Bu haber kez okundu.

Onkologlardan kanser hastalarına kemoterapi uyarısı
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD), "Kanser değil kemoterapi öldürüyor" şeklinde kamuoyunda yer alan tartışmalar üzerine bir açıklama yaptı.
Kamuoyunda kendilerini homeopati uzmanı olarak adlandıran yetkisiz bazı kişilerin yaptığı açıklamaların kanser hastalarına ciddi zararlar vermesinden endişe edildiğine dikkat çekildi.
Kanser tedavisinde kemoterapinin bilimsel geçerliliği olan ve etkin bir tedavi yöntemi olduğunu, tümörün yapısıyla ilgili olarak kanserlerin klinik seyrinin farklılıklar gösterdiğini, kanserin türüne, evresine ve diğer organlara yayılım yapıp yapmadığına göre değişen kanser vakalarında uygulanan ilaçlarla tedaviye verilen tepkilerin de değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Ahmet Özet, birçok kanser türünde kemoterapi ile hasta lehine çok önemli başarılar elde edildiğini ifade etti.
Kemoterapi nedir?
Kemoterapinin kansere karşı kullanılan cerrahi, ışın tedavisi, immunoterapi ve hedefe yönelik tedavi gibi bir tedavi yöntemi olduğu belirtilen açıklamada halen birçok kanserde etkin bir biçimde kullanıldığı, lenfomalar, lösemiler, meme kanseri, testis kanserleri gibi kanserlerin birçoğunda tam şifa sağlandığı, birçok kanserde ömrü uzattığı bilgisi paylaşıldı.
Kemoterapinin kelimenin tam anlamıyla ilaç tedavisi anlamına geldiğini ifade eden Prof.Dr. Ahmet Özet, kanser tedavisi sırasında tek bir kemoterapi ilacı ya da farklı kemoterapi ilaçlarının bir kombinasyonunun da uygulanabildiğini kaydetti. Özet şöyle dedi: "Kanser sırasında hücreler, bir hücre yığını oluşana kadar bölünmeye devam ederler. Bu hücre yığını bir yumru oluşturur. Bu yumru ise tümör olarak adlandırılır. Kanser hücreleri, normal hücrelere göre çok daha sık bölünüp çoğalırlar. Kemoterapi ile kan dolaşımına geçen ve bölünmeye ve çoğalmaya devam eden hücrelere zarar verir. Bölünme sürecindeki hücreler kemoterapiden daha fazla etkilenir. Kemoterapi, hücre bölünmesi sırasında hücre içindeki kontrol mekanizmasına zarar vererek hücreleri öldürür ya da hücre bölünmesi sırasında gerçekleşen kimyasal süreçleri sekteye uğratır. Kanserlerde tek tedavi kemoterapi olmamakla birlikte vücutta yayılan kanser hücrelerini yok etmek için kemoterapi şu an için bilinen en etkili tedavi yöntemidir. Kemoterapinin zararlı olduğuna ilişkin ifadeler gerçeği yansıtmayan, bilimsel geçerliliği olmayan ve bazı çevrelerin hasta ve hasta yakınlarına kasıtlı olarak ilettikleri yanlış mesajlardır. Bilakis gerekli olan durumlarda kemoterapi uygulanmaması, hastaların ölümüne veya hastalığın ilerlemesine yol açabilir. Hangi hastaya hangi ilacın ve ne kadar dozda uygulanacağı ve gelişebilecek istenmeyen yan etkilerin kontrolü tıbbi onkoloji uzmanlarınca planlanmakta ve hastalar en uygun ve etkin koşullarda tedavi edilmektedir. Son yıllarda gerek tanı gerekse tedavi ile ilgili pek çok yenilik olmuştur. Hedefe yönelik ve sınırlı yan etkiye sahip ilaçların da katkısı ile hastaların iyileşme oranları giderek artmıştır. Kemoterapi ilaçları çok güçlü etkilere sahiptir bu nedenle zaten kanser tedavisi planlanırken hasta için fayda zarar hesabı mutlaka yapılmaktadır. Söz konusu ilaçların, kanser hücresini yok ederken diğer yandan normal hücrelere de istenmeyen etkileri olabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken, bu etkilerin kabul edilebilir düzeyde olmasıdır. Hastalara hastalıklarına ve kendi özel durumuna göre uygun olarak doz ayarlaması yapılmaktadır. İlaç araştırmalarında hangi dozların kabul edilebilir düzeyde olduğu da zaten tespit edilmiştir. Yalnızca kemoterapi ilaçlarının değil her ilacın bir yan etkisi vardır. Önemli olan ilaçtan hasta için beklenen faydanın ortaya çıkarabileceği yan etkilerden yüksek olmasıdır. " dedi.
"Bilime dayalı olmayan tedavi zarar verir"
Hastaları tedavi etmeden bağışıklık sistemlerinin kanseri yenmesini beklemenin onları ölümle baş başa bırakmak anlamına geleceğine dikkat çeken Özet, kanser hastalarının ancak kanıta dayalı tıbbın bilimsel ve etik kurallarla uygulandığı tedavilerden şifa bulabileceklerinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Her hasta kemoterapi görecek diye bir kural olmadığını da hatırlatan Prof. Dr. Özet, tıbbi onkoloji uzmanları hastanın durumu, tümörün özellikleri göz önüne alınarak, hangi hastada gerekliyse o hastaya kemoterapi uygulandığını, ama örneğin vücutta metastatik tümörü olan bir hastaya ’kemoterapi yapmayalım, bekleyelim’ demenin o hastayı ölüme terk etmek anlamına geleceğini ifade etti.
"Kemoterapi sırasında bitkisel karışımlar ve vitaminlerden uzak durun"
Kanser hastalarının umutla sarıldığı alternatif tedavilerin kanser tedavisindeki etkilerinin objektif olarak belirleyen ve yararlılığı ispatlanmış standart tedavilerle kıyaslayan çalışmaların yok denecek kadar az olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Özet, tıpkı ilaçlar gibi alternatif tedavilerin de yan etkilerinin bulunduğunu, üstelik bunların devam eden kemoterapi tedavisinin yan etkilerini de arttırmalarının mümkün olduğunu kaydetti. Bundan daha kötüsünün ise alternatif tedavi için kullanılan ürünlerin kemoterapi ilaçlarıyla etkileşimi konusunda çok az şeyin bilinmesi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özet şöyle devam etti: " Alternatif tedaviler kemoterapi ile aynı anda uygulandığında kemoterapinin etkisini azaltabilir veya bazende istenilenden çok artırabilir. Doğal olan her şeyin güvenli olmadığını, doğadan gelen her şeyin şifalı olmayacağını bilmek gerekiyor. Kanser tedavisi öncesinde, esnasında ve sonrasında bitkisel karışımlar-vitamin kapsülleri kesinlikle kullanılmamalıdır. Bitkisel ürünlerde, içine karışmış zararlı maddeler olabilmektedir. Bu ürünlerin saflığı ve güvenilirliği kuşkuludur. Özellikle aktarlardan elde edilen bitkisel ürünlerin, doğrudan doğadan toplanmış ve işlenmemiş olduğu unutulmamalıdır. Dolayısı ile bunlar yeterince temiz değildir, mantar sporları, çeşitli bakteriler içerebilirler. Kemoterapi tedavisi sırasında enfeksiyon riski olan hastalar bu tür ürünleri tükettiklerinde istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilir. Öte yandan bu ürünler, kemoterapi ilaçlarının etkilerinde azalmaya yol açarak hastalığın tedavisini sekteye uğratmaktadır. Bu karışımların yan etkileri, kemoterapi yan etkisi zannedilip gereksiz doz azaltılmasına gidilebilmekte ve tedavinin eksik verilmesine neden olabilmektedir. Ayrıca bu ürünler sıklıkla kanamaya yol açmaları nedeniyle kanserli hastalarda ciddi kanamalara ve ölüme neden olabilirler.Tüm bu nedenlerle, kanser hastaları kemoterapiyle birlikte alternatif yöntemleri denemeyi isterlerse bunu mutlaka onkoloji doktorlarıyla paylaşmalıdır. Tıbbi onkoloji uzmanları hastalara olası riskleri ve ortaya çıkabilecek sonuçları hasta ve hasta yakınlarına anlatarak seçimi zaten hastaya bırakacaktır."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner192