banner264

Mayıs 1997 de İç Ege de ki bir ilimizin ilçesinde  işlenen cinayet, inanılmaz bir yöntemle çözülür.

Katil olduğundan şüphelenilen ancak somut delillere ulaşılamadığı için hakkında işlem yapılamayan şüpheli cinayeti soruşturan jandarma astsubayı tarafından görgü tanığı eşekle yüzleştirilir.

Öldürülen şahsa ait olan eşek, bir anda çılgına döner ve sanığı ısırıp çifte atmaya çalışır. Bu denemeden sonra, bu kez sanığın kıyafetlerinin aynısını giyen bir jandarma eri eşeğin yanına gider. Ancak eşek jandarma erine en küçük tepki dahi göstermez.

Aynı deneme, birkaç kişiyle defalarca tekrarlanır.

Eşek her defasında  sadece sanığa karşı hırçınlık gösterir ve onu ısırmak ister.

Eşeğin bu tepkisi karşısında zor durumda kalan sanık şüpheli sonunda suçunu itiraf etmek zorunda kalarak, kurbanını eşeğiyle odun toplamak için gittiği ormanda tüfekle vurduğunu itiraf eder.

Katili ele veren akıllı eşeğin davranışları, 6 tanığın şahitliğinde tutanakla da tespit edilir.

İl  Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan sanık hakkındaki karar Yargıtayca da onanır.

Üniversite yıllarımım unutulmaz arkadaşı ve gönül dostu sevgili Emel Ergöz’ün sosyal medya hesabında paylaştığı yukarıda ki alıntıyı ben de ondan alıntıladım.

Haberin doğruluğuna ilişkin yaptığım arşiv taramasından da olumlu sonuç alınca  arkadaşımdan konuyu yazımda işlemek üzere izin istedim;o da verdi sağ olsun.

Yazıya girmeden önce hayvanların derin hissiyatları olduğunu bilen ve bunu atlamayan Jandarma komutanını tebrik etmek isterim doğrusu.

Uyguladığı yöntem hem faili meçhul bir cinayeti çözmüş hem de eşecik özelinde tüm hayvanların insanlarla kurdukları bağda ne denli samimi olduklarını ortaya koymuş.

Bir zamanlar köpek sahibi de olan ve hayvanları börtü böcek dahil istisnasız çok seven, hatta onlara yaradılışlarına olan sadakatlerinden dolayı saygı besleyen biri olarak arkadaşımın paylaşımını görünce insana dair samimiyetsizlik aklıma geldi.

Kötüden korkmam.Bilirim ki kötüdür;önlem alırım.

Düşmandan da korkmam.Bilirim ki düşmandır; Savaşırım.

Ben samimiyetsizinden korkarım insanın. Bir de haininden…

Kardeştirler; Kardeş oldukları gibi kalleştirler.

Birini soysan diğeri çıkar içinden.

Genellikle sınırlı olan zekasına güvenemediğinden;  zoru gördüğünde kullanmak üzere riyakarlık,yalan,iftira ve saldırganlıktan oluşan cephanesini üstünde taşıyarak canlı bomba misali dolanır insanların arasında.

Basılıversin kuyruğuna,son mermisine kadar kullanır.Kullanır kullanmasına da sıkıyı görünce,atarlandığına yalanır.

Korkaktır…

Yaradan’dan değildir korkusu yaratılmıştan korkar; Korktukça kendine dolanır.Bu tanıyı koyulanların gözlerine bakıldığında,o bakanınkilere bakamayacaktır.

Göz temasının onu ele vereceğini bilir. Başkalarının yaşamlarına teğellenip, korkusu aklının bir adım önünde yaşarken fıtratı dostluk kurmaya müsait olmadığından yalnızdır çoğunlukla.

Sabun köpüğü arkadaşlıkları tercih eder.Çıkarı bitince ya da mabadı ayazda kalınca sanal dünyasında lanet okur muhatabına.

Esirdir…

Kendi iradesi ile oluşturabildiği bir başarı öyküsü olmadığı için,kendine sahip arar.Talimatlarla yaşar ki,günü geldiğinde sorumluluktan sıyrılıp sahibini de ısırabilsin.Isırır da;Yeter ki koşullar oluşsun vakti gelsin.

Yalancıdır…

Kendisi dahil herkese yalan söyler.Hiç kimse onun hayatında birincil önem taşımaz.Sadece kendisinin bile emin olamadığı hayalleri vardır.Darı ambarında ki hali bundandır.

Sorsan Has Müslüman’dır da,emek hırsızlığının, insanın arkasından iş çevirmenin,iftira atmanın, tehdit etmenin en önemlisi kul hakkı yemenin günah olduğundan bihaberdir.

Cahildir…

Okumuş olsa bile cahildir.Bakın kendi samimiyetsizlerinize; ‘’uzmanım’’dedikleri konular da bile bilgi karşısında nasılda çırak çıkarlar görün.

Başkalarının yetenekleri üzerine çöreklenip, hasbel kader sahip oldukları konumlarını koruma gayreti ile panik içerisinde yaşarlar. Cesaretleri de cehaletlerinden kaynaklanır.

Kendisini temize çıkartmak için en yakınını(!)bile ateşe atmaktan asla çekinmez. Kişi samimiyetsizi dünyasına soktuysa çıkartmak için mutlaka bedel öder.

Kötülüğün en önemli bileşenlerinden biridir aslında samimiyetsizlik. Sinsiliğin kuluçkasında büyür.O büyüdükçe samimiyetsiz küçülür.

Tek samimi olduğu konu samimiyetsizliğidir.

O,bunun kendisine verilen İlahi bir ceza olduğunun fakına bile varmadan,yaşar gibi yaparken hep kaybeden olması en sevdiği oyunun bile bile lades olmasından kaynaklanır.

Takke düşüp kel göründüğünde iş işten geçmiştir çoğunlukla;Samimiyetsizin ruhunuzda açtığı yara,kötününki ile mukayese kabul etmez…

Demem o ki,

Kimin  samimiyetsizleri varsa,söküp atsın hayatından bu günden itibaren.Emin olsun ki hiç üzülmeyeceklerdir;Çünkü zaten hiçbir zaman o kişinin hayatınızda olmamışlardır.Bedel öderim diye de korkmasın ödemeye ciğerlerin den başlasın; çok ucuzdur…

Ben öyle yapıyorum; Samimiyim.

Hem de o eşecik kadar samimi…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254