31 Mart Pazar günü seçmenler sandık başına gidip oylarını kullandı. Belediye Başkanları ve ilgili meclis üyelerini seçti. Fakat sandıklardan sonuçlar hala belirleyici bir şekilde sonuçlanmadı.

Tabi, bu durumun nedenleri çok. Kimisi koltuk peşinde, kimisi koltukları korumak isteyenlerin dağıtmak istedikleri mamanın peşinde koştukları iddia edildiği sürece ülkemizde seçimlerle ilgili dedikodular bitmek bilmez. Şehir efsaneleri de artık, eskiden uyduruk olarak yazılıp satılan destanlara döndü.

Biran önce bu işlerin toparlanıp, gerçek demokratik tercihlerin ve seçim sonuçlarının açıklanması, yeni seçilen kadrolarında iş başı yapmalarını bekliyoruz.

Ülkemizde seçimlerle ilgili sıkıntılar bitmek bilmiyor, bitmez de.

Çünkü insanların birbirlerine karşı göstermekte çekindikleri, kaçındıkları saygı, aynen seçim sonrasında da devam ediyor. Pek çok insanımız, seçimlerle ilgili olarak yapılan işlemlerden şüphe duyduklarını ifade etmelerinin de belki de nedeni budur.

Neyse, mahalli seçimler yapıldı. Siyasi liderler, partiler ve temsilcileri bu seçimleri iki önemli nokta ve sıkıntı üzerinde dizayn ettiler. Birincisi Beka sorunu. İkincisi ise ekonomi.

Türkiye’n in çok partili siyasi döneme geçtiği günden bu yana, iktidarların el değiştirmesinde en önemli güç ve etkenin ekonomi olduğu görülüyor. 31 Mart seçimlerine de ekonomik sıkıntılar ve yetersizlikler etki etti. Beka sorunu ile ekonomi dertleri bana göre at başı geldi. İşi gücü bozulanlar, piyasadaki iş darlığı yaşayanlar, cebinde ailesine ekmek alabilmek için parası bulunmayanlar, emeklilikte yaşa takılanlar, işsizler ve siyasi iktidardan memnun olmayanlar muhalefette birleştiler.

Sandıklarda hem iktidara hem de muhalefete çok önemli mesajlar verdiler. Ki, bu mesajları, siyasi parti temsilcileri ile yöneticilerinin çok iyi okuması gerekiyor. Birde, yerel yönetimlerde başkan seçilenlerin çok iyi okuması gerekiyor. Halkın istek ve beklentileri ile ülke gerçekleri arasında tercih yapan seçmenin mesajlarının en önemli iki unsuru var.

Birinci unsur, iktidar partisine, Cumhur ittifakı bünyesinde güvenini yüzde 52 oranlı oyla tescil etti.

İkincisi, muhalif bir tek adayın etrafında birleşip, Millet İttifakına destek verdi ama iktidarı yerinden oynatacak düzeyde bu destek olmadı.

Bu iki mesaja göre, halkımız hükümete kendisine çeki düzen vermeye davet etti. Yine, iktidar partisi AK Parti’ye, eskiden aldığı oyların da altında destek vererek, Bak, ülkemizde sıkıntılar var. Teşkilatlarda sıkıntılar var. Belediyelerde sıkıntılar var. Yeni aday yaptığınız başkanlarda sıkıntılar var. 17 yıldır sabır ettik. Dişimizi sıkıp bekledik. Fakat artık mızrak çuvala girmiyor, sığmıyor” türündün uyarı verdi.

Muhalefete ise, “Birleşme olduğu takdirde başarı geliyor” İktidarın yaptığı yanlışları gören seçmenlerimiz, ailesi ve kendisi için ekonomik güçlüklerin iyileştirilmesini istiyor. Yerel yönetimlerde destek verirken, ekonomik olarak da kentlere belediye kaynaklı katkıların beklendiğini hissettirdi.

Sıkıntılı olan ve itirazları devam eden bölgeler dışında, ülkemizdeki yeni mahalli idareler yönetimleri mazbatalarını alıp görevlerine başladılar. Hepsini ayrı ayrı kutluyorum. Tebrik ediyorum. Allah, hizmetlerinde şaşırtmasın diye dualar ediyorum. İnsanların gerçekten koltuğa oturmadan önceki halleri ile koltuğa oturduktan sonraki halleri arasında bazen beklenmedik değişimler oluyor.

Peki, şimdi ne olacak?

Ülkemizde 4 yıldan fazla bir süre seçim yapılmasına dair bir takvim yok. Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri 2023 Haziran ayında yapılacak. Bu süre içinde, seçmenlerin ve halkın sandıklarda verdikleri mesajlar ile siyasetin yeni hedefleri arasında nasıl bur yol izlenecek?

Asıl mesele bu.

Önemli olan konular bunlar. İktidarın elinde, MHP destekli Cumhur ittifakı adına toplanan yüzde 52 oy var. Sonuçlar gösterdi ki MHP’nin ortak olduğu Cumhur İttifakı olmasaydı, AK Parti belki de bugün itibariyle erken genel seçim yapılıp yapılmayacağını tartışacaktık. Muhalefet, iktidarın değişmesi için fırsatları kollayıp, erken seçimi gündeme taşıyacaktı.

Çıkan sonuçlar, ülkemizdeki erken seçim tartışmalarını frenledi. Ana muhalefet CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da seçim sonuçlarını değerlendirirken, erken genel seçim için herhangi bir çalışmalarının olmadığını, gündemlerinde bulunmadığını ifade etti.

Muhalefette, iktidar partisi de 31 Mart mahalli seçim sonuçlarından kendilerine çok iyi ders çıkarmalı. Bundan sonraki siyasi gelişmeler adına derslerine çok iyi çalışmalılar. Çünkü bu sonuçlara göre, seçmen her an kararını değiştirebilir. Ekonomi düzelmezse, halkın cebine giren paralarda azalma olursa, zorunlu ihtiyaç olarak kullanılan, elektrik, doğalgaz, su, ulaşım gibi ana harcama kalemlerinde gözle görülür, cebe dokunur bir düzelme olmazsa, ilk seçimde iktidar koltukları kaybeder.

Benim, seçmenin sandıklarda verdiği mesajdan çıkardığım sonuç bu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246