Olcay ERÖZDEN
Olcay ERÖZDEN
Yazarın Makaleleri
Eski lezzetler gönül koysalar da…
‘'Benim zamanımda…'' diye cümleler kurmaya başlamışsınız, Üç çeyreğini yemişsiniz demektir hayatınızın. Ben dördüncü ve sonuncuyu dişlemeye başlayalı çok oldu. Onun için dünden başlayacağım yazıya; Bu güne sonra...
İFTARİYELİK…
Malum Ramazan başladı. İftarı açık büfede yapalım mı? Peki derseniz buyurun… Hayatı açık büfeye benzetirim; İnsanları da ellerinde geniş geniş tabakları ile bu açık büfenin etrafında dolanan her şey dahil otellerin konaklama zamanı...
Yarın Ramazan
Yarın Ramazan. Yine o fenomen tartışma başlayacak demektir. Orucu ne bozar ne bozmaz? Bu konuda benim de bir kaç sorum var; Mesela; Bu senede Ramazanı bahane edip, fiyatları şişirmek, Ramazandır ne versen yer diye müşteriye bayramı göstermemek,...
Alo 112 mi?
-Elimde çift okey var, döneyim mi? biteyim mi? -Eşeğim biraz önce doğum yaptı, ne yapmam lazım? -Prezervatif nasıl takılır, öğretebilir misiniz? (Bir kadın) -….. Tv de  canlı yayına katılmak istiyorum, bağlayabilir misiniz, lütfen?...
Gül sen gülün olayım
ABD merkezli Gallup şirketinin yaptığı ‘'Olumlu deneyim Endeksi'' adlı araştırmaya göre, Türkiye 143 ülke arasında sondan dördüncülüğü almış. Yani en az gülen dört ülkeden biri olmuş. 2019 Küresel Duygu Raporu kapsamında...
Sosyal mavra
Sosyal medya; Ad güzel de, içi alaca karanlık kuşağı gibi. Ben bu konuda ki cehaletimden dolayı sadece facebook ve twitteri biliyorum. Aslında bunların benzeri pek çok platform daha varmış. Diğerleri de benim bildiklerim gibiyseler vah insanlığın...
Demek Ki Neymiş ? Alacak O Alacak Değilmiş.
Emekli maaşlarını bile ATM lerinden hafta sonu diye ödemeyen,diğer günlerde de iki güne üç güne yayarak ödeyen,kafasına göre havale parası alan,herkesi kendisini dolandırmaya çalıştığını sanarak paranoyanın dibine vuran,müşteri memnuniyeti...
Çıkartın Kağıtları…
Zaman zaman gençlerle konuşuyorum. Konuşuyorum dediysem çoğu ile konuşamıyorum. Çünkü onlar konuşmakta zorluk çekiyorlar. Çoğunun sözcük dağarcıkları o kadar sınırlı ki ‘'eeee şey, aynen, yani'' vs.yi kullanmak yasaktır...
Üstü de altı da…
Siz yaşadıklarınızdan, yaşatılanlardan ve yaşattıklarınızdan çok sıkıldığınızda ne yaparsınız? Hani öyle alıp başımı gitsem deyipte nereye, ne kadar gidebileceğinizi bilmediğiniz zamanlarda diyorum. Ben Bursa'yı gezerim. Rahmetli...
Teranenin Teranesi
Evin hanımı yemeği yaptıktan sonra diğer günler kaç kere ısıtıp koyuyor sofraya?  Ya bir, ya da hiç. Öyle ya yemek ısıtılınca o ilk yemek asla olmuyor. Tadı da vitamini de kaçıyor. Yemek olmaktan çıkıyor. Hadi o yemek, yemeseniz...
Kalite pazarı
Maddi enflasyonu bir ölçüde anlayabiliyorum; Gerekli tedbirler alınabilirse önünde sonunda ivmesinin aşağı döneceğini de biliyorum; Ama üzerindeki erozyonun tetiklediği kalite enflasyonu karşısında ne yapılabilir işte onu bilmiyorum. Baksanıza...
Alenileşen meşrulaşır…
Önce iki gün öncenin 23 Nisan 2019 un yani çocuk bayramında 5 yaşında bir kız bebesinin başına gelen olayın haberini biraz kısaltarak  paylaşayım; (kaynak DHA) ‘'Küçükçekmece'de 5 yaşındaki bir kız çocuğunun kimliği...
Biz o ipi çözdürmeyiz…
Yıllar önce bir köşe yazarı büyüğüm demişti; Eğer bir gün toplumun geneline yakını tarafından izlenilen bir hadise hakkında yazı yazmak istersen en az kırk sekiz saat bekle. Acele eder de olayı sıcağı sıcağı yazayım dersen, hem o...
Sen Ol Çocuğum
23 Nisan/Yurdu koruyan,/Yarını kuran,/Sen çocuğum. Eskiyi unut,/Yeni yolu tut,/Türklüğe umut,/Sen ol çocuğum. Bizi kurtaran,/Öndere inan,/Sözünü tutan,/Sen ol çocuğum. Küçüksün bugün,/Yarın büyürsün,/Her işte üstün/Sen ol çocuğum,...
İyi ol !
‘'İyi ol ! '' Hayata dair tek nasihatı buydu rahmetli annemin. ‘'İyi ol !'' İki kelimecik. Yaş aldıkça öğrendim ki,hayat bu iki kelimeden ibaretmiş. Kötülük ne kadar çok kılıktaysa,iyilik yalınmış. Çırçıplak...
Ciddiyetsiz ciddiyet
Tablo ciddi. Ülkemiz bir yandan ekonomik kriz ile boğuşuyor bir yandan da dünyayı parsellemeye çalışan filler tepişirken ezilen çim olmamak için amansız bir mücadele veriyor. Bu kadar ciddi olayın yaşandığı bir süreçte de aynı ciddiyette...
Kucak
İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu kucak, dolayısı ile de kucaklamak sözcüğünü çok sık kullanıyor. Hani neredeyse her beş cümlesinden üçü kucaklamak ile başlıyor. Bir röportajında ‘'Ben kucaklamada iyiyimdir,...
Etken unsur niyet
Ucundan kıyısından olsa da gazeteciyim ya Eş dost soruyor; Sence YSK İstanbul seçimlerini iptal eder mi diye? Ben de mesele hukuk kurallarının dışında seyrederek niyete evrildiği şahsımın da niyet okuma gibi yeteneği olmadığı için topu...
Yallah tazyik
Bursa'da zaten aşinayım. Aşinadan öte ezberim oldu. Kentimizin merkezinde ki her yerinde beş kişinin Türkçe konuşması duyuyorsam üç kişinin de Arapça hasbıhal ettiği kulağıma geliyor. Öyle şurada az, şurada çok filanda değil; Toplu...
Kerhen Piar
Public relation'nun kısaltması olan pr'nin okunuşuna bizde piar deniliyor. Halkla ilişkiler anlamına gelen bu sözcük  görüş ve davranışları etkileyerek, kurum kimliği üzerine bir anlayış yaratan ve algı oluşturmaya yönelik...
Yalanla Gerçek Üzerine Bir Öykü Bir Hadis
Gerçek ve yalan bir gün buluşurlar. Yalan fıtratına ters olsa da doğru söyler ve "Bugün hava çok güzel” der. Gerçek ona bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır. Gün gerçekten çok güzeldir, yalanın doğru söylemesine şaşırsa da belli...
Ölümsüz olmak için ölmek gerekiyor; ‘’Sinyor Bartu’’
Hep övünürdüm; Ona uğurlu gelmişim diye. Doğum günüm ve tarihim 1 Ocak 1961'de Avrupa Kupaları'nda final maçı oynayan ilk Türk futbolcusu unvanını aldı. Spora, Fenerbahçe'de basketbol oynayarak başladı. 1956 profesyonel futbol...
Belki zekiyizdir de haberimiz yoktur…
Bir arkadaşım bana zeki insanların sekiz temel özelliğini içeren mesaj atmış.  Nereden icap etmiş, neden bana gönderme gereği hissetmiş bilmiyorum. Ama okuyunca ilgimi çekti, sizin ile de paylaşmak istedim. Bu arada saptamaların bilimsel...
Keka Meselesi…
Eminim gözünüzden kaçmamıştır; Sosyal medyada belediyelerin kaynaklarını cömertçe aktardıkları vakıfların,derneklerin isimleri aktarılan miktarlar ile çarşaf çarşaf yayınlanıyor. Diyelim ki dörtte üçü gerçek dışı, kalan dörtte...
Neler öğrendik?
Kim ne derse desin; Cumhuriyet tarihinin en öğretici seçimini yaşadık. Bazen ezberlerimiz bozuldu, bazen ağzımız açık kaldı; şaşırdık. Kimini ‘Amaaan canım ben zaten biliyordum' diye ciddiye almadık, kimine ‘yok canım bu kadar da...
Oldu Mu Yoksa?
Diyelim Nilüfer'de oturuyorsunuz, iş yeriniz Heykel'de. Başka bir ilden bir misafiriniz geldi, yatıya kaldı, siz ona iş yerinizi tarif ediyorsunuz. Hadi gelen de dayınız Arif Bey olsun. - Arif Dayı, bizim Reinbow sitesinden çık sağa...
Dün dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım (Mevlana C.Rumi)
Nasreddin Hoca kadı; Bir gün bir adam çıka gelir ve Kadı Efendi der bir boğa benim boğamı karnından boynuzlayarak öldürmüş diyerek sordum soruşturdum sizin boğanızmış bunun cezası nedir diye sorar. Hoca düşünmeye bile gerek görmeden...
MOR FİL
- Mor bir Fil'i nasıl öldürürsün? - Bilemedim. Nasıl? - Mor Fil tabancasıyla. - Peki, Beyaz bir Fil'i nasıl öldürürsün? - Beyaz Fil tabancasıyla mı? - Yanlış cevap. Beyaz filin hortumunu sıkarsın, nefes alamaz ve morarır; sonra...
Sinem sineme saplandı…
Seçimdi, sayımdı, itirazdı, yan yattı çamura battıydı… Unutuldu gitti tabi. Ama kim bilir kaç kişinin sinesinde saplı kaldı. Biyolojik yaşı 22 imiş. Zekâ yaşı 11-12 Konulan tanıda yüzde 50 zekâ geriliği varmış. Çevresinde bu durumunu...
Köprünün ipleri
Altı ölü, yüz on beş yaralı bir sürü şaibe ve malum ajansın beklenen performansını mizahi paylaşımlara malzeme olacak kadar iyice yükselttiği bir seçimi daha geride bıraktık. Aslında ne yaptık, muhtar seçtik belediye başkanı seçtik,...
Sahiden söz değil mi?
R Raymond: …mmm 365 koyun var. Charlie: Nasıl saydın? Raymond: Ayaklarını saydım dörde böldüm. Ya da; Charlie: Sen bir kadınla mı tanıştın? R Raymond: Evet Charlie: Nasıl biriydi? R Raymond: Göz kamaştırıcı bir şeydi. Tatil gibi. Eminim...
Damak tadında bir dernek…
Bu gün yerel seçimler var. Seçim sürecinde politikacısından, gazetecisine herkes çok yoruldu. En çokta seçmen. Bunca yorgunluğun üzerine damak tadında bir derneği anlatayım mı size? Ağzınızın tadı yerine gelsin… Gastronomi. Kültür...
Sel Gider Çamur Kalır
Politikacıları sahada birbirlerine sert giren,sürekli omuzlaşan,hakemin kendileri aleyhine verdiği (haklıda olsa) her karara itiraz eden,oyunu oyun olmaktan çıkartarak futbol sahasını savaş alanına çeviren (hoş burada da haksızda sayılmazlar...
Aslında hepimiz birer oyuncuyuz
(Yazı gününe rast gelmedi ama olsun, ben her günün Dünya Tiyatrolar Günü olduğuna inanlardanım) Aslında hepimiz birer oyuncuyuz Sahnesi yeryüzü olan. Sadece repliklerimiz farklı Biraz da dekorumuz. Kimi zaman rol çalsak ta birbirimizden Ezberi...
Üslup (mu?)
Seçim sathı mahallinin son sokağına girdik. Divitlerde damlaya damlaya kan man kalmadı. Tabi ki tüyü renkli, hokkası mürekkepsiz divitlerden. Bakmayın divit dediğime. Olaya biraz zarif gireyim dedim o kadar. Aslı kalem bile değil; Bildiğin Q...
Kitap Kurtları
Başlık yazıya cuk oturdu; Ama benim yazdığım bir başlık değil. Onlar kendilerine böyle diyorlar; Kitap Kurtları. Coğrafyamızda kitap okuma oranı on binde birlerle anılırken bir grup kadın bir araya gelerek ‘'aynı kitabı okuyan farklı...
Çelişik Çelişkiler
Çelişki; Olması mutlak gerekenle, olan arasında ki o akıllara zarar fark. Elbet sözlüklerde karşılığı daha değişiktir. Bu benim algım. Altmış yıla yaklaşan ömrümde ülkemin geleceğinden vurulmasında ana etken olan iki unsurun varlığı...
Seçmen düz ovada mı dolanır?
Bir politikacı, seyahat için trene binmeyi tercih etmiş, bir kompartımana girmiş. Ortalık gayet sakin. Karşısında dergi okuyan birisi var. Adamın elindeki dergiye bakmış "Time" yazılı. "Tamamdır!" diye geçirmiş içinden. Adamın İngilizce...
Kutusunda durduğu gibi dursaymış iyi mişte…
Rakı içinler derler ya; Şişede durduğu gibi durmaz diye… Mikrofon da öyle Kutusunda durduğu gibi durmuyor. Sehpasına monteliyken de tehlikeli ama ele alındığında etkisi daha bir kallavi oluyor. Sanırım ayrı bir gaz veriyor konuşmacıya....
Doğru kaçtır?
İnsanlık tarihi boyunca üzerinde titizlikle çalışıldığı hatta bu uğurda bir sürü risklerin üstlenildiği ve ille de öyle değil, böyledir diye savunucularının her defasında heder olduğu en büyük hezeyandır. Doğru ile girişilen ama...
O kadar da ileri citmeyelum…
Belediye otobüslerinde biletçilerin olduğu yıllardı. İnsanlar otobüslere arka kapılarından binerler ve basamakların hemen bitiminde, sağda ki boşluğa monte edilmiş küçücük gişeden biletlerini alırlardı. Ve tabii her gişenin de bir biletçisi...

banner234

banner246