Sebze ve meyvedeki düşüş vatandaşın yüzünü güldürdü…

Tezgâhlardaki rakamlar filesini doldurmaya çalışan vatandaş için piyango bileti gibiydi…

Şimdi;

Seversiniz ya da sevmezsiniz bilemem ama bunda en büyük katkı payı Tarım ve Köy işleri Bakanı Sayın Faruk Çelik’e aittir.

Konuya yaklaşımı ve düşünceleri son derece sağlıklı ve isabetlidir.

Tarım ürünlerindeki hal ve market fiyatlarındaki farkı eleştiren Bakan Çelik “Üretici domatesini 80 kuruşa verdiğini söylüyor, sonra gidiyorsunuz markette başka bir fiyatla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bu zincir halkasının içerisinde biri daha çok kazanayım diye birisinin hukukunu gözetmez ise bu sürdürülebilir olmaktan çıkar” diyerek üreticinin yanında olduğunu göstermiştir…

Olayların Kasım ayında başladığını ve Uçak kriziyle tırmandığını söyleyen Bakan Çelik  “Ülkeler arası ilişkiler bireyler arasındaki ilişkiler gibi inişli çıkışlı olabiliyor. Her şey olumlu gidecek diye bir yaklaşım açısı bizi birçok hayal kırıklıkları ile karşı karşıya bırakır. Milletlerin onuru önemlidir. Her devlet de onuru ile yaşamak ister. İki ülke arasında bir sorun yaşandı ise bu dünyanın sonu değil. Biz gerçekten büyük bir devlet ve büyük bir sorumluluk içerisinde Rusya ile aramızda yaşanan hadiseyi değerlendiriyoruz ve bir sorumluluk içerisinde olaya yaklaşıyoruz. Bu mesele fevri olarak ele alınacak bir mesele değil. Bu sorun tarım ile ilgili bir sorun değil” diyerek iki konunun birbiriyle bağlantısının olmadığını söyledi.

Çelik’e göre uçak krizi ile tarım ayrı konulardı ve sapla saman karıştırılmamalıydı.

 

Aradaki para kimin cebinde?

Üretim girdileri konusunda çeşitli taleplerin olduğunu dile getiren Çelik,  “Tarım Kredi Kooperatifi, gübre fiyatlarına yüzde 16,5 oranında indirim yaptı. Gerek hal esnafı, gerek pazar ve market olarak herkes birbirinin hukukuna riayet etmeli. Üretici domatesini 80 kuruşa verdiğini söylüyor, sonra gidiyorsunuz markette başka bir fiyatla karşı karşıya kalıyorsunuz. Pazarda başka bir fiyat ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Bu zincir halkasının içerisinde biri daha çok kazanayım diye birisinin hukukunu gözetmiyor. Çiftçi ‘Ben hale domates getirmiyorum’ derse pazardaki ve marketteki esnaf ne yapacak o zaman. Bir şey üreticisiz olabilir mi? Peki üretici var pazar yok böyle bir şey olabilir mi? Bu da olmaz. Bunlar ayrılma bir zincirdir.”

Böyle söylüyor Bakan Faruk Çelik…

Dileriz üretici desteklenir ve vatandaş özendiği her şeyi sofrasında görür…

Hele Ramazan yaklaşırken…

***

 

Tebessüm

 

Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk, İzmir'e gelir. Adını anımsayamadığım, ünlü bir İzmir otelinin körfezi gören masasına oturur ve Rum garsonu yanına çağırır. Rum genç, hafif çekinerek Ata'ya yaklaşır, yarım yarım Türkçesiyle "Buyur pasam" der. 
Atatürk: “Sizin komutan İzmir'e gelmişti ya, işgale…”
Rum genç: “E, evet pasam.”
Atatürk: “Bu otele geldi mi hiç?”
Rum genç: “Evet pasam, geldi.”
Atatürk: “Bu masaya oturdu mu peki?”
Rum genç: “Evet pasam.”
Atatürk: “Manzaraya da hayran olmuştur herhalde.”

Rum genç: “Evet pasam, pek sevmişti.”
Atatürk rakısından bir yudum alır, “Peki” der, “Bu masada, bu manzarada rakı içti mi?”
Rum genç: “Hayır pasam içmedi.”
Atatürk hafif gülümseyerek: “Ah be Niko, sizin komutan İzmir'i niye aldı?”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161