Bu haber kez okundu.

MHP Grup Toplantısı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "’Tıpış tıpış gitmeyeceğiz’ diyen HDP’liler patır patır toplanınca AB ülkelerinin Türkiye Büyükelçileri anında fos tepkilerini göstermişlerdi. Bunlar HDP’ye sahip çıkmak, PKK’yı arkalamak için demokrasiyi istismar etmişler özgürlük değerlerini çarpıtmışlardır. Aslında gerçek yüzlerini bir kez daha açığa vurmuşlardır" dedi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, şehit haberlerinin gelmeye devam ettiğini belirterek, "Geçen hafta perşembe günü Mardin Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk PKK’nın hükümet konağına işbirlikçileri vasıtasıyla sızarak düzenlediği bombalı saldırıda önce yaralanmış sonrasında kaldırıldığı hastanede şehit düşmüştür. Yıllar evvel evladın kaymakam olmasıyla gururlanan muhterem babası Asım Safitürk’ün şehadeti karşısında da vakur tavrını bozmaması takdir ve hayranlık vericidir. Şehidimizin babası henüz hayatının baharında ebediyete göçen evladının ardından herkese adeta ders vermiş ve bağır yansa da şöyle seslenmiştir. ‘Vatan uğrunda ölen varsa vatandır. Çocuğumun şahadetine sebep olanları ve destekleyenleri Allah’a havale ediyorum. Vatan sağolsun. Vatan uğrunda ben de hazırım gitmeye. Allah bütün kardeşlerimize, vatanımıza, milletimize yardım eylesin inşallah.’ İşte bu yüksek ahlak bu korkusuz duruş üzerinde yaşadığımız toprakları vatan yapan iradeye muhteşem bir örnektir. Fatihler oldukça oğul Fatihini hazır baba Asımlar dimdik durdukça Allah bu millete yeni bir İstiklal Marşı yazdırmayacak. Milli namusumuza hiçbir vahşi emel yan gözle bakamayacaktır. Milletimiz talihlidir. Çünkü sinesinden doğan kahramanlar tüm hasımlara tüm eli kanlı teröristlere dünyayı zindan edecek inanmışlıktadır. Türklüğün bahtı açıktır. Çünkü şehitlerle büyüyen büyüdükçe destanlaşan bir milli ruh bu kutlu vatanın ezeli bekçisi, ebedi sahibidir. Başta kaymakamımız Fatih olmak üzere bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, acılı ailelerine, sevdiklerine, milletimize başsağlığı temennilerimi iletiyorum. Şehitler ölmez vatan bölünmez. Bölücüler, bozguncular, vurguncular, yağmacılar, yıkım ve çözülme piyonları peşinen heveslenmesin şimdiden heyecan yapmasın. Bunların alayını birden ikaz ediyorum. Milliyetçi ülkücü hareket baştan ayağa kırılmadıkça, milli şeref bütünüyle çiğnenip son ferdine kadar öğütülmedikçe Türk milletinin adı silinemez anıları sönemez tarihi varlığı sökülemez Allah’ın izniyle de sökülmeyecektir. Bu kararlılığımız asla değişmeyecek, eksilmeyecektir" ifadelerini kullandı.
"Mardin’de tetik çeken kirli eller Paris’te okşanmaktadır"
"Terörle mücadele zor, zor olduğu kadarda yüksek maliyetli süreçtir" diyen Bahçeli, "Türkiye küresel güç merkezlerinin imalatı ve istihbarat örgütlerinin maşası olan çok sayıda kanlı ve katil örgütün direkt hedefindedir. Demokrasi ve özgürlük kavramlarını ağızlarından düşürmeyen sözde gelişmiş ülkeler ne yazık ki terör örgütleriyle kapalı devre ilişki içindedir. Mesela Diyarbakır’da, mesela Şırnak veya Hakkari’de, bombalı araçla gezen, pusu kuran, mayın döşeyen askerlerimize, polisimize korucumuza ve sivil vatandaşlarımıza kurşun sıkan caniler Avrupa’da baş tacı edilmekte, havalarda gezdirilmektedir. Mardin’de tetik çeken kirli eller Paris’te okşanmaktadır. Ankara’da, İstanbul’da bedenine bomba saran canavarlar Berlin’de övülmektedir" açıklamasında bulundu.
"HDP Grup Toplantısına katılmaları her şeyden önce yüzsüzlük, sorumsuzluk ve samimiyetsizliktir"
Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:
"Milletvekilliği dokunulmazlıklarının kaldırılmasından sonra kendilerine yapılan mahkeme çağrılarına kulak tıkayan, dikkate almayan HDP’lilerin zorla hukukun önüne çıkarılmaları Avrupa ülkelerini ayağa kaldırmıştı. ’Tıpış tıpış gitmeyeceğiz’ diyen HDP’liler patır patır toplanınca AB ülkelerinin Türkiye Büyükelçileri anında fos tepkilerini göstermişlerdi. Bunlar HDP’ye sahip çıkmak, PKK’yı arkalamak için demokrasiyi istismar etmişler özgürlük değerlerini çarpıtmışlardır. Aslında gerçek yüzlerini bir kez daha açığa vurmuşlardır. HDP’li milletvekillerinin mahkemeye götürüldükleri gün Diyarbakır’da 3 ton bombayla düzenlenen terör saldırısında 2’si polis olmak üzere 11 kardeşimiz şehit olmuş 100’den fazla kişi de yaralanmıştır. Hiçbir medeni ülke bu hunhar eylemi görmedi, göremedi. 5 Kasım’da Şırnak il merkezinde patlayan bombalarla canlarından olan iki küçük yavruyu da duyan ve önemseyen olmadı. HDP’liler için kıyameti kopartan Avrupalı elçiler, AB yöneticileri şehitlerimizin hayatını kaybeden mazlumların acılarını bir kez olsun paylaşmadı, insanlık adına taraf ve tutumlarını belirleyemedi. Avrupa insanlıkta sınıfta kalmıştır. Bu çok nettir. Terörün sürat ve seyri Türkiye düşmanlarını sevindirmekte yüreklendirmektedir. Biliyoruz ki kimsenin çırası tana kadar yanmaz yanmamıştır. HDP’liler de bir sıçramış iki sıçramış kısmetlerinde olan neyse kaşıklarında çıkmıştır. Avrupa ülkelerinin asılsız, uyduruk ve yanlı müdafaaları ne terör örgütü PKK’yı ne de HDP’yi temize çıkarmaya yetmeyecektir. Brüksel mahkemesinin PKK’yı terör örgütü değilde silahlı mücadele yapan örgüt olarak gösterme kepazeliği hiçbir gerçeği tersine çeviremeyecektir. 22 Mart 2016 tarihinde Brüksel’deki havalimanı ve metro istasyonuna teröristlerin saldırısı sonucunda 38 kişinin ölümü, 300’den fazla kişinin yaralanması sanıyorum bu ülkede bir şeyi değiştirmemiştir. Belçika’da 38 kişiyi öldüren katillerin eylem ve fikir ortakları Türkiye’ye her gün saldırmaktadır. OHAL’de Avrupa’nın takıldığı tenakuz çukurunu, düştüğü art niyet uçurumunu nasıl izah edeceğiz, neye yoracağız? Avrupa teklediğini, bilye dağıttığını ne zaman kabul ve idrak edecektir. Belçika’da kötü olanın Türkiye’de iyi olması bir defa aklın ve vicdanın inkarıdır. Bu inkara ortak olanları, inkarcılıkla gelişmişliği bağdaştırmaya uğraşan sefilliğin IŞİD veya PKK’lı bir teröristten dürtüsel, tarihsel ve ilkesel anlamda hiçbir farkı yoktur, olmayacaktır. HDP’li milletvekillerinin tutuklanmasından sonra tehdit dozu yüksek mesajlar verenler önce kendilerine bakmalı, terör örgütlerini nasıl besiye çekip sırtlarını sıvazladıklarını açıklamalıdır. Kaldı ki bazı AB üyesi ülkelerin Türkiye’deki büyükelçilerinin geçtiğimiz hafta HDP Grup Toplantısına katılmaları her şeyden önce yüzsüzlük, sorumsuzluk ve samimiyetsizliktir. Gerçi ayakkabılarında Kandil Dağının tozu bulunanların HDP sıralarına kurulmaları kendileri adına tutarlı olabilir. Ancak Türk milleti bu rezaleti hoş görmez, asla da normal karşılamaz."
"Sırtlarını YPJ’ye, YPG’ye, PYD’ye dayadıklarını söyleyenler, şimdi demir parmaklıklara başlarını vururken, AB mateme boğulmaktadır"
HDP grup sıralarının ön saflarında oturan Belçika Büyükelçisinin ’bu ciddi bir konu, dinlemeye geldim’ dediğini hatırlatan Bahçeli, "Adam olana sormazlar mı, dinleyecek, duyacak başka konu mu bulamadın? Sömürge valisi küstahlığıyla hareket eden bu zihniyet, ciddi konu arıyorsa şehit analarının sızlayan yüreğine baksın, eğer görebilecekse. Kaymakam Fatih’in geride bıraktığı yavrularının yüzüne baksın, eğer yapabiliyor, yüreği yetiyorsa. AB elçileri, baba ocaklarından davulun selamıyla uğurlanıp imamın salasıyla karşılanan kınalı kuzuların ay yıldızlı al bayrağa sarılı naaşlarına baksınlar, eğer kalpleri varsa, eğer ar damarları çatlamadıysa.
Bizim açımızdan gerçek şudur ki, ihanetin dinlenecek bir şeyi yoktur. Ya başı eğilmeli, ya da başı ezilmelidir. Ortası da yoktur. Brüksel’de ve diğer Avrupa başkentlerinde bebek katilinin posterlerini sallandırıp, terör örgütlerinin paçavralarını asan PKK hayran kitlesinin, HDP grubuna katılmaları Türkiye’yi sabote etmek, terörizme selam çakmaktır. Almanya’nın yaptığı esasen budur. Fransa’nın yaptığı da aynen budur. AB, hendeklerden özyönetim ve özerlik çıkarmaya çalışanların yanındadır. AB, polise taş ve tokat atıp sonunda hak ettiğini bulan elleri kırıkların safındadır. ’PKK sizi tükürüğüyle boğar, bu memleketten defolup gideceksiniz, o keleşleri size çevirmeyi biliriz’ diyen siyasi eşkıyalar AB’nin kanatları altındadır. Sırtlarını YPJ’ye, YPG’ye, PYD’ye dayadıklarını söyleyenler, şimdi demir parmaklıklara başlarını vururken, AB mateme boğulmaktadır. Mehmetçik ve polis katillerinin cenazelerine katılan terörist sevicileri AB’li hısımları kollamaktadır. Dostluk ve müttefiklik demek terör örgütlerine yardım ve yataklık demek değildir, bu şekilde de yorumlanmamalıdır. Terör bir insanlık suçudur ve hiçbir gerekçeyle haklı çıkamayacaktır. Türkiye onun bunun ayarıyla ilkelerinden vazgeçecek, azarıyla tarihsel hak ve çıkarlarından, egemenlik ve varlık haklarından ödün verecek çakmak bir devlet değildir. Onların bildikleri bizim unuttuğumuza bile yetmeyecek, yetişmeyecektir. Hiç kimse meraklanmasın, Türkiye ne karanlıkta yatacak, ne de kara düş görecektir. PKK’nın dümeninden tutup HDP’nin çuvalına girenler tek gölge etmesinler de, onlardan başka bir şey istemeyiz, istemiyoruz. Avrupalı olmanın ibresi, köksüzlük ve kimliksizlik ise, muhataplarımız rahat olsunlar, biz kurulan eğri bacaklı birlik masasında zaten oturmayız, olamayız. Avrupalı olmanın yolu Kandil’e çıkıyor, canilerle kesişiyor, Türk düşmanlığında sabitleniyorsa, diyeceğim odur ki, kimseye ihtiyacımız olmayacağından biz bize yeteriz" diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.