Bu haber kez okundu.

“Bağışlanan Bir Ünite Tam Kan, 3 Hastayı İyileştirebilir”
Hisar Intercontinental Hospital Klinik Laboratuvar Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık, bağışlanan bir ünite tam kanın, eritrosit, trombosit ve plazmaya ayrılarak 3 farklı hastanın iyileşmesini sağlayabildiğini belirtti.
Hisar Intercontinental Hospital Klinik Laboratuvar Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık 14 Haziran Dünya Gönüllü Kan Bağışı Günü’nde kan bağışının insan hayatındaki önemine değindi. Uyanık, kan bağışının, kuşkusuz birçok kişinin en riskli durumlarında, ameliyatlarda hayatını kurtarabilen ve hayata tutunabilmesini sağlayabilen bir işlevi bulunduğunu söyledi. Günlük yaşantıda sürekli önümüze çıkabilen ’acil kan aranıyor’ cümlesi, kan bağışının insan hayatı için oldukça büyük önem taşıdığını da vurgulayan Uyanık, “Çünkü, bağışlanan bir ünite tam kan, eritrosit, trombosit ve plazmaya ayrılarak 3 farklı hastanın iyileşmesini sağlayabiliyor.Kan, hayatın ve sağlıklı olmanın en önemli unsuru olarak kabul edilmektedir. Vücutta yaşamsal fonksiyonların doğru çalışmasını sağlayan, herhangi bir sebeple gerek hacim, gerekse içindeki bileşenleri azaldığında, çok acil bir ilaç gibi karşılanmak zorundadır. Kan, sağlıklı bir vücut için, vücut ısısının ayarlanması ve metabolizmada çok önemli bir role sahip olmanın yanında; vücuttaki tüm hücrelere oksijen, hormon, enzim, mineral, vitamin ve tüm besin maddelerini taşıdığı gibi, katabolizma sonucu açığa çıkan karbondioksit ve diğer zehirli atıkları, vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan organlara ulaştırmaktadır. Kanın bileşenlerinden olan akyuvarlar, bakteri, virüs gibi mikroorganizmaların oluşturduğu enfeksiyonlara ve diğer bütün zararlı etkenlere karşı da savunmaktadır” dedi.
“KAN YERİNE UYGULANABİLECEK HERHANGİ BİR TEDAVİ YÖNTEMİ YOK”
Uyanık, her gün, her an hastalıklar veya kazalar için acil olarak kana ihtiyaç duyulabilmekte olduğunu vurgulayarak “Halen kan yerine uygulanacak bir tedavinin olmayışı, kan bağışı yapmanın ne kadar değerli olduğunu da ortaya koymaktadır. Yakın akrabalardan alınan kan, alerji gibi sağlık sorunlarına yol açabildiğinden, gönüllü kan bağışçısından alınan kan daha güvenli olabilmektedir. Bağışlanan kanlarda, belirli standartlarda tarama testleri yapılarak, önemli hastalıklarla ilgili riskler minimuma indirilir. Kan bağışı başvurusunda, standart olarak bilgilendirme formundaki sorulara verilecek cevaplar da, yapılacak tarama testleri kadar önemli olmaktadır” şeklinde konuştu.
Hisar Intercontinental Hospital Klinik Laboratuvar Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık, bağışlanacak kanda, hastanın sağlığını korumak amacıyla yapılan testleri şu şekilde sıraladı: ”Anti-HIV testi (AIDS), Anti-HCV testi (Hepatit C), HBsAg testi (Hepatit B), Frengi testi (Sifiliz), Kan grubu testleri (ABO, RhD). Kan bağış işlemlerinde 2 şeye dikkat etmek gerekiyor. Kan verirken ve daha sonrasında, bağışçının da sağlığını düşünerek önlemleri almak, oldukça önem taşımaktadır. Diğeriyse kan verilecek hastamızı, kanla bulaşacak enfeksiyon hastalıklarından, bağışçının kullandığı ilaçların yan etkilerinden korumak ve bunun bilincinde olunması gereklidir” .
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193