Bu haber kez okundu.

Bayramda tatlı hastalığına yakalanmayın

Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Orhan Rodoplu, bayramda aşırı tatlı yenilerek sağlığı riske atılmamasını söyleyerek, “Bayramda tüketilen aşırı yiyecek ve özellikle aşırı şekerin ani kilo artışı yapabileceği gibi çeşitli hastalıkların da ortaya çıkmasına neden olabilir” dedi.

Op. Dr. Orhan Rodoplu, ramazan sonrası rutin yemek yeme düzenine yavaş ve kontrollü bir şekilde geçilmesi gerektiğini belirterek, “Bayramda tüketilen aşırı yiyecek ve özellikle aşırı şekerin ani kilo artışı yapabileceği gibi çeşitli hastalıkların da ortaya çıkmasına neden olabilir. Ramazan boyunca oruç tutanlar, beslenme düzeninin değişmesi ve günlük öğün sayısının düşmesi nedeniyle normal beslenme düzenlerine kavuşmalarıyla bir anda eskisinden de fazla yeme eğiliminde olurlar. Bu durumda, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, bazı kanser türleri, solunum rahatsızlıkları, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, eklem hastalıkları gibi rahatsızlıkları belirginleşmektedir. Vücut ağırlığı değişmemiş olsa bile vücut yağ oranının arttığı riskli bir dönem geride bırakılmıştır. Bu nedenle, bayramı beslenme konusunda bir çeşit sınav gibi değerlendirirseniz, aşırı yiyecek tüketerek sağlığınızı riske atmamış olursunuz” ifadelerini kullandı.

“Dikkat edilmesi gerekenler”

Ramazan ayı boyunca metabolizma yavaşlar, bu nedenle bu sürecin ardından gelen bayramla birlikte yenilen tatlıların vücutta yağ olarak depolandığını anlatan Op. Dr. Orhan Rodoplu, "Bayramın yaz aylarına denk gelmesi bizlere alternatif tatlı tüketimi sunmaktadır. Şekerlemeler yerine mevsim meyvelerinin tercih edilmesi diyabet ve obezite hastalarının yararına olacaktır. Şeker ve şeker içeren çikolata, hazır meyve suları, gazlı içecekler, tatlılar gibi besinlerden kaçının. Bu tür besinler kana hemen ve tamamen karışır. Vücut, kan şekerinin tümünü aynı anda enerjiye çeviremez ve bu durumda bir kısım glikozu vücut yağına çevirir. İnsülin ile kan şekeri düşer ve tekrar tatlı yeme isteği doğar, dolayısıyla beslenme süreci kısır bir döngüye girer. Mutlaka en az üç öğün yemek yenmeli, kızartmalar yerine ızgara, fırında ya da haşlama yöntemi ile pişirilmiş yemekler yavaş yavaş yenmeli ve çok iyi çiğnenmelidir. Sıvı alımına dikkat edilmeli ve günde yaklaşık 2-3 litre su tüketilmelidir. Kafeinin fazla tüketilmemesi için günlük çay ve kahve tüketimi 3 fincanı geçmemelidir. Gazlı içecekler yerine ayran, limonata, taze sıkılmış meyve suyu gibi sağlıklı içecekler tercih edilmelidir” şeklinde konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246