Bu haber kez okundu.

Anjiyografik girişimle diyaliz hastalarının hayatı biraz daha kolaylaşıyor
Hastaların diyalize girmeleri için açılan fistüllerin yıllarca kullanılması sonucu fistülün olduğu yerde tıkanıklıkların olduğunu belirten Prof. Dr. Necati Dağlı, yeni yaptıkları ileri vasküler girişim teknikleriyle cerrahi müdahale uygulamadan anjiyografi yöntemi ile tıkanan fistülü açtıklarını söyledi.
Medical Park Elazığ Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Hekimi Prof. Dr. Necati Dağlı, diyaliz hastalarına uyguladıkları anjiyografi yöntemi hakkında bilgi verdi. Fistül hakkında bilgi veren Prof. Dr. Dağlı, "Fistül, diyaliz hastalarının diyalize girmeleri için kolundaki atar ve toplardamarı kalp damar cerrahileri birbirlerine yapıştırıyorlar. Hastanın atardamarından gelen kan tekrar toplardamarından kalbe dönüyor. Bu suretle toplardamarından girilen iğneler sayesinde hasta diyaliz makinesine bağlanıyor. Haftada 3 veya 4 gün böbrek yetmezliğini durumuna göre diyalize girme imkanı sağlıyor" dedi.
İleri vasküler girişimler konusunda yeni bir girişim daha yaptıklarını vurgulayan Dağlı, "Diyaliz hastalarının diyalize girmeleri için hastalara fistül açılıyor. Yıllarca kullanıldığı zaman bu fistüller hem toplardamarların hem de atardamarlarında fistülün olduğu yerde kronik tıkanıklıklar olmaktadır. Nadiren de pıhtı oluşmaktadır. Bu tür hastalar diyalize giremeyecek duruma geldiği zaman hastaların diyaliz fistülünün yeniden açılması gerekmektedir. Şimdiye kadar bu tıkanan fistüller tıkalı olarak bırakılıp yeni fistül açılmaktaydı. Dolayısıyla da hastaların çoğu da birkaç tane fistülle devam etmek zorunda kalıyordu. Hastaların bu suretle çok ilerleyen yıllarda kollardan diyalize girme imkanı da ortadan kayboluyordu. Yeni uyguladığımız ileri vasküler girişim teknikleriyle yüzde 100 tıkalı diyaliz fistülünü bacaktan girilerek anjiyografi yöntemi ile açmaktayız. Koldan ve bacaktan girdiğimiz iki tane kateter yardımıyla arter ve venin birbirine bağlandığı yerdeki tıkanıklıkları yeni geliştirilen özel teller ve kateterler yardımıyla açmaktayız. Böylece hastaların yeniden fistül açılması engellenip, eski fistülü ile diyalize girme imkanı sağlanmaktadır" diye konuştu.
Bu yöntem sayesinde hastaya cerrahi müdahale yapılmadığını ifade eden Dağlı, "Tıkalı fistüller ya koldan deri açılarak açık cerrahi ile açılmakta idi veya da tıkalı bırakılıp yeni bir fistül açımı yoluna gidilmekte idi. Bu yöntem damarın daha üst kısmında yeni bir tane fistül açılması şeklinde yapılıyordu. Böylece de hastaya aynı koldan iki ve ya üç fistül açılmakta ve hastanın daha sonraki tıkanıklarında diyalize girme sorunu yaşıyordu. Ama biz bu yöntemle hiçbir kesi açmadan sadece koldan ve bacaktan bir iğneyle girerek hiçbir dikişe gerek kalmadan eski fistülünü kullanılabilir hale getiriyoruz. Bu hastanın uzun yıllardır diyalize girebilme kabiliyetini artırmış oluyoruz. Böylelikle damarlarındaki hızlı hasarlanma önlenmiş oluyor. Daha üstten bir fistül açıldığı ve o da tıkandığı zaman bu kez diyalize girme konusunda çok zorluklar çekebiliyor. İlerleyen dönemlerde kalıcı kateter, yabancı bir cisimle yaşamak zorunda kalıyor. Bu yöntem sayesinde tıkalı olan fistülünü tekrar kullanıma açılıyoruz" şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.