Kişilerin gördüğü korkutucu rüyalara kabus diyebiliriz. Bireyin bir kabus sonrasında çok kaygılı ve korkmuş bir şekilde uyanmasının anlamlarını araştıracak olursak birkaç faktörün bu alanda rol oynadığını görebiliriz.

Psikanalitik perspektiften bakıldığında, kişilerin var olan ve geçmiş çatışmaları hayatlarında rol oynamaktadır, rüyalarda da bu çatışmalar sonucunda ortaya çıkan malzemeler olabilmektedir. S.Freud, makalelerinde rüyaların kaynaklarını açıklamıştır, rüyaların uyaranlarını dış (objektif) duyusal uyarımlar (bedenin dışında var olan, ısı, sıcaklık, ışık gibi duyusal diğer uyaranların bedenimizi etkilemesi), iç (subjektif) duyusal uyarımlar (kişinin kendi duyularında ki değişiklikler sonucunda uyarılması, aç yatıldığında bununla bağlantılı görülen rüyalar gibi), iç (organsal) bedensel uyarımlar ( kişinin beden sağlığı etkilendiğinde, bir hastalığı olduğunda, iç organların bedenimizi etkilemesiyle oluşan rüyalar.

Bazen kişinin uykusunda çok terlemesi, ya da sık sık kabuslar görmesi, hastalığının bedenini etkileme şekli olabilir) , salt psikolojik uyarım kaynakları ( sadece dış ve iç uyaranlar kişilerin gördükleri rüyaları açıklayamamaktadır, bazen rüyada görülen imgeler kişinin kendi hayatını, geçmiş ve deneyimlerini çağrıştırmaktadır, bazen bir duygu bazense bir anı olarak ruhsal benlik rüyalarımızda var olabilmektedir) olarak dörde ayırmıştır. Kabuslarda aynı kaynaklar neticesinde ortaya çıkabilmektedir.

Çevresel faktörler, gelişim sürecinde kazanılan güven duygusu, günlük hayattaki ve geçmişten gelen çözümlenememiş çatışmalar, fizyolojik faktörler ve hastalıklar gibi etmenler kabus görmeye ve sonrasında duyulan korkuya sebep olabilmektedirler. Kişinin bebeklik döneminde ki tümden çaresizliği, bağımlı oluşu ve gelişim sürecinde halletmesi gereken çatışmaları ve en sonunda kazandığı bireyselliği gibi durumların sağlıklı bir şekilde kazanılması ya da bu süreçlerde yaşanılan travmalar sonucu, sağlıksız gelişen bazı örgütlenmeler kişilerin gerçeklik sorgulamalarında ve ilişkilerinde etkilidir. Bu ruhsal yapı aynı zamanda rüya da gördüklerimizi, kabuslarımızın işlevselliğini de açıklamamıza yardımcı olabilmektedir. Psikoterapi süreçlerinde bilinçdışı süreçlerimizi anlayabilmek adına, kişinin kendini keşfetme yolculuğunda rüyalar önemli yer tutmaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246