Bu haber kez okundu.

Anoreksiya Nervoza kadınlarda daha fazla görülüyor
Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, çağın hastalığı olarak adlandırılan Anoreksiya Nevroza’nın kadınlarda daha fazla görüldüğünü söyledi. Anoreksiya Nervoza’nın en temel belirtisinin aşırı kilo alma korkusu olduğunu belirten Dr. Yavuz, "Kişinin hem bedeni hem de zihni etkileyen bir yeme bozukluğudur. Bu hastalıkta kişi kilolu olmadığı halde kendini aşırı şişman olarak görür ve kilo vermesi gerektiğini düşünür. Anoreksia Nevroza da hasta iştahı açık olmasına rağmen, yemek yemekten kaçınır, daha fazla zayıf olmak ister ve kilo almaktan korkar" dedi.
Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, ’Psikopatalojik davranış bozukluğu’ olarak da tanımlanan Anoreksiya Nervoza’nın ruhsal bozukluklar içinde sonucu ölümle sonuçlanabilen nadir bozukluklardan birisi olduğu söylerken konuyla ilgili görüşlerini paylaştı.
Anoreksiya Nervozunda süreç nasıl başlar ve ilerler
Anoreksiya Nervoza’nın en temel belirtisinin aşırı kilo alma korkusu olduğunu belirten Dr. Yavuz, "Hasta zayıf olduğu halde aynaya baktığında kendini çok kilolu olarak görmektedir. Çarpık bir beden imgeleri vardır. Bu hastalığa yakalananların yüzde 90’ı kadınlardır. Anoreksi genellikle ergenlik döneminde, nadiren de erişkin çağında başlar. Erkeklerde ise pek fazla rastlanan bir hastalık değildir. Anoreksiyalı kişi zayıfken bile kilo almaktan endişe duyar ve kilosunu kontrol altında tutmak için iki yönteme başvurur. Hastaların bir kısmı şişmanlamaktan korktukları için şekerli ve unlu besinlerden uzak durarak diyete başlarlar, bu süreç bir süre sonra tüm öğünlerdeki porsiyonları azaltarak devam eder. Sürekli kilo vermeye ve diyet yapmaya odaklandıkları için bazen de hiç yemek yemezler ve zorla yedirildiği takdirde çıkarırlar. Ağır egzersiz yapıp tehlikeli düzeyde zayıflayabilirler. Bu hastalar normal ve sağlıklı insanlardan çok daha zayıftırlar" ifadelerini kaydetti.
Anoreksiya Nervoza hastasının davranış biçimlerinden bahseden Dr. Yavuz, "Yiyecek tüketiminin aşırı derecede azaldığı döneme açlık dönemi denir. Açlık dönemi aşırı yeme dönemi izler. Hasta kontrolsüzce, aşırı hızlı bir şekilde karnını tıka basa doyurduktan sonra boğazına parmaklarını bastırarak kusar. Bazen de kilo alımını engellemek için idrar söktürücü ve laksatif kullanır. Depresif ve endişeli bir ruh hali içindedir. Anoreksi hastaları düzgün bir beslenme sistemleri olmadığı halde inanılmaz şekilde enerjiktirler. Sürekli yemek hakkında düşünürler. Kilo alma endişesiyle gün içinde defalarca tartılırlar ve aynada kendilerini seyredip şişman olduklarını düşünürler ve görünüşlerinden bir türlü memnun olmazlar. Uyku sorunu yaşarlar. Ancak tüm bunlara rağmen bir problemleri olduğunu asla kabul etmezler" açıklamasında bulundu.
Anoreksiya Nervoza’nın gelişimine etki eden faktörler
Hastalığın gelişimine etki eden faktörleri sıralayan Dr. Yavuz, "Ailesinde anoreksiya gibi yeme bozukluğu olanlar, modellik, bale, jimlastik gibi vücut ağırlığını sürekli kontrol altında tutması gereken kişiler, endişeli ve mükemmeliyetçi bir mizaca sahip olanlar, hayatında ciddi psikolojik sorunlar yaşayan kişilerde ailevi nedenler, taşınma, sevdiğiniz bir yakınını kaybetme gibi stresli dönemler yaşamak bu rahatsızlığın gelişmesindeki nedenler arasında yer alır" dedi.
Kız çocukları için de aynı tehlikenin söz konusu olduğuna dikkat çeken Dr. Yavuz şu ifadeleri kaydetti:
"Oyuncalar arasında dünyaca en güzel bebekler olarak adlandırılan Barbieler. Çocuklar bu bebekleri mutlak güzellik olarak kabul edip benzemeye çalışması anoreksiya yeme bozukluğuna neden olabiliyor. Ebeveynlerin bu konuda son derece dikkatli olmaları gerekmektedir. Araştırmalara göre diyet yapmanın yeme bozukluklarının gelişmesinde önemli bir etken olduğu vurgulanmaktadır. Çağımızda Anoreksiya Nervosa’nın yaygınlaşmasındaki en büyük nedenlerden birisi filmlerde, reklamlarda aslında görsel ve işitsel algılarımıza seslenen her mesajda ’zayıf kadın güzel kadındır düşüncesinin’ vurgulanmasıdır."
Anoreksiya Nervoza’nın neden olduğu tıbbi bozuklar nelerdir?
Yeme bozukluğunun vücuttaki organların işleyişini olumsuz yönde etkilediğini vurgulayan Dr. Yavuz, "Hastalık hormonal değişikler nedeniyle vücutta kıllanma, adet düzensizliği ya da kesilmesi, kalpte ritim bozukluğu, tansiyon düşüklüğü, ani kalp durmaları, yeterli gıdanın alınmaması nedeniyle kemik erimesi (osteoporoz) ve vücudun savunma hücrelerinde azalma, aşırı yeme dönemi sonrasında kusmanın neden olduğu diş minelerinde erime, çürükler, müshil kullanımına bağlı barsak bozukluklarına neden olabilir" dedi.
Tedavi yöntemleri
Anoreksiya Nervoza’da tedavi edilmeyen ya da tedaviye geç kalmış hastaların sonunun ölümle sonuçlanabildiğini söyleyen Dr. Yavuz, "Hastalığın ilerlememesi için erken teşhis önemli. Hasta genellikle tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlığı olduğunu kabullenmez. Anoreksiya hem fiziksel hem de ruhsal sebeplerden kaynaklandığı için doktor, diyetisyen ve ruhsal sağlık danışmanıyla yapılan tedavi daha iyi bir netice verir. Anoreksiya tedavisi zorlu bir süreçtir. Tedavi sürecinde zaman zaman gerilemeler söz konusu olabilir. Hastalık nedeniyle bedende aşırı yıpranma varsa tıbbi tedavi ile başlanır. İlk olarak kalp rahatsızlıkları veya depresyon gibi anoreksiyanın sebep olduğu tıbbi durumları tedavi edecektir. Daha sonra beslenme alışkanlığının düzelmesi için bir diyetisyen eşliğinde beslenme danışmanlığı alınmalıdır. Tüm bunların yanı sıra hastanın sosyal aktivitelere yönlenmesi tedavi edici bir yöntemdir. Resim çizmek, yazı yazmak gibi herhangi bir sanat dalı ile ilgilenmek de iyileşme sürecini hızlandıracaktır. Bu dönemde hasta yakınlarının desteği son derece önemlidir" ifadelerini kaydetti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.