Dün, yazımı yazmak üzere klavyenin başına oturduğumda bir mesaj geldi:

Murat Bey, Hüsnü Çalışkan’ın hekimi ile görüşüldü. Ameliyat hazırlıkları tamamlanarak yatışı yapılacak. Oğlu Mustafa Bey’e bilgi verildi. Bilgilerinize.

Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Rüstem Aşkın’ın sekreteri Nalan hanımdan geliyordu bu mesaj.

Açıkçası çok mutlu olmuştum.

İsterseniz, özet olarak konudan bahsedeyim:

Hüsnü Çalışkan isimli pankreas kanseri bir hasta, geçen de hastaneleri dolaşarak acil ameliyat olması gerektiği söylenmesine rağmen yatak bulamıyor.

Ameliyatı da oldukça komplike ve acil bir müdahaleyi gerektirdiği bizzat doktorlar tarafından ifade edilmesine rağmen, adamcağıza gittiği hastanelerden “yatak yok” denerek geri çevriliyor.

Olay bana aksettirilince, ben de Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Rüstem Aşkın’a bildirdim hemen.

Benim gıyabımda, gazetemiz yazarlarından sevgili kardeşim Bilal Kayaaltı da durumu öğrenip mufassal bir köşe yazısı yazmış. Allah kendisinden razı olsun.

İşte bunun üzerine Rüstem hoca; “Hop birader, ne yapıyorsunuz siz?” deyip duruma el koymuş.

Ben de; “Marifet iltifata tâbidir” düşüncesiyle, bugün yazacak olduğum konuyu erteleyip, başkalarına da örnek teşkil etmesi gayesiyle, buradan Rüstem Hoca’ya ve ekibine teşekkür etmeyi bir borç bildim.

Hocam senden Allah razı olsun.

Vatandaşın derdiyle dertlendiğiniz için sağ olun, var olun.

Hani meşhur bir söz var: “Berlin’de hâkimler var!” diye.

Ben de buradan haykırıyorum: “Bursa’da doktorlar var!” diye.

Dün, yeni haftaya bu moralle başladım.

Teşekkürler Rüstem Hocam!..

   *********************************************

 

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN GÜLEN YÜZÜ!

Gerçi kendisi bana, “Abi neden yazdın bunları?” diye sitem edecektir ama güzellikleri yazmak da bizim görevimiz.

Sadece eksikleri, noksanları değil, güzel hizmetleri de dile getirip başkalarına da örnek olmasını sağlamak lazım diye düşünüyorum.

Asık suratlı kamu yöneticilerinden ve personelinden bıkıp usanmıştı bu millet.

AK Parti iktidarı ile birlikte önemli ölçüde bir düzelme oldu.

Hala bunun tortuları görülse de iyileşme çok.

Recep Tayyip Erdoğan’ın; “ Hizmetkâr devlet” anlayışı hâkim olmaya başladı.

***

Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne uğradığım zamanlarda Genel Sekreter Yardımcısı Neşet Çakmaklı’yı da ziyaret ederim.

Ziyaretlerim sırasında devamlı olarak şunu görürüm:

Sanki bütün Bursa’nın Neşet Çakmaklı ile işi vardır!

Bütün dertlileri hep orada görürüm.

Kimi para ister, kimi ekmek ister, kimi otobüs kartı kontörü ister, kimi mehter takımını ister, kimi aş ister, kimi iş ister…

Yani kısacası, isterler de isterler…

Bütün bunları hiç kırmadan ve kızmadan göğüsleyen birisidir Neşet Çakmaklı.

Ben ona; “Büyükşehir’in gülen yüzü” diyorum.

Neşet beyin yanına gidip de, derdine derman bulamayan pek olmuyor.

Valla ben kendisine, “Sende Peygamber sabrı var!” diyorum.

O da, her zamanki mütevâzi haliyle, “Abi bizim vazifemiz bu. Büyükşehir Belediye Başkanımız Recep Altepe’nin bize talimatı vardır. Vatandaşa iyi davranmamız ve mümkün olduğu kadar işlerini halletmemiz için” diye cevap verir.

Şimdi anlıyor musunuz; Recep Altepe’nin neden girdiği bütün seçimleri kazandığını?

Neşet Çakmaklı gibi hizmet adamlarını kadrosunda bulundurduğu için.

Ben de buradan, vatandaşın dertleri dertlenen bütün kamu çalışanlarına selam olsun diyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa çalışkan 1 yıl önce

Sizler gibi çok saygı değer köse yazarlarimiz olduğu sürece inanın bizim gibi yardıma muhataç vatandaşlarımızın sırtı yere gelmez bizim Sesimiz olduğunuz için sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum Allah sizleri başımızdan eksik etmesin sağolun var olun

Avatar
Hasan tez 1 yıl önce

.. pofpoflanacak bir durum yok. Şimdiye kadar neelerdeydi. Torpil olmasaydı hasta randevu gününe kadar beklerdi. Tabi ömrü vefa etseydi.