadece işbirliği anlaşması var.

Olaya, ittifakla ilgili ilçe pazarlıkları konusuna geldiğimizde ise, AK Parti’nin elinde mevcut Belediyeler var. MHP’nin elinde mevcut belediyeler var. Birde, CHP’nin veya diğer muhalefetin elinde olup da anketlere göre iki partinin ittifakı halinde buralarda kazanılması muhtemel belediyeler var. MHP ile AK Parti arasında ilçe paylaşımları işte bu kazanılması muhtemel belediye başkanlıkları arasında yapılmaya başlandı. Tabi, teşkilatların da “Bursa’da bizimde bir belediye başkanlığımız olsun” demesi, istemesi gayet normal.

Dünkü yazımda da ifade ettiğim gibi, istemek önemli değil, neticede kazanmak önemli. Sandıkta kazanılması muhtemel ilçelerde, hangi partinin oyları diğerine göre önde ise, o partinin adayının desteklenmesi ve belediye meclis üyelikleri için de hakkaniyete göre dağılım ve paylaşım yapılmasına yönelik çalışmalar başlamış.

Bu, siyasi bakış açısından sevindirici bir gelişme.

Bir başka üzerinde çalışılan konu ise, ittifak partilerinin ortak başkan adayı ile, kendi partilerine ait belediye meclis üyeliklerinin seçmen pusulasının aynı karesi içinde olup olmayacağı konusu. Bu konuyla ilgili AK Parti genel merkezi yoğun çalışma içinde. Sanırım, bu ittifak meselesinde böyle bir seçim yolu bulunması, ittifaktaki bütün partilerin hem güçlerini gösterecek hem de meclis üyelikleri dağılımında hakkaniyeti sağlayacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246