Nerden ve ne zaman duyduğumu hatırlamıyorum.

Ama cümleyi unutmadım.

‘’Satın alınamayacak insan dahil hiçbir şey yoktur; henüz teklif edilmemiş fiyat vardır.’’

Cümlenin doğruluğu elbette tartışılabilir ama hiç kimse de doğruluk payı yok diyemez herhalde.

Her şeyin her değerin bir bedel karşılığında satılabileceği ya da satın alınabileceği günlerdeyiz.

Hepimizin pek çok nedenden dolayı paraya gereksinimi var çünkü.

Haydi, küçük bir beyin fırtınası yapalım; satılamayacak ne var hayatımızda?

Aklınıza gelebilecek her konuyu düşünün. Eminim hepsinin nominal bir değeri olduğunu göreceksiniz.

Her şeyin satılık olduğu bir ortamda, kalitesizliğinde tavan yapması kaçınılmaz tabi.

Kalite dedim de…

Bu kalite meselesi hakikaten mesele.

Varlığı yokluğunda anlaşılıyor.

Hayatı zorlaştıran, hatta insanı hayattan bezdiren bir sürü unsurun kökünde hepimize dayatılan bu kalitesizlik yatmıyor mu?

Malından hizmetine tonlarla para harcayıp karşılığında sinir sahibi olduğunuz ne çok şey vardır kim bilir.

Her şey satılıkken ne yazık ki değerlerde güme gidiyor. Etiği ise hiç sormayın.

Gençliğinizin anılarını barındıran bir şarkının sözlerinin değiştirilip saçma sapan ve riya kokan reklamlara malzeme edilmesinden tutun da, sizi kentli yapan semtlerinizde ki insan ve yapı değişikliklerine kadar bir sürü sıkıntı yaşamanız da bundan.

Korkuyor insan doğup büyüdüğü şehir, burada doğup büyümeyenler tarafından yine burada doğup büyümeyenlere parsel parsel satılırken.

Her şey para ama olmayan da yine o para.

Oldurmak için bir şeyleri öldürmek gerek. Hunharca acımasızca.

Biri bir şey aldığında diğeri parayı nereden buldun diye soruyor artık.

Dikkat edin lütfen, ’’Ne yaptın da kazandın’’ değil;

 ’’Buldun.’’

Para bulunuyor günümüzde, kazanmak ikinci hatta beşinci planda.

Eee bulunan paranın kirası da oluyor elbet, belası da.

Peki, her şey satılıksa enflasyon oluşmuyor mu?

Oluşmaz mı? Oluşuyor tabi ki.

En çabukta değer enflasyonu oluşuyor.

Hesaplama yöntemi de gayet basit; Koyuyorsunuz sepete, toplam kalitesizliği olup bitiyor.

İşin tuhaf tarafı bir de şaşırıyoruz bu duruma. ’’Allah Allah ne vakit böyle olduk biz ?’’ diye.

Alan razı satan razı.Koy fiyatını üzerine sünnettir diye yalap şap bir pazarlık payı bırak yeter.

Eğitiminden, sağlığına, kaleminden kağıdına ne istersen var pazarda.

Yeter ki satmaya niyetin olsun. Çıkar alıcısı.

Bir de dost, arkadaş demeden üç kuruş menfaati görünce insan satanlar var ki

İşte onlar en büyük satıcılar.

Alıcılarını kimse bilmez.

Bakın gözlerine hepsi birbirinden Münadidir.(mezat satıcısı)

Siz duymasınız ama da bağıra bağıra gezerler etrafınızda

Satıyorum saattımmm…

Bir de bakmışınız satılıvermişsiniz

Artık kaç kuruşa onu Allah bilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246