Geçtiğimiz Cumartesi akşamı Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda MHP Genel Başkan Adayı Meral Akşener’i izleyenler arasındaydım.

Billboardlarda programın 19.00’da başlayacağı duyurulmuştu. “Hiçbir şey zamanında başlamaz” diye düşünerek salona 19.40’ta girdim; ancak yanılmıştım. Coşkulu vatandaşlar tarafından hınca hınç doldurulan salonda oturacak yer bulabilmek için tribünleri birkaç kez tavaf etmek zorunda kaldım.

Üstelik spor müsabakalarının oynandığı alana yerleştirilen binlerce sandalyenin de tribünlerden farkı yoktu.

Akşener’in salona gelişini beklerken gözüme ilk çarpan isimler Bursa kamuoyunun yakından tanıdığı Necati Özensoy, Hasan Toktaş, Arif Demirören, İsmail Tatlıoğlu, Engin Er, Selçuk Türkoğlu, Yaşar Türk ve Ercan Özel oldu.

Akşener salona saat 20.10 sıralarında geldi. Bütün salon tarafından ayakta alkışlar ve sloganlarla karşılandı. Yaşanan coşku kesinlikle görülmeye değerdi…

(Program bitişinde emniyet görevlilerinin, salona gelen kişi sayısını devlet sırrı gibi korumaya çalışmaları ilginçti. Tecrübeli basın mensuplarının üzerinde uzlaştığı rakam ise 10 bindi. Bursa’da bu kadar insanı mevcut genel başkan bir araya toplayabilir miydi, diye sormadan edemedim.)

 

***

 

MHP’de muhalif hareketin başlaması üzerine yaptığı ilk açıklamada “Anamdan il başkanı doğmadım” diyen Yüksel Yılmaz da Bursa ve Ankara’dan gelen misafirleri ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen görevden alınmış il başkanlarını ev sahibi olarak karşıladı.

TRT’deki Diriliş Ertuğrul dizisinden bolca alıntı yaptığı konuşmasında Başkan Yılmaz, Sinan Oğan ve Koray Aydın’ı da misafirperverlik düsturuyla gerektiği gibi ağırladıklarını belirterek, Bahçeli’yi selamladı. Fakat, “Ülkücülerin meşveretinden ancak hayırlar çıkar. Artık Türkiye’nin yüzde 12’lik MHP’ye değil, Türk dünyasının sorunlarını çözen bir MHP iktidarına ihtiyaç var” diyerek mesajı da gerekli yere gönderdi.

 

***

 

Akşener kürsüye, İl Başkanı Yılmaz’ın “Geleceğin başbakanı ve günümüzün Hayme Ana’sı” şeklindeki anonsuyla çıktı.

Öncelikle ‘koltuk sevdalısı’ eleştirilerine cevap verdi; “Evet, sizin adınıza koltuk sevdalısıyız. Sizin adınıza bütün koltuklara talibiz” dedi.

Mevcut sisteme yönelik şu eleştirilerde bulundu: “Anadolu’nun kavruk çocuklarını taşeron yanlarına ve uzman çavuşluğa mahkum ediyorlar. Gençlerimiz KPSS’den 80 puan alıp işe giremezken, birileri 35 puanla özel kalemliklere yerleştiriliyor.”

Paralel proje iddiasına da cevap veren Akşener’in “Ben paralel falan değilim; ama bunlar yamuk” cümlesi bütün salonda gülüşmelere neden oldu.

Bir kadının uğrayabileceği en kötü iftiraya uğradığını, bu konuda dava açan tek siyasetçinin de kendisi olduğunu söyledi. Salonda kopan yuhalama tufanı üzerine, “Siz merak etmeyin, ben gerekeni yapıyorum” dedi.

Olağanüstü kurultayın MHP’nin iç meselesi olması gerekirken bir anda herkesin bu konuya saldırmaya başladığına dikkat çekerek, genel başkana hitaben MHP genel merkezinin 17-25 Aralık konusundaki fikir değişikliğini gizleyemeyeceğini savundu.

Genel başkanın şahsına yönelik dışarıdan yapılan hakaretlere MHP’den hiç kimsenin sesini çıkarmadığını, ancak kendileri genel başkan adayı olarak ortaya çıktıklarında ağza alınmayacak hakaretlere uğradıklarını söyledi.

Ve çok iddialı konuştu: “Ben başbakan olacağım. Cumhurbaşkanlığı koltuğunda bir ülkücü oturacak. Meclis başkanı bir ülkücü olacak. Hak edilmeyen maaşların, 25 yaşında birden zengin olup Mercedeslerde gezenlerin, kul hakkı yiyenlerin düzenini bozmaya geliyorum.”

 

***

 

Uzun süren sessizliğin ardından tabanın heyecanla Akşener’e sahip çıkması hem MHP’de, hem de Türkiye’de bir şeylerin değişeceği yönündeki umutları arttırıyor. Salonda oturduğum yerdeki amcaların, dayıların görüşleri böyle. Onlar taban, halk, vatandaş… Onlar ne derse o oluyor… Bu heyecanın görülmeye değer olduğunu bir kez daha vurgulayarak hayırlısını dileyelim.

 

***

 

Akşener Pazar günü de Çekirge Kervansaray Otel’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Oradaki notlarımızı da yarın paylaşalım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.