Mahalli seçimlerin hemen ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı belediye başkanlığı seçimleriyle ilgili önerileri gündeme getirip köseme taşımıştım. Geçen hafta sonu da Seçim Kanunu ile ilgili olarak Mahalli Seçimlere ilişkin herhangi bir kanunun olmadığını gündeme getirmiştim.

Bu her iki köşe yazımla ilgili olarak okurlarımdan ve siyasi partilerde eskiden yöneticilik yapmış olanlardan bazı öneriler aldım. Özellikle de Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclis üyelikleri seçimleriyle ilgili kanunlarımızdaki eksiklik senelerdir bilinmesine rağmen, siyasi parti yöneticilerinin bu konuyla ilgilenmedikleri yolundaki şikayetler epey artış göstermiş. Bunun yanı sıra, ülkemizdeki muhtarlık seçimleriyle ilgili de epey hatırı sayılır öneriler aldım. Özellikle muhtarlık seçimlerinin Belediye seçimlerinden ayrı yapılmasını isteyenler büyük çoğunlukta. Bunun nedeni olarak ise, mahalle veya köy muhtarlıklarına ilginin son derece artış göstermesi.

Her mahallede en az 3-5 muhtar adayı çıkıyor. Bu adayların seçim sonuçları ise birbirlerine yok yakın oluyor. Muhtarlık seçimlerinde seçim pusulası kullanılmadığı için sandık başlarına bırakılan kağıtlar oy pusulası sayılıyor. Bu durumda, herhangi bir muhtar adayını destekleyen seçmenin, sandık başlarındaki oy kağıtları alıp yok ettiği, böylece seçmenlerin istedikleri gibi muhtar seçimlerinde tercih kullanamadıklarını ifade ettiler. Pek çok muhtar arkadaşım, okurlarım ise muhtarlık seçimlerinin ayrı yapılması ve seçim pusulası şeklinde yapılması teklifine olumlu bakıyorlar. Hatta, “her isteyen muhtar adayı olamasın” diye de isteklerde bulunuyorlar.

İşin aslı ise belediye başkanlarıyla ilgili, özellikle de bu seçimlerde gündeme gelen taşıma seçmen sayıları ile ilgili tartışmalar. Herhangi bir bölgede muhtar olmak isteyenler ile belediye başkan adayları arasındaki bu seçmen taşıma meselesi sanırım çok toz kaldıracak bir durum.

Çünkü, hak etmeden seçim kazanma gibi geliyor insanların aklına. Çünkü, seçimleri kaybedeceklerini veya köydeki insanların, mahallelerindeki insanların kendilerine seçmeyeceklerini anlayan bu tür adaylar, taşıma suyla değirmen çevirir gibi seçmen nakilleriyle kazanıyorlar.

Bu durumda, muhtar seçimlerindeki itirazların, hatta seçmen listelerine yapılacak itirazların tarihinin kaçırılması nedeniyle sıkıntı yaratıyor. AK Parti’nin İstanbul Büyükçekmece’de gündeme getirip seçmen kayıtlarıyla ilgili yaptığı itirazlara benzer konular Bursa’da da yaşandı. Her ne kadar zamanında itiraz yapılmadığı için muhtarlık seçimlerini kazananlara görev emirleri, mazbataları verilmiş olsa bile seçimlere hile karıştırılıp karıştırılmadığı iddiaları halkın huzurunu bozuyor.

Gelelim, seçim sistemi ve kanun boşluklarına. Bu konuyu hafta sonu yayınlanan yazımda sizlere aktarmıştım. Anayasamız sadece milletvekilleri seçimleriyle ilgili madde barındırıyor. Diğer Seçim Kanunları ise, seçimlerin nasıl ve ne şekilde yapılacağına dair şekil kanunları içeriyor. Adaylarla ilgili, seçilecek başkanlar veya meclis üyeleriyle ilgili, hatta muhtarlarla ilgili bile bilgiler yok.

Kim seçilme yeterliliğine sahip, kim değil, bu konularda ayrım yapılması güç. Zaten gerekli ayrımlarda seçim kurullarındaki görevlilerin takdirlerine göre değişim gösteriyor.

Bu konudaki eksiklik giderilmeli. Mahalli Seçimler Kanunu getirilmeli. Bu kanunda, belediye başkanları aday adayları, adayları, seçimleri kazananlar hakkında ne gibi şartlar arandığı açık seçik yazılmalı. Anayasanın 76. Maddesindeki milletvekili seçilme yeterliğine göre kararlar vermemeli Seçim Kurulları.

Yine, belediye meclis üyeleri ve muhtarlıklar içinde adaylık şartları kanun etrafında koruma altına alınmalı. Kimlerin hangi şartlarda aday olacakları, olamayacakları bilinmeli. Kanunlarımızda bu durumlar, açıkça yazılmalı. Seçmenlerin, adayların kafalarında soru işaretleri kalmamalı. Ki, demokrasi yerine gelsin. Seçmen iradesi yerine gelsin. Siyasi partilerin arasındaki tartışmalar bitsin. Seçmenlerle ilgili tartışmalar bitsin. Taşıma seçmen sistemine de yeniden bir düzenleme gelsin.

Aslında, bu konuyla ilgili değişik üç teklif benim çok hoşuma gitti.

Birinci teklif, herkesin TC numaraları var. Bu nedenle, çifte oy kullanması mümkün değil. TC numarası ve e-devlet üzerinden oylama yapılarak, seçmen tercihleri oylaması yapılabilir. Böylece, seçmenler sandık başına gidip oy kullanma yerine, siyasi tercih ve oy verdikleri siyasi parti veya belediye başkan adaylarını böylece seçebilir. Tabi, bu tür uygulamanın bazı olumsuz yönleri de var. Kişilerin verdikleri oyların e-devlet üzerinden kullanılması üzerine, kimin kime oy verdiğinin şifrelerinin çözülmesi gayet basit. Bu konuya, ayrıntı veya oy kullanan seçmenlerin isimlerinin ve adreslerinin filitrelendirilmesi sistemi getirilebilirse, bu sistem, tıpkı nüfus sayımı gibi adrese dayalı sistem üzerinden yapılabilir. Eskiden nüfus sayımı için evimize hapis oluyorduk. Şimdi ise nüfus sayımı yapıldığından haberimiz bile olmuyor.

Seçimlerle ilgili ikinci önemli teklif ise insanların nüfusa kayıtlı oldukları bölgelere göre oylarını kullanmaları. Kim, hangi belde veya ilçede nüfusa kayıtlı ise ülkenin neresinde olursa olsun, kullandığı oyun o bölgede değerlendirilmesi. Tıpkı, yurt dışında kullanılan oyların, ülkemizde, nüfus kayıtlarına göre dağıtılması gibi bir sistem içeriyor bu öneri.

Üçüncü öneri de bana göre en iyisi bu olabilir; insanların ikamet adreslerindeki kayıtlara göre oy kullanması. Şu anda ülkemizde uygulanan sistem. Fakat, ikamet uygulamalarında seçimlere yakın taşıma yapanların, örneğin bir yıldan daha az süreli taşıma yapanların oy kullanma haklarının ellerinden alınması önerisi.

Sistemle ilgili öneri çok. İnsanlar düşünmeye başladığında değişik formüller üretiliyor. Önemli olan, seçimlerin adil, hak ve hukuka uygun bir şekilde, itirazlara mahal bırakmayacak ve insanların kafalarında soru işareti kalmayacak bir durumda yapılması.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234