Bu haber kez okundu.

Myp Lideri Yılmaz: “Parti Hukukçuları, Anayasa Mahkemesi’ne Başvuruda Bulundu”
Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, “’Eşitlik ilkeleri çalışsın. Ya herkese dokunulmazlık ya hiç kimseye’ Anayasa bunu emrediyor. Parti hukukçuları ’Anayasal çerçevede ayrımcılığın giderilmesi’ amacı ile AYM ‘ye Başvuruda bulundu” dedi.
Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yazılı bir açıklama yaptı. Yılmaz yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanı partilere çağrı yaptı. MYP başvurdu. ’Eşitlik ilkeleri çalışsın. Ya herkese dokunulmazlık ya hiç kimseye’ Anayasa bunu emrediyor. Ülkenin çivilerini sökmeye kimsenin hakkı yok. Bu şartlar altında Terör bitmez. Parti hukukçuları ’Anayasal çerçevede ayrımcılığın giderilmesi’ amacı ile AYM ‘ye Başvuruda bulundu” dedi.
“PARTİ HUKUKÇULARIMIZ ANAYASA MAHKEMESİ’NE BAŞVURUDA BULUNDU”
Ahmet Reyiz Yılmaz, “Artan terör olayları neticesinde anayasamızın 40. maddesinin verdiği hak ile parti hukukçularımız anayasa önünde hak ve eşitlik ilkesini ihlal eden milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması ya da Türk milletinin her bireyine anayasada var olan diğer maddeler kapsamında aynı hakların verilmesi, dokunulmazlık kapsamındaki ayrıcalıkların diğer Türk vatandaşlarına da verilmesi maksadı ile Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundular” diye konuştu.
“DAYANAKLARIMIZ ANAYASAMIZIN SARSILMAZ EŞİTLİK İLKELERİ”
“T.C Anayasası esas itibari ile Anayasayı ortaya alan ve iki ucuna ayrı haklara sahip sınıflar oluşturacak uygulamaları esastan reddetmektedir” diyen MYP Lideri Yılmaz, “Buna göre; anayasamızın ilgili hükümleri olan başta 10. madde sonra 1. ve 2. madde devamında 11. ve 12. maddeler çerçevesinde var olan bir diğer dokunulmazlık maddesi olan 83. madde ile imtiyazlı guruba tanınan ayrıcalıklara bağlı toplumun diğer kesiminin kısıtlandığı ve anayasal haklarımızın esas itibari ile özünü kaybettiğini düşünmekteyiz” ifadesini kullandı.
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dokunulmazlıklar nedeni ile oluşan fiili durumun, bir guruba tanınan imtiyaz nedeni ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetim biçiminin aslında anayasamızın değiştirilemez hatta değiştirilmesi dahi teklif edilemez 1. ve 2. maddesi kapsamında öngörülen ’Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti bir cumhuriyettir’ temel tanımına aykırılık teşkil ettiğini, fiili uygulama da bir Oligarşi yönetimine dönüşüp dönüşmediği konusundaki endişelerimizi dile getirdik. Buna göre anayasanın özüne ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen esas maddelere aykırılıkların giderilmesi konusunda talebimizi gerekli tespitle beraber yüce mahkemeye ilettik. Milletimiz adına hayırlı bir sonuç doğmasını ve emek veren arkadaşlarıma da ayrıca şükranlarımı arz ederim. İşte Muhafazakar Yükseliş Parti tarafından gerekçeleri sunulmuş ve 4 Madde başlığı ile toplanmış olan başvurunun netice ve talep kısmı. Bu hususlar çerçevesinde ve yüksek mahkemenin de resen tensip ve takdir edeceği diğer sebepler ve bilgiler ışığında; Anayasamızın  başta 10. maddesi olmak üzere , anayasamızın 1- 2- 11 - 12 ve devam maddeleri ışığında 10. maddede tanımlanmış olan kanunlar önündeki temel hak ve hürriyetler eşitliği kapsamında , milletvekilleri dışında toplumun diğer kesimlerinin eşitlenebilmesi ve ilgili kanunlara uygun hale getirilebilmesi için  , milletvekillerine tanınan ve onları imtiyazlı sınıf haline getiren  hakların ilgili maddeler kapsamında tüm vatandaşlarımıza husus tarafıma da tanınması. Talep bir de arzettiğimiz anayasal eşitlik ve vatandaşlık hak ve hürriyetlere sadakatle aynı maddeler ışığında anayasal eşitliğin sağlanabilmesi adına imtiyazlı sınıfın oluşmasına sebebiyet veren, yürürlükte ki ilgili 83. maddenin öncelikle yürürlüğünün durdurulması. Türkiye Cumhuriyeti ülkesi ve milletinin bölünmez bütünlüğünü güncel terör saldırıları ile açıkça tehdit eden eylem ve söylemlere karşı, anayasamızın 66. maddesi kapsamında tanımlandığı üzere herhangi bir zümreye ayrım yapılmaksızın vatandaşlık bağı temelinde ilgili madde kapsamındaki suçları işleyenler hakkında, vatandaşlıktan çıkartılma talebimizin 66. madde kapsamında işletilmesi ya da işletilmesi yönünde ağır ihmalde bulunarak diğer vatandaşların anayasal haklarının ihlaline sebebiyet veren ilgili kurulların anayasal haklarımız çerçevesinde uyarılması. Anayasamızın değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen 1. madde 2. madde 3. maddelerine göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetim biçimi demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyettir. Güncel olan durumda, yukarıda izah ettiğimiz ilgili kanunlar çerçevesinde belirli bir zümre olan milletvekillerine tanınan ayrıcalıklar nedeni ile mevcut durum demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyet tanımının fiiliyatta dışına taşarak , bir diğer yönetim biçimi olan oligarşi şekline dönüşmektedir. bu sebeple, fiili olarak doğan iş bu duruma sebebiyet veren imtiyazlar ortadan kaldırılarak anayasamızın emrettiği şekli ile demokratik , laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyet’in temel ilkelerine uygun olarak, tüm ayrıcalıkların kaldırılması hususlarını yüce mahkememize saygılarımızla arz ve talep ederiz”.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner192