Bu haber kez okundu.

45 yaşında rahat nefes almaya başladı
Konya’da kalp kapağında doğuştan eğilme olan 45 yaşındaki kadın, son derece zor olan ve tecrübe gerektiren bir ameliyatla kalp kapağı onarılmasının ardından rahat nefes almaya başladı.
Kalp kapağında doğuştan eğilme olan Karaman’da yaşayan Fadim Dikyol (45) bir anda fenalaşınca hastaneye kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından Konya’ya, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Meram Tıp Fakültesine (MTF) sevk edilen Dikyol, zor geçen bir operasyonun ardından sağlığına kavuştu.
Sağlıklı bireylerin anlayamayacağı ancak rahatsızlığı olanlar için yaşamanın tam anlamıyla işkence haline geldiği hastalıkla 45 yıldır mücadele ettiğini belirten Fadim Dikyol, kalp kapakçığında doğuştan eğilme ve göğüs kafesinde daralma rahatsızlıklarının olduğunu söyledi.
Fadim Dikyol, "Daha önce doktorlara gittim, ‘ameliyat olursan masada kalabilirsin, düzenli olarak gel ilaçlarının dozajını ayarlayalım’ dediler. Ben de fazla önemsemedim, ameliyatı düşünmedim" dedi. İlk rahatsızlandığında Ankara’ya gittiğini ve orada kalp kapağında 1-2 santim eğilme tespit edildiğini belirten Dikyol, tedaviyi ihmal ettiğini, aradan 5-6 yıl geçtikten sonra ise İstanbul’daki muayenede eğikliğin 2-3 santime çıktığını öğrendiğini söyledi.
10 Kasım Perşembe günü nefes alamadığını ve Karaman’da acil hastaneye kaldırıldığını, ilk müdahale sonrası Konya’ya sevk edildiğini anlatan Dikyol, "Şu anda çok şükür çok iyiyim. Meram Tıp Fakültesi Hastanesindeki bütün doktorlara ve çalışanlara teşekkür ederim" dedi.
"Hasta hayatını kaybedebilirdi"
MTF Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Niyazi Görmüş, solunum cihazına bağlı bir şekilde getirilen hastanın kalp kapağını değiştirme yerine onardıklarını ve rahat nefes almasını sağladıklarını söyledi. Ameliyat hakkında bilgi veren Prof. Dr. Niyazi Görmüş, "Hasta bize geldiğinde tansiyonu son derece düşüktü. Büyük tansiyonu ilaçlarla ancak 7-7.5 civarına getirilebiliyordu. Perşembe gece bize gelmişti. Cuma sabahı tansiyonları düşüktü, ekosu yapıldı ve kapakta ciddi bir yırtık ile kaçak görüldü. Daha sonra uyutuldu ancak tüm müdahalelere rağmen hastamızın tansiyonunu 8-8.5 üstüne çıkaramadık. Genelde bu süreç kısır döngüye girip hastanın hayatını kaybetmesiyle sona erer" dedi.
"Kalp kapağı onarımı hayli zor ve tecrübe gerektirir"
Hasta yakınlarıyla görüştükten sonra riskli olmasına rağmen ameliyata girdiklerini belirten Prof. Dr. Görmüş, ciddi bir yırtık ve ileri derecede dejenere olan kapağı ilk başta değiştirmeyi planladıklarını daha sonra son derece zor olan ve tecrübe gerektiren onarmayı tercih ettiklerini vurguladı. Prof. Dr. Görmüş, "4-5 ayrı hamle ile güzel bir kapak onarımı oldu. Kapakta herhangi bir kaçak kalmadı. Şu an kapak ameliyatıyla hastamız rahatladı. Ameliyata girdiğimizde hastamızın 7-8’ lerde olan tansiyonu ameliyat masasında kalbini çalıştırdığımızda 12’ye yükseldi. Bu hastanın iyi bir durumda olduğunun göstergesiydi. Ameliyat sonrasında reanimasyon ünitemizden ve göğüs hastalıklarındaki arkadaşlardan yardım aldık. Onların destekleriyle solunum cihazını ayarladık. Bu iş bir ekip işi" şeklinde konuştu.
"Erken müdahale büyük önem taşıyor"
Bu tür hastalara erken müdahalenin büyük önem taşıdığını aktaran Prof. Dr. Görmüş, Fadim Dikyol’un kalp kapaklarını çalıştıran alttaki iplerin uzayıp gevşedikten sonra koptuğunu en sonunda da akciğer ödemine girdiğini söyledi. "Zaten sınırlı bir akciğer kapasitesi vardı. Üzerine bir de akciğer ödemine girince hayatını kurtarması hayli zor hale geldi. Bu hastalar deyim yerindeyse sırat köprüsündedir" diyen Prof. Dr. Görmüş, bu tanıyı aldıktan sonra çok fazla gezmeden hemen doktoru bulup gerekli müdahalenin yapılması gerektiğini ve Meram Tıp Fakültesinin kapısının her zaman açık olduğunu vurguladı.
Kapak ameliyatlarında ilk tercihlerinin kapak onarımı yapmak olduğunu, hastaların zamanında, ilk aşamada gelirlerse onarım yapma ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Niyazi Görmüş, kapak onarımının tecrübeli merkezlerin yapmasının önemli olduğuna dikkat çekti.
"5 yıl sonra kalp ameliyatları daha küçük kesilerle yapılacak"
Ameliyatların 5 sene sonra küçük kesilerle yapılacağını dile getiren Prof. Dr. Görmüş, "Biz şimdiden o işleri rutin hale getirdik. Bugünü değil 20 sene sonrasını düşünüp ameliyatlar yapıyoruz. Bir ameliyathanemiz hibrit ve orada anjiyo cihazımız var. Hastanın hiçbir yerini kesip dikmeden kasığından girerek damar içinden damarlar koyuyoruz ya da balon ve stent işlemlerini yapıyoruz. Hastanemizin bu sistemi kurmak için yatırdığı paranın ve maddi olanakların en az 3-4 katını hastanemize ve devletimize kazandırmıştır" dedi.
Dünyadaki bütün gelişimlere açık bir şekilde bütün imkanların MTF’de mevcut olduğunu aktaran Prof. Dr. Görmüş, sürekli kendini geliştiren bir genç ekiple çalıştıklarını da sözlerine ekledi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.