Bu haber kez okundu.

Kadavradan organ bağışı Türkiye’de yetersiz kalıyor
Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, kadavradan organ bağışı düzeyinin Türkiye’de son derece düşük olduğunu, canlıdan yapılan nakil sayısının ise geçmiş dönemlerde arttığını fakat son iki yılda durağan seyrettiğini söyledi.
Veriler, Türkiye’de organ bağışı sayısının, organ nakli için bekleme listesinde bulunan yaklaşık 26 bin hasta için yeterli olmadığını gösteriyor. Türkiye’de her 1 milyon nüfus başına sadece 4 olan kadavradan organ bağışı sayısı, 47 milyon nüfusa sahip İspanya’da, her 1 milyon nüfus başına 40,2. İspanya kadavra bağışçı sayısı ile dünya liderliğini elinde tutuyor. Günlük olarak 13 organ naklinin gerçekleştirildiği İspanya’da 2015 yılında yaklaşık 3 bin böbrek nakli, bin 162 karaciğer ve 299 kalp nakli ameliyatı yapıldı. Türkiye ise yaklaşık 77 milyonluk nüfusuna rağmen 2015 yılında 2 bin 534’ü canlıdan, 670’i kadavradan olmak üzere 3 bin 204 böbrek nakli ameliyatı gerçekleştirilebildi.
Timur Erk, “2012 yılı itibarı ile dünyada yapılan toplam organ nakil ameliyatlarının yüzde 90’ını böbrek ve karaciğer nakilleri oluşturuyor. Ülkemizde ise milyon nüfus başına gerçekleşen 12 kadavra organ bağışına karşılık, yine milyon nüfus başına 44 canlıdan nakil gerçeği ile karşı karşıyayız. Hayırseverliği ve cömertliği ile tanınan kültürümüzde, konu organ bağışı olduğunda beklenenin altında bir sayıyla karşılaşmak üzüntü verici. Kişi, sağlığında organlarını bağışlamış olsa dahi, yoğun bakım şartlarında beyin ölümünün gerçekleşmesi ve bunun uzman hekimlerden oluşan bir kurul tarafından bilimsel bilgi ışığında tespit edilmesinin ardından mutlaka geride kalan ailesinden ve yakınlarından onay alınması gerekiyor. Ne yazık ki aileler bu konuda oldukça çekimserler. 2015 yılında gerçekleşen bin 969 beyin ölümü vakasının sadece 472 aile yakınlarının organlarının başka hayatlara can vermesine izin vermiştir. Aile izni oranı yıllardır yüzde 23 düzeyini geçememiştir” dedi.
Nakil giderlerinin seyahat, tahlil, yatış, ameliyat gibi tüm harcama kalemlerinin SGK tarafından karşılandığını belirten Erk, hekimlerin temel görevinin hastayı yaşatmak olduğuna ve hiçbir hekimin organ bağış kaydı olan bir yoğun bakım hastasını potansiyel organ vericisi olarak görmediğini vurguladı. Erk, bu konudaki şehir efsaneleri nedeniyle organ bağışına ne yazık ki mesafeli bakan pek çok kişi bulunduğunun da altını çizdi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.