Son günlerde ülkemizde konuşulan ve bana göre bir anlam veremediğim iki kelime var, seçim belirsizliği!

Peki, nedir bu seçim belirsizliği?

Kim neden, böyle iki kelimenin arkasına sığınıp da, ekonomik alanlardaki dalgalanmalara kadar uzanan bazı olayların ve eylemlerin gelişmesine yol açabiliyor?

Seçim Belirsizliğinin anlamı nedir?

Tabi, bu tür sorulara herkes kendince bazı cevaplar verebiliyor. Çarşı-pazarda konuşulan en önemli mesele şu;

Ülkemizde 31 Mart seçimleri sonrasında ve öncesinde bir belirsizlik ortamı kuruldu. Yapılan anketler, insanların morallerinin bozulmasına yol açtı. Seçim öncesindeki iki gurubunda birbirlerine karşı sürdürdükleri siyasi söylemler, halkımızın morallerini bozdu. Yabancı yatırımcılar yatırım döneminden bekleme dönemine geçtiler. Uluslar arası finans kurumları, Türkiye’yi ve ekonomiyi “durağan” olarak açıkladı. Bu durumda, yabancı sermaye beklemeye geçti. Fakat yabancı sermayenin ülkemizde çok önemli büyük yatırımları var. Mesela, Bursa’daki otomotiv fabrikaları. Tekstil fabrikaları. Otomotiv yan sanayi üretim tesis ve şirketleri. Gıda tesisleri gibi, pek çok sektörde yabancı yatırımların hakimiyeti var ekonomi piyasasında.

Bunlar, çalışıp, üretim yapıp hem Türk ekonomisine hem de kendi ülkelerinin ekonomisine katkı sağlıyorlar. Buna kimse inkar eden gözle bakmıyor, bakamıyor.

Oysaki uluslararası sermayenin kesenin ağzını açıp yatırım yapmaya başlaması, yerli yatırımcıları da tetikliyor.

“Onlar yapıyor, biz neden yapmıyoruz?” mantığı ile hareket eden Türk yatırımcılar da kesenin ağızları açıp, ekonomiye taze para girmesine, yatırım ve üretim seferberliğine katkı sağlamaya başlıyorlar.

Bugün görünen tablo şu; yabancılar bekliyor, Türk yatırımcılar da yabancı yatırımcılar neden bekliyor diye bekliyorlar.

Bahaneleri açık, seçim belirsizliği.

Peki, ülkemizde 2002 yılından bu yana sürekli yapılan seçimler var. Bu seçimler öncesinde ve sonrasındaki yaşanılan ekonomik gelişmeler, yatırımların hızlanması, ihracatın artması, üretim rakamlarının hızlı yükselmesi, kalkınma rakamlarının bile dünyada rekor kırması gibi belirgin esaslar ortada dururken, 31 Mart öncesinde ve sonrasında nereden çıktı bu seçim belirsizliği? Diye sormak gerekiyor.

Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerini iptal etmesiyle beraber, seçim belirsizliği söylemi, son üç gün içinde ekonominin çalkalanmasına yol açtı. Döviz fiyatları, altın fiyatları yükseldi. Bazı bankalar, kendi kendilerine Merkez Bankasının belirlediği faiz oranlarının yaklaşık bir veya bir buçuk katı üzerinde faiz uygulamasına başladılar. Bu seçim belirsizliği, sadece siyasi arenayı değil, ekonomik ve sosyal hayatı da karıştırmaya başladı sizin anlayacağınız.

Kısa yoldan gitmek istersek, ülkemizdeki siyasi istikrar ve ekonomik istikrarın bozulması, insanların moralini bozuyor. Morali bozuk olan insanda, iş güç peşinde değil, sakinleşme veya daha rahat limanlara sığınma ihtiyacı hissediyor.

Bakın, bizler bu filmi çok seyrettik. 1991 krizlerinde izledik. 2001 krizlerinde izledik.

Ülkemizde 1990 ve 2 bin yıllarının başına kadar süren kriz ortamında, yabancı yatırımcılar yatırımları kesmiş, durmuşmuş, yerli yatırımcılarda “bankalar daha yüksek faiz veriyor. Yatırım yapmak yerine, parayı bankaya koyup, faiz almak en karlı en riskiz ekonomik getiri sağlıyor” düşüncesine kapılıp, ülkemizin 70 sente muhtaç edilmesine yol açmışlardı. İMF destekli gelen ekonomi bakanı bile, 2 milyar 500 milyon dolar Türkiye ekonomi için yeterli diye konuşmuş, İMF’nin dizi dibine yapışıp, oradan gelen paralarla ekonominin dümenini döndürmeye çabalamıştı.

Şimdi, aynı günlere geri dönmek demek, Türkiye’nin ülke olarak kepenk indirmesi anlamına gelir. Aman dikkat.

Siyasi belirsizlik veya seçim belirsizliğini bahane edip, ülkemizdeki birlik ve beraberlik düzenini bozmaya çabalayanların ekmeklerine yağ sürmeyelim. Mahalli seçimler öncesinde siyasi arenada dillendirilen ve hala devam ettirilen beka sorunu ile ilgili olarak söylenenleri hafife almayalım. Zaman hızla gelip geçiyor. Sonra, zamanında önlem alınmadığı, yapılan oyunları görmediğimiz gibi, bu oyunları iktidar kavgası olarak değerlendirip, siyasi istikrarın bozulmasına yol açabilecek uygulamalardan kendimizi uzak tutalım.

İnsanlarda moral olmayınca mutluluk olmuyor.

Seçim belirsizliği ne demek? Keşke bunu da söyleyenler, içeriğini bir güzel anlatsa da öğrensek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246