Biz sahtekâr mıyız?

Teleziyon haberleriden dıyduklarımzıa anlatılanlara, gördüklerimize şahit olduklarımıza…

Mahkemelere intikal  eden olaylara baktığımızda ister istemez bu soru aklıma geliyor.

İnanamıyorum.

İnsanlar  para için herşeyi yapabilir duruma gelmişler.

Ne Allah korkusu kalmış ne kuldan utanma duygusu kalmış.

Arsızlaşmışız.

Çünkü Allah korkusu insanları suç işlemekten men eder.

Alıkoyar, tutar, engeller.

Allaha vereceğin hesabı düşünürsünüz.

“Birileri duyarsa ayıp olur, utanırım, kimsenin yüzüne bakamaz duruma gelirim” diye  düşünmesi lazım insanın.

“Bayram yaklaşıyor, turist akını çok fazla, tatil yapanlar çoğunlukta” diye iki yüz seksen milyon sahte dolar basıyor ve bunu piyasaya sürmeye hazırlanıyor sahtekarlar.

Sorsan bunlar Müslüman..

Düşünsenize bir bu pararadan  bir veya iki yüz ilira sizin elinize geçse yakalansan, anlat anlatabilirsen derdini emniyette..

Sahtekâlığın sınırı yok.

Gidip mağazadan beyaz eşya alıyor takiste bağlıyor,  aldığı ürünleri doğru spot mağazalara götürüp peşin fiyatına satıyor sonra ara ki taksitle aldığı malın parasını gelsinde ödesin.

Sahtekalık diz boyu.

Gidip adamın evini kiraya tutuyor.

Oturuyor bir iki yıl sonra   çıkıp gidiyor.

Nereye  gittiği belli değil.

Elektirik parası su parası doğalgaz parası yatırılmamış.

Binlerce lira borç birikmiş.

Hadi, gelde anlat derdini Markopaşaya…

Sahteklîk her yerde.

Keza aynı şekilde  adam geliyor iş yerini kiralıyor, veriyor bikaç bin lira  peşinat  “sonrasını kazandıkça  vereiym” diyor.

Üç yıllık mukavele imzalıyor sekiznci  ayda  defolup gidiyor .

Mukavele ne işe yarayacak ki?

Aynı şekilde elektirik, su, doğalgaz parası  yatırılmamış.

Çık işin içinden bakalım.

Sahtekârlık boğaza dayanmış.

Kadın  veya erkek gidp bir mağazadan alışveriş yapıyor, taksite bağlıyor, bir iki ay ödüyor sonarasına Allah kerim, bir daha p mağazaya  uğramıyorlar.

Araki bulasın.

Sarı çizmeli Ayşe-Memet  kim?

Sahtekâlık her yerde.

Dolandırıcılık  nefret ettiriyor.

Dürüstlük aranıyor.

 Ne esnafa  güvenebilyoruz ne müşteriye.

“Ne zamana kaldık  Ya Rabbim”  diyeceğimki  eş dost diyorlarki:

“Daha bu günler iyi günlerimiz gelecekte daha kötü şeyler olacak” mış…

Vay başımıza gelenler.

“Biz böyle miydik, nasıl böyle olduk?” diye sormayacağım.

Çünkü sebebini ben biliyorum.

Doğurduk, sokağa saldık, ne din, iman ne aile ne toplum ne eğitim terbiyesi verdik çocuklarımıza.

Başımızdan savdık evden dışarı attık döndü dolaştı şimdi ayaklarımıza dolaşmaya başladı.

Yani bunlar bizim eserimiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246