banner263

“İcatlar ihtiyaçlardan doğarmış” sözünü sık sık hatırlarım. Bir de, her ne durumda olunursa olunsun şartlara göre yapılması gerekenleri belirleyip uygulamak hali vardır.

İçinde bulunduğumuz pandemi süreci de böyle devam ediyor.

Örnekler vereyim…

Yıllarca basın toplantılar düzenledik veya katıldık. Fiziki hazırlıklardan tutun da, katılanların uzak uzak yerlerden ulaşımı gibi pek çok bileşenin bir araya gelmesi gereken bir çalışma, bu dönemde online basın toplantısı yapmakla çözülüverdi.

Bursa’da sivil toplum kuruluşları arasında ilk online basın toplantısını TÜRSAB Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Burkon Turizm Genel Müdürü Hasan Eker yaptı. Düzenleyen de katılanlar da memnun ayrıldı ve çok da güzel oldu. Sonra örnekleri çoğaldı da ulusal düzeyde siyasetten spora kadar değişik alanlarda izlendi ve uygulanıyor.

Yine, geçmişte büyük büyük salonlarda yemekli ortamlarda konuş konuşmacı katılımıyla toplantılar düzenledik veya katıldık.

Bu günlerde belki yukarıda belirttiğim şekilde olmuyor ama yine düzenleniyor.

İlk örneğini BALKANTÜRKSİAD, geleneksek hale getirdiği ve bugüne kadar fiziki ortamda düzenlediği Sinerji Toplantısını geçtiğimiz cumartesi günü Balkan kökenli işadamı Ali Şen’in katılımıyla online yaparak gerçekleştirdi.

Belki dostlarla tokalaşamadık, yemekler yenmedi ama çok da güzel oldu.

Etkinlik sonrası Başkan Berat Tunakan’ın ilettiğine göre zoom ve facebook ortak yayınına 3 bin katılım olmuş ve izlenmiş.

İsteyince oluyormuş.

Sanırım rekabet de dahil şartlara göre yapılması gerekenleri belirleyip uygulamak böyle olsa gerek.

Ve bunun aslında herkesi diri tutması da söz konusu…

* * * * * 

Benim Köpekbalıklarım

Daha önceden duymuş olabilirsiniz ama kısa bir hikaye ile yazımı bitirmek isterim…

Japonlar bir ada toplumu olarak taze balığı her zaman çok severlermiş.

Fakat Japonya sahillerinde, bol balık az bulunduğundan, balıkçılar nüfusu doyurabilmek için daha büyük teknelerle okyanusa açılmaya başlamışlar.

Başlangıçta balık tutmak için uzaklara gidildikçe, geri dönmesi de daha uzun zaman almaya başlamış. Dönüş bir iki günden daha fazla uzarsa, tutulan balıkların da tazeliği kaybolmaktaymış.

Japonlar, tazeliği kaybolmuş balığın farkını anlayıp lezzetini hiç sevmemişler.

Bu problemi çözebilmek için balıkçılar, teknelerine soğuk hava deposu yaptırmışlar.

Böylece istedikleri kadar uzağa gidebilip tuttuklarını da soğuk hava deposunda dondurulmuş olarak saklayabilmişler.

Ancak Japon halkı, bu defa da taze balıkla donmuş balığın lezzet farkını ayırt etmiş ve bu balıklara çok para ödemek istememişler.

Bunun üzerine, balıkçılar çareyi teknelerine balık akvaryumu yaptırmakta bulmuşlar.

Japon halkı bu defa da canlı olmasına rağmen bu balıkların da lezzetinde bir farklılık hissetmişler.

Hareketsiz, uyuşmuş bir durumda günlerce yol giden balığın, canlı, diri ve hareketli balığa göre lezzeti çok farklıymış.

Sonunda Japonlar taze ve lezzetli balığı sofralara getirebilecekleri bambaşka bir yol bulmuşlar:

Balıkları yine teknedeki akvaryumlarında tutarken içine küçük bir de köpekbalığı atmışlar. Böylece balıkların bir kısmı köpekbalığı tarafından yutulmasına rağmen geride kalanlar son derece taze kalabilmiş…

Diyeceğim o ki, başarılı ve mutlu bir iş veya özel yaşam için yüksek motivasyon şart fakat her şeyin umduğumuz gibi gitmediği zamanlar da olabiliyor. Kendimizi çaresiz hissettiğimiz zamanlarda kendi kendimize çare olup köpek balığı yöntemini kullanabiliriz.

Ben köpekbalıklarımı da seviyorum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254