Bunu söyleyen sırdan bir vatandaş değil.

Bir ülkede Başbakanlık yapmış bir devlet adamı.

Kulak vermek lazım.

Sandıklarda garip işler olmuş.

Oylar yok sayılmış.

Mühürler ciddiye alınmamış.

Oy pusulasındaki mühürler sandık kurulu tarafından “Bunu kabul edelim mi etmeyelim mi?” gibi bir oylamaya tabi tutulmuş.

Sanki oyun oynanıyor.

Yoksa acaba statlarda uygulanan “Var” izleme kamerası sandıklara da mı konsun?

Ne garip uygulamalar bunlar.

Olacak işler değil.

Biz de bu işi, sandık başkanlığı yaptık.

Kimsenin hakkını yemedik.

Kurallar, uygulamalar, yasalar çerçevesinde neyse onu uyguladık.

Bazı yerlerde sandık kurulları kafalarına göre hareket etmişler.

Günlerdir izliyoruz.

Sandıklarda dönen dolapları, çevrilen organize işlerin boyutlarını dinliyoruz.

Kime, neden inanacağımızı bilemiyoruz ama tekrar tekrar sayıldığında her defasında farklı bir oylama sonucu çıkarsa aynen Binali Yıldırımın dediği gibi “Seçim murdar olmuş“ olur.

Tekrarı gerekir.

Aile boyu sandık kurulu olursa böyle olur.

Kamu görevlisi sandık başkanı olmazsa böyle olur.

Sorumluluk gerektiren yerde sorumsuzca hareket edilmiş…

Sandığa sahip çıkılmamış,  hırsızlığa meydan verilmiş…

Çarpanın elinde kalmış oylar var.

Ve Başbakan tekrar söylüyor:

 “Oylar sandıkta iç edilmiş” yani çalınmış.

Durum vahim.

Vatandaşın samimi oyları yok sayılmış.

Ya da tutanaklara geçirilmemiş.

Ya da başka partiye yazılmış.

Bu çirkinlikler olurken…

Oy hırsızlığı yapılırken...

Oy namusu çiğnenirken orada görevli partililer ne halt etmişler?

Yoksa onlara baskı mı uygulanmış?

Tehdit mi edilmişler?

Parti gözetmenleri bu sahtekârlıklar yapılırken neredelermiş?

Oyların ırzına geçilirken onlar neredelermiş?

Ne iş yapıyorlarmış ta oylar başka yerlere sıvışırken görmemişler?

Bu nasıl bir görev anlayışı?

Sandığın ırzına geçilirken bunlar neredelermiş?

Baskı uygulandı ise neden güvenlik güçlerine haber verilmemiş?

Yoksa sadece o gün sandıkta görev aldı diye alacağı o yüz-iki yüz liranın derdine mi düşmüşler?

Bu ne rezaletliktir?

On beş gündür sandık derdindeyiz.

Bir kez sayıldı…

Olmadı, bir daha sayıldı.

Gene olmadı.

Bir daha bir daha…

Ne oluyor yahu?

Böyle bir seçim ve oy sayımı mı olur?

YSK kararını vermeli ve İstanbul genelinde seçimin tekrarı yapılmalı.

Bu şart oldu artık.

Bu saatten sonra kime, hangi tarafa oy fazlalığı sayılırsa sayılsın bu işin cılkı çıktı.

Seçimin tadı kaçtı.

Oyun bozuldu.

Tekrarı lazım.

Kim ne derse desin bu olayların dedikodusu artık can sıkıyor.

Tarafları son derece huzursuz ediyor.

“Sen kazanamadın, yok ben kazandım, yok efendim ben kazandım çünkü benim oyum daha fazla, hayır efendim ben senden daha çok oy aldım”

Bu hesaplarının, yanlışa yönelmelerin, yönlendirmelerin sonunun gelmesi için…

Halkın vicdanının huzur bulması ve de partilerin ve adayların daha fazla dejenere olmaması için İstanbul da seçimlerin tüm ilçelerle birlikte yenilenmesi lazım.

Kadayıfın altı çok kızardı ve yanmaya başladı.

İndirin artık ateşten.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234