Bu haber kez okundu.

Soylu’dan AB’ye ‘return’ çağrısı
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bugün Avrupa’nın yanlış okuması batının yanlış okuması net bir şekilde görüldü. Fakat bana göre cesametinden ve büyüklüğünden dolayı yani ortaklığından dolayı ortak ülkelerin varlığından dolayı maalesef ‘return’ dediğimiz bir dönüş yapamıyor. Biz onu dönüşünü bekliyoruz” dedi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Yunanistan İçişleri Bakan Vekili Nikolaos Toskas, Bulgaristan İçişleri Bakanı Rumiana Bachvarova’nun katılımlarıyla Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda bulunan Ortak Temas Merkezi’nin açılışı yapıldı. Açılış sonrası Ortak Temas Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Bakan Soylu, dünya ve Avrupa ülkelerinin karşı karşıya kaldığı en önemli meselenin Suriye’den kaynaklanan insanı trajedinin ve göçmen sorununun olduğunu söyledi.
“Türkiye, 6 yılda Suriyeliler için 25 milyar dolar harcadı”
Soylu, Türkiye’nin bugün itibariyle 25 milyar dolar harcayarak 3 milyonu aşkın Suriyeliye ev sahipliği yaptığını dile getirerek, “Ne yazık ki insanlık ikinci dünya savaşından sonraki en büyük nüfus hareketiyle karşı karşıya kalmıştır. Bugün Türkiye’de yaklaşık 3 milyon misafirimiz var. Altıncı yılına giren Suriye meselesinde Türkiye en fazla duyarlılık ve fedakarlık gösteren ülkedir. Katıldığımız tüm uluslar arası toplantılarda Türkiye’nin bu hakkı teslim edilir. Bu insanlık için yaptığımız harcama sivil toplum kuruluşlarının yardımlarıyla beraber bugün 25 milyar dolar seviyesindedir” dedi.
“İnsanlık şartla yönetilemez”
Avrupa Birliği ülkelerinin Suriye ve yasa dışı göç konusunda gerekli hassasiyeti göstermediğini işaret eden Bakan Soylu, “Bulgaristan ve Yunanistan ile birbirimizi çok iyi anladığımızı bu ortak noktada hareket etme kabiliyeti bulunduğunu belirtmek isteriz. Biz burada birbirimizi anlıyoruz maalesef Avrupa Birliği’ni yöneten dostlarımız bu konuda gerekli hassasiyeti bugüne kadar göstermediler. Çok net. Açıkça söylemek lazım, insanlık şartla yönetilemez. ‘Şunu şöyle yaparsak, bunu böyle yaparsak diye’ bir sözleşmenin parçası insanlık olamaz. Bu yanlış bir şeydir. Bu doğru bir şey değildir. Bakınız biz burada ihtiyaçlarımız için ülkeleri ortak gayreti ile bulunuyoruz ve burada bir süreç yöneteceğiz. Bu ülkelerimizin menfaati olduğu gibi aslında geleceğe yönelik de çok önemli bir adımdır. Işıltılı bir adımdır, aydınlık veren doğru bir adımdır. Oysa 6 yıldır dünyanın temel meselesi haline gelen Suriye meselesinde maalesef Avrupa’yı yöneten dostlarımız aynı kararlılığı ve aynı süreci göstermemişlerdir. Bunun üzüntüsünü yaşıyor muyuz? Yaşıyoruz. Ama inanınız ki bunu Suriyeli kardeşlerimize yansıtmıyoruz. Yani biz böyle gördüğümüz için şu anda bu masadayız çok nete söylüyorum. Bu kitlesel göçlerin yaşatacağı travmanın etkisi sadece Suriye ve Suriyelilere değildir. Bu travmanın etkisini insanlık adına ve bu kitlesel göçlerin maliyeti adına hepimiz öncelemeliyiz ve hepimiz iyi bir şekilde ön görüyle beraber politikalarımızla beraber yönetmek durumundayız” ifadelerini kullandı.
AB’ye ‘return’ çağrısı
Soylu, bazı büyük ülkelerin de zaman zaman yanlış okumalar yapabildiğine değinerek, “Avrupa, Türkiye’yi kendine ait bir tampon ülke olarak gördü. Nerede gördü? Ortadoğu ile ilgili sınırlarıyla alakalı gördü. Ve bunun yanılgısını Suriye meselesi ortaya çıkınca anladı. Anladığı şuydu, ‘Demek ki tampon ülke olarak nitelendirebileceği herhangi bir ülke söz konusu değildir. Sınır aşan meselelerin sonrasında ülkelerin birbiri ile yakınlık ve uzaklıklarının hiçbir ehemmiyetinin olmadığını Suriye’de ortaya çıkan sonuçla bütün dünya gördü. Bugün Avrupa’nın yanlış okuması batının yanlış okuması net bir şekilde görüldü fakat bana göre cesametinden ve büyüklüğünden dolayı yani ortaklığından dolayı ortak ülkelerin varlığından dolayı maalesef ‘return’ dediğimiz bir dönüş yapamıyor. Biz onu dönüşünü bekliyoruz” şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.