banner252

Sabah ezan sesiyle uyandınız ve düşünmeye başlıyorsunuz, ardından sorgulama yeteneğinizi çalıştırıyorsunuz.

Size o ezan sesini duyuran hoparlörü kim icat etti biliyor musun? Bir Müslüman icat etmedi, edemedi ve edemez de..

Sonra abdestinizi alıp namazını kılmak için yatağınızdan kalkarak elektriği yaktınız.

Evinizi aydınlatan o ampulü kim icat etti biliyor musun? Bir Müslüman icat etmedi.

Abdestinizi aldınız, namazınızı kıldınız, kahvaltınızı yapmak için buzdolabını açtınız.

Yiyeceklerini koruyan o buzdolabını ve de çamaşırlarını yıkayan o çamaşır makinesi, bulaşıklarını yıkayan o bulaşık makinesi gibi evindeki beyaz eşyaları kim icat etti biliyor musun? Bir Müslüman icat etmedi.

Kahvaltını yapıp işe gitmek için evinden çıktın.

Sizi işinize götürecek o otomobili, o otobüsü, o treni, o tramvayı, o vapuru, kısacası o tür araçları kim icat etti biliyor musun?

Bir Müslüman icat etmedi.

Derken telefonunuz çaldı, açtınız. O telefonu kim icat etti biliyor musun? Bir Müslüman icat etmedi.

İşyerinize geldiniz, televizyonu açtınız. O televizyonu kim icat etti biliyor musun? Bir Müslüman icat etmedi.

Ardından bilgisayarınızı da açtınız. O bilgisayarı kim icat etti biliyor musun? Bir Müslüman icat etmedi.

Bir ara başınız ağrıdı, bir ilaç aldın.

Baş ağrısı ilacı gibi en hafif ilaçlardan kanser ilaçları gibi en ağır ilaçlara kadar hastalıklara derman olan o ilaçları kim icat etti biliyor musun? Bir Müslüman icat etmedi. İlaçların yanı sıra hastalıkları teşhis eden, tedavi eden tıbbi araç gereçlerin hiçbirini bir Müslümanın icat etmediği gibi. Bindiğin bisikletten uçağa kadar, dikiş makinesinden makine üreten makinelere kadar, insanlara hizmet eden, insanların hayatını kolaylaştıran hiçbir şeyi bir Müslümanın icat etmediği gibi.

Sevgili okurlar; biz Müslümanların bundan hicap duymamız gerekmez mi?

İnsanlığa hizmet eden, insanların hayatını kolaylaştıran hiçbir şeyi niye bulamıyoruz diye düşünmemiz gerekmez mi?

Biz Müslümanların bilim, teknoloji üretemediğimiz gibi, niye dünya çapında sanat ürünleri üretemiyoruz diye kendi kendimize sormamız gerekmez mi? Yabancı ülkeler buluyor, geliştiriyor, üretiyor, pazarlıyor. Sonra Müslümanlar Kuran-ı Kerim'i alıp ''bu zaten Kuran da yazıyordu'' demekle İslam alemini avutuyorlar. Madem yazıyordu ve 1,400 yıldır okunuyor da yabancılar bulmadan sen neden bir şey icat etmiyorsun arkadaş.!

Bakıyoruz da bilimde en ileri giden ülkelerin insanları, en çok kütüphaneye giden insanlar.

Bakıyoruz da bilimde en ileri giden ülkelerin insanları, en çok gazete, kitap okuyan insanlar.

Günde beş vakit ibadethaneye gider de niye yılda bir vakit bile kütüphaneye gitmez çoğu Müslümanlar?

Yine bakıyoruz da bilimde en ileri giden ülkeler, sanata en çok önem veren ülkeler.

Bakıyoruz da bilimde en ileri giden ülkeler, hiçbir beyinsel üretimi yasaklamayan ve de günah saymayan ülkeler.

İşte o ülkelerin insanları, insanlığa hizmet eden icatlar yapıyor.

İşte o ülkelerin insanları Ay’a gidiyor.

İşte o ülkelerin insanları Mars’ta yaşam alanı kuruyor.

İşte o ülkelerin insanları, daha geçenlerde yaşanacak yedi yeni gezegen buluyor.

Eller uzaya gidiyor; Müslüman alemi bu yarışta hep yaya kalıyor.

Bırakın bilim, teknoloji üretememeyi, 1 milyar 600 milyon nüfustan ve 63 ülkeden oluşan Müslüman aleminin toplam üretimi, 80 milyonluk Almanya’nın üretimini bile bulmuyor.

Müslüman aleminin en güçlü ülkesi Türkiye, Konya büyüklüğündeki Hollanda’nın bırakın sanayi ürünlerini, tarım ürünlerinin beşte birini bile üretemiyor. Ne yazık ki gelişmiş ülkeler ile Müslüman alemi, Mars ile Kars kadar birbirine uzak bulunuyor!

Türkiye de gençler müthiş derecede karamsar artık, önlerinde bir gelecek göremiyorlar, Sabahları işe gidenlere bakıyorum herkesin yüzünden düşen bin parça, yüzler asık, gülümseyen yok. Sözde lafa gelince ülkemizin geleceği gençler denir de onlara alt yapı hazırlayan bir oluşum yok. Geçmiş yıllarda abartılı başlık paraları altında ezilen vatandaşlarımızdan bir farkı yok günümüz gençliğinin. Babadan dededen bir şey kalmamışsa bir gencin evlenebilmesi yuva kurması geçmiş dönemlerden çok, çok daha zor. Başarılı bir okul hayatı olan gelecek vaat eden gençlerin tamamı imkansızlık sebebiyle çareyi her hangi bir Avrupa ülkesine veya Amerika ya gitmekte görüyor. Ve bu genç yetenekli beyinleri de böyle kaybediyoruz, işte Batı ülkeleri teknoloji ve bilim alanında bu şekil de ilerliyor.

Çalışma hayatımda bir çok Alman ve İtalyan ile çalıştım, üretim yaptık, işlerine o kadar sahip çıkıyorlar ki şaşmamak elde değil, Mühendisleri, müdürleri, patronları inanın önlüklerini giyip yağ, pas demeden inceleme yapıyorlar, tanklara giriyorlar, yere yatıp tozlanıyorlar. Bizde bir tekniker ve mühendis böyle çalışmaya tenezzül etmez ve bir yerini kirletmez. Müslüman aleminde ise bir Ar-Ge felsefesi dahi yok oysa gelişmiş ülke ve firmalar bunlara dünya para yatırıp verim alıyorlar, bunu bile kavrayamıyoruz. Dediğimiz gibi bir sabah ezan sesiyle uyanınca bunları da sorgulayın derim. Esenkalın

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
GERÇEK Mİ? 7 gün önce

-1974 Yılında hiç aşınmayan araba lastiğini yaptırtmadılar, 1980 li yıllarda güneydoğudaki bir ilimizde Su ile çalışan araç yaptılar ama yaptırtmadılar, 2007 yılında Manisada kendi kendine giden araç fabrikası kurulacaktı yaptırmadılar daha neler neler

banner251

banner246