Bu haber kez okundu.

Bir Yılda 3 Kardeşe Karaciğer Nakli
Adıyaman’da yaşayan, doğuştan karaciğer hastası 4 kardeşten 3’ü, Başkent Üniversitesi’nin Ankara ve Adana hastanelerinde gerçekleştirilen karaciğer nakilleriyle sağlıklarına kavuştu. Babalarını ve teyze çocuklarını aynı hastalıktan dolayı kaybeden ailenin bir ferdi daha karaciğer nakli bekliyor.
Akıncı ailesinin çocukları Talip, Merve, Seval ve Ömer, kolesterole bağlı metabolizma bozukluğu olan “Ailesel Hiperkolesterolemi” hastası olarak dünyaya geldi. Babaları Halil İbrahim Akıncı’yı 40 yaşında, teyze çocukları Bilal Akıncı’yı da 26 yaşında aynı hastalığın tetiklediği kalp krizi sonucu kaybeden kardeşlerden 3’ü, başarıyla gerçekleştirilen karaciğer nakilleri sonrasında geleceğe umutla bakmaya başladı.
Akıncı kardeşlerden 20 yaşındaki Merve Akıncı, Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi’nde 12 Ocak 2015’te, dayısından yapılan nakille sağlığına kavuştu.
Ailenin en küçük ferdi, 11 yaşındaki Ömer Akıncı da, 28 Şubat 2016’da, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Araştırma ve Uygulama Merkezi Organ Nakli Birimi’nde gerçekleşen kadavradan nakille iyileşti.
Daha önce karaciğer hastalığına bağlı olarak by-pass geçiren 24 yaşındaki Talip Akıncı’ya, kardeşinden yaklaşık bir ay sonra, 23 Mart 2016’da, yine Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi’nde kadavradan karaciğer nakli yapıldı.
Kandaki kolesterolü temizlemek için 10 günde bir Adıyaman’dan Gaziantep’e giderek, burada diyalize bağlanan kardeşlerden 3’ü bu dertten kurtulurken, 16 yaşındaki Seval Akıncı da, kardeşleri gibi bir an önce karaciğer nakli olup, sağlığına kavuşacağı günü bekliyor.
KARDEŞLERİN HASTALIĞI DOĞUŞTAN
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Organ Nakli Birimi’nde, Prof. Dr. Gökhan Moray, Yrd. Doç. Dr. Hakan Yabanoğlu ve Uzm. Dr. İlker Arel ile birlikte Ömer Akıncı’ya karaciğer naklini gerçekleştiren Doç. Dr. Kenan Çalışkan, Akıncı kardeşlerin, doğuştan babalarından geçen “Ailesel Hiperkolesterolemi” hastası olduğunu söyledi. Hastalıkla ilgili bilgi veren Çalışkan, karaciğerin kandaki yağları temizleyemediğini, bunun sonucunda da kalp damar sorunlarının ortaya çıktığını kaydetti.
Organ nakli yapılan kardeşlerden Talip Akıncı’nın, hastalığa bağlı olarak, 18 yaşında by-pass olduğunu ifade eden Doç. Dr. Kenan Çalışkan, “Kalp ve damar sertliği hastalıklarıyla maalesef kaybetme durumumuz oluyordu. Yeni karaciğer takıldıktan sonra kalp lipid düzeyini ayarlıyor, bunun sonrasında da normal bir insan gibi hiçbir ek tedaviye ihtiyaç duymadan hayatlarını devam ettiriyorlar. Çok çok olumlu bir şey. 3 kardeşe de nakil yapılması güzel bir duygu, bu çok önemli” dedi.
“ORGANLARIMIZ BOŞA GİTMESİN”
Organ bağışının önemine de dikkat çeken Çalışkan, şöyle devam etti:
“İnsanlar hayatlarını kaybediyor, bu engel olamadığımız bir durum. Organları toprakta çürüyor. Bu şekilde yeni yeni hayatlar kurtarmak bizim elimizde. Organlarımız boşa gitmesin. Bu sayede de pek çok insan normal bir hayat sürecek.”
Diğer kardeşin de nakil beklediğini dile getiren Çalışkan, “Ancak ona kardiyolojik işlemler yapılması gerekiyor, ondan sonra nakil planlayacağız” diye konuştu.
Çalışkan, Adana’daki Organ Nakli Birimi’nde, 2 yılda 15 karaciğer, 210 civarında da böbrek nakli gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.
BÖLGEDE ÇOCUĞA YAPILAN İLK NAKİL
Organ Nakli Koordinatörü Uzm. Dr. Ferit Erdoğan da, 2015 yılında Türkiye genelinde bin 216 hastaya karaciğer nakli yapıldığını, 2 bin 253 hastanın da halen nakil beklediğini ifade etti.
Ömer Akıncı’ya yapılan karaciğer naklinin, bölgede bir çocuğa yapılan ilk nakil olduğunu belirten Erdoğan, “Bölgemizde çocuk hastalara nakil yapılan merkez yoktu. Ömer’e yapılan nakil, bu açıdan bölgemizde ilk oldu” ifadelerini kullandı.
Organ bağışındaki eksikliğe dikkat çeken Erdoğan, “Ülkemiz, nakil konusunda çok iyi durumda olan ülkelerden biri. Çok iyi hastanelerimiz var, çok iyi doktorlarımız var. Her şey tamam ama bağışlarda eksiklik var. Yaptığımız karaciğer nakillerinden fazlasını, organ beklerken kaybediyoruz” dedi.
Aynı hastalıktan dolayı babalarını ve bir akrabalarını kaybeden Akıncı kardeşler, artık geleceğe daha umutlu bakıyor.
Kardeşlerin en büyüğü Talip Akıncı, kendisinin ve 2 kardeşinin karaciğer nakli olarak sağlıklarına kavuştuğunu, ancak bir kardeşinin daha karaciğer beklediğini söyledi. Hasta olduğu döneme göre kendisini çok çok iyi hissettiğini belirten Talip Akıncı, “Hem ruhen hem bedenen daha iyi durumdayız. Organ bağışı konusunda herkesi duyarlı olmaya davet ediyorum. Bizim gibi organ bekleyen çok insan var” diye konuştu.
KIZ KARDEŞTEN BAĞIŞ ÇAĞRISI
Büyük kız kardeş Merve Akıncı ise insanlara organ bağışında bulunmaları için çağrı yaparak, şunları söyledi:
“Hayat kurtarmak çok güzel ve özel bir şey. Bir insanın hayatının kurtulduğunu görünce insan çok mutlu oluyor. İmkanımız olsaydı, biz de organ bağışlamak isterdik. Ben diğer hastalara da şifalar diliyorum. Diyalize ben 3 yıl gittim, ağabeyim 4 yıl gitti, kardeşim halen gidiyor. İğneler falan çok zor bir süreç. Çok zorlanıyorduk, vücut direncimiz düşüyordu.”
Kardeşlerin en küçüğü Ömer Akıncı da, sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu, bir an önce tamamen iyileşip, arkadaşlarıyla oyunlar oynamak istediğini söyledi.
Eşini aynı hastalıktan dolayı genç yaşta kaybeden anne Selime Akıncı ise, organ bağışı için herkese çağrıda bulundu. Çocuklarının hayatı kurtulduğu için çok mutlu olduğunu ifade eden Selime Akıncı, “Allah organlarını bağışlayanlardan razı olsun” dedi.
İKİ HASTA DAHA NAKİLLE HAYATA DÖNDÜ
Akıncı kardeşlerin yanı sıra, aynı hastanede geçen hafta iki hastaya daha karaciğer nakli yapıldı. Bu hastalardan 29 yaşındaki Aylin Atik, 20 yaşında böyle bir hastalığı olduğunu fark ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:
“Bir arkadaşım beni doktora yönlendirdi. Yolum Başkent Hastanesi’ne düştü. Başhekimimiz Prof. Dr. Birol Özer hocamızın takibinde diğer doktorlarımızla tanıştık. Yaklaşık 2 yıldır karaciğer nakli bekliyordum. Her defasında aradılar beni, en sonunda uygun organ denk geldi. Ameliyata girerken hiçbir tedirginliğimiz yoktu. Çok şükür ameliyatım başarılı geçti. Yeni doğmuş gibi hissediyorum kendimi. Artık her şey arkada kaldı. ‘Güzel günler gelecek’ deyip, o şekilde devam ediyorsunuz. Hiçbir insan ‘organımı bağışlayamam’ demesin. Organ ölene kadar seninle, ondan sonra her şey çürüyüp gidiyor. Geriye kalan o kadar güzel hayatlar var ki yaşayamayan, hayatını bir ömür ilaçlarla kötü şekilde geçiren. İnsanlar organlarını bağışlasınlar ki böyle benim gibi bekleyen kişilere yardımları olsun. Bunu düşünen, organlarını bağışlayan kişiden Allah razı olsun.”
Yaklaşık 1 yıldır siroz hastası olduğunu söyleyen 67 yaşındaki Mehmet Yüksel de, organ nakli sonrası kendisini çok daha iyi hissettiğini belirtti. Yüksel, “Bana karaciğeri nakledilen kişi 5 kişiye hayat vermiş, kendisinden Allah razı olsun. Ailesine de çok teşekkür ediyorum” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193