Bu haber kez okundu.

Kamu Başdenetçisi Ömeroğlu’ndan, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ı Şikayetiyle İlgili Açıklama
Kamu Başdenetçisi M. Nihat Ömeroğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Kamu Denetçiliği Kurumu’na şikayet etmesine yönelik, "Cumhurbaşkanlığı makamı devletin başıdır ve milletin, ülkenin birliğini temsil eder. Bu derece önemli bir konuda bugünden yarına bir karar vermeyi şahsen doğru bulmuyorum. Çok yakın bir gelecekte bu şikayetle ilgili Kamu Denetçiliği Kurumu da bir karar verecek ve bunu kamuoyuyla paylaşacaktır" dedi.
Kamu Başdenetçisi M. Nihat Ömeroğlu Hilton Otel’de düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularına cevap verdi.
Ömeroğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Kamu Denetçiliği Kurumu’na şikayet etmesinin ne kadar süre içerisinde sonuçlandırılması gerektiğine ve HDP’li milletvekillerinin şikayetlerine ilişkin soru üzerine, "Cumhurbaşkanımızı, Kılıçdaroğlu değil ama CHP adına Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan beyefendi şikayet etti. Takdir edersiniz ki Cumhurbaşkanlığı makamı devletin başıdır ve milletin, ülkenin birliğini temsil eder. Bu derece önemli bir konuda bugünden yarına bir karar vermeyi şahsen doğru bulmuyorum ve bunun üzerinden uzman ve görevli hakim arkadaşlarla enine boyuna ciddi bir anlamda araştırma yapıyoruz. Çok yakın bir gelecekte bu şikayetle ilgili Kamu Denetçiliği Kurumu da bir karar verecek ve bunu kamuoyuyla paylaşacaktır. Akademisyenlerle görüşleri, kanun gerekçeleri, CHP’nin bu konudaki daha önce açmış olduğu davaları irdeleyerek bu konuda çok yakın bir gelecekte karar açıklayacağız. Biz 6 aylık süreyi beklemek zorunda değiliz, 3 ayda da 2 ayda da verebiliriz ama çok ciddi bir konu, o yüzden ciddi anlamda çalışmalarımız var" şeklinde cevap verdi.
"BİZ, ANAHTARIMIZ VAR MI ONU BULMAYA ÇALIŞIYORUZ"
Ömeroğlu, "Bu konuda karar verme yetkiniz var mı?" diye soran bir gazeteciye ise "Zaten bizim yasamız gereği, yönetmeliğimiz gereği biz bu şikayeti Cumhurbaşkanı’nın şikayetini inceleyebilir miyiz? İnceleyemez miyiz? diye onu araştırıyoruz. Şu kapalı odaya girebilmek için elinizde bir anahtarınız olması gerekiyor. Anahtarla kapıyı açacaksın ki o odanın içinde ne olduğunu göreceksiniz. Biz de şu an anahtarımız var mı onu bulmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Ömeroğlu, HDP’li milletvekillerinin ve Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) yaptıkları şikayetlere yönelik ise "HDP’li milletvekilleri ile STK’lar konusunda bu araştırmamızı Sayın Elkatmış, güçlü uzmanları ile birlikte araştırdı ve bize bir öneride bulundu. Bunu da çok kısa bir sürede müşterek yaptığımız çalışmada bu şikayetlerle ilgili biliyorsunuz Güneydoğu’da sokağa çıkma yasakları ile ilgili de insan hakları ihlalleri ile ilgili de çok yakın gelecekte bunu kamuoyunda paylaşacağız" ifadelerini kullandı.
"VATANDAŞ MAHKEMEDEN ÖNCE BİZE GELMELİ"
Yargı kararlarına ilişkin hazırlanan raporla ilgili Ömeroğlu şunları kaydetti:
"Biz evvela ön inceleme yaparak, bunu araştırma ve inceleme koşullarının olup olmadığına bakarız. Vatandaşımızın bize başvurabilmesi için bize her zaman mahkemeden önce gelinmesi gerekli. Dolayısıyla eğer idari başvuru yollarını tüketmemişse birey veya tüzel kişi mecburen kanun gereği biz bunu başvuru yaptığı idareye gönderiyoruz. İdare bununla ilgili vatandaşın dileğini inceliyor, reddediyor veya yerine getiriyor. İkincisi bizim kurumumuza müracaat edilebilmesi için evvela menfaat şartı olması gerekiyor. Eğer menfaat şartı yoksa biz incelemiyoruz. Anayasa mahkemesine bugüne kadar 50’nin üzerinde başvuru olmuştur bu başvuruların çoğu da usul noktasında, şekil noktasında reddedilmişitr. Yasa taslağı, bizim arabuluculuk yöntemiyle şu anda uzlaşıyla idareyle sorunları çözmemizde bir engel yoktur. Şöyle bir yasa hazırladık arabuluculukta uzlaşı konusunda idareler Kamu Denetçiliği Kurumu ile işbirliği yaparlar. Mesela bu hüküm önemli o zaman ne oluyor idare mutlaka uzlaşmaya gelmek durumunda. Bu şu an idaredeki yetkililerin takdirine kalmış bir şey."
"BİZ HAKEM ROLÜNDEYİZ"
Ömeroğlu, "Tavsiye kararları yaptırıma dönüşmüş olmuyor mu?" diye soran bir gazeteciye ise, "Hayır. İki tarafın da uzlaşmasıyla, burada zorlama yok idare yetkilileri geliyor, birey de geliyor biz hakem rolündeyiz. Bir örnek vereyim size bizim verdiğimiz tavsiye kararları üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı mevzuatta değişiklik yaptı, gerekçesi Kamu Denetçiliği Kurumu’dur. Biz kendi kapasitemiz çerçevesinde bu konu üzerine eğildik çokta önemsedik. Kurumumuz da görevli hakimler de var, görevli uzman arkadaşlar da var" şeklinde konuştu.
Ömeroğlu, son 1 yılda arabuluculuk için kaç kişinin başvurduğunun sorulması üzerine, "161 uzlaşıyla halledilmiş dosyalarımız görünüyor. Burada mesela 2016 yılında 29 tavsiye, 53 ret, 11 kısmen tavsiye kısmen ret kararları vermişiz. 2015’te de 56 tavsiye kararı, 109 ret kararı, 26 da kısmen tavsiye kısmen ret kararı vermişiz. Bize arabuluculuk şeklinde başvurulmuyor, bize idareyi şikayet ederek başvuruyorlar. Biz şikayeti öncelikle uzlaşı yoluyla çözmek durumunda, o girişimde bulunuyoruz" dedi.
"EN FAZLA KAMU PERSONEL REJİMİ’NDEN ŞİKAYET GELİYOR"
"En çok hangi kurumdan şikayet geliyor? Hiç şikayet gelmeyen bir kurum var mı?" sorusuna ilişkin ise Ömeroğlu şöyle cevap verdi:
"En fazla başvuru Kamu Personel rejiminde, yüzde 27’lik bir oran, ikincisi Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan şikayetler, yüzde 6’lık bir oran, üçüncüsü eğitim, öğretim, sınav konusunda oluyor, ailenin korunması, bilim, sanat ve kültür bunlar düşük oranlarda. Bilim, Sanat Kültür ve Turizm alanında yüzde 0,06 oranında bu şekilde gidiyor. Kadın ve Çocuklarla ilgili yüzde 3, 06 tabii Türk toplumu aile yapısı gereği kadınlarımızın daha çok ailevi sorunları dışarı yansıtmama, ailenin devamını sağlama gibi bir takım endişelerle her türlü sıkıntılarını bize rahatlıkla iletemediklerini düşünüyorum."
Ömeroğlu, kıyafet serbestisi ile ilgili müracaatlara yönelik tavsiye kararı olup olmamasının sorulması üzerine ise, "2013 yılı içinde kılık, kıyafet yönetmeliği ile ilgili çok özgün bir çalışma yaptık. Bizim önerimiz hem bu işin çok daha sınırlandırılmasını her türlü yasağın kaldırılmasını önerdik. Başörtüsüyle ilgili Başbakanlık tavsiyemize uydu. Ancak şunun da altını çizmem gerekir bana göre biz çokta bir şey yaptığımızı sanmıyoruz. O tarihe kadar yönetim din, vicdan özgürlüğü konusunda çok büyük açılımlara imza attı. Biz sadece bir tespitte bulunduk" değerlendirmesinde bulundu.
"ALEVİ VATANDAŞLARIMIZIN ŞİKAYETLERİ VAR"
Din ve vicdan özgürlüğü ile ilgili Alevilerin dile getirdiği talepler ve Cemevleri ile ilgili kararın olup olmadığına yönelik soru üzerine Ömeroğlu, "Alevilik konusu Türkiye’de her zaman gündemde. Bana göre Alevilik, müslümanlıktan ayrı bir din veya mezhep olarak görmüyorum. Bundan ayrı olarak Alevi vatandaşlarımızın şikayetleri var. Başta Cemevleri olmak üzere" ifadesini kullanarak sözü Kamu Denetçisi Mehmet Elkatmışa bıraktı.
Elkatmış, bu konuyla ilgili birkaç şikayet olduğunu belirterek, "Geçen hafta gelen bir şikayet üzerine, bildiğiniz gibi ceza evlerinde din görevlileri, ceza evindeki mahkumlara dini bilgiler veriyor. Bir Alevi dedesinin kendisine bilgi vermesini isteyen bir mahkumun isteğini neticelendirdik. Bir kişi gönderildi ve kendisine bilgi verildi bunun devamının istenmesi yönünde bir müracaatta oldu. Biz bunun üzerine gerek Diyanet İşleri Başkanlığı’na gerekse Alevi Federasyon Derneklerine bir yazı yazdık, kayıtlı olan dedelerin isimlerini ve adreslerini aldık. Geçen hafta olduğu için daha cevap gelmedi geldikten sonra neticelendireceğiz" diye cevap verdi.
"PSİKOSOSYAL KAYIPLARI GİDERMEK İÇİN DEVLET KURUMLARININ NE YAPTIKLARINI SORGULUYORUZ"
Kamu Denetçisi Serpil Çakın, kadın cinayetleri ve kadına şiddet konusunda nasıl şikayetlerinin geldiğinin sorulmasına ilişkin devletin görevini yerine getirmediği noktada kadınların Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurabileceğinin altını çizerek, "Görevli makamlar görevlerini yerine getirmediğinde Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurabilirler. Özellikle kadın ve çocukların topluma kazandırılması anlamında, psikososyal kayıpları gidermek anlamında devlet kurumlarının ne yaptıklarını sorguluyoruz. Sığınma evlerine, ceza evlerine bizzat gidiyoruz. Özellikle kadın ve çocuk ceza evleri ile ilgili kurumumuzu tanıtıyoruz ki yaşadıkları mağduriyetleri dile getirebilsinler" ifadelerini kullandı.
Ömeroğlu şikayetler konusunda özellikle toplumda boşanmaların arttığını söyleyerek konuşmasını şöyle sonlandırdı:
"Bu boşanmaların en büyük mağduru çocuklar. Boşanmış, çocuğuyla arzu ettiği ortamda arzu ettiği zaman veya yasalara uygun olarak görüşememekten büyük mağduriyete uğrayanlar şikayet ettiler. Adaleti ilgilendirdiği için hakimlerin verdiği kararları Sayın Elkatmış inceledi. Haklılığını tespit etti ve Kamu Başdenetçisine bir öneride bulundu. Biz öneri üzerinde çalışıyoruz. Mukayeseli bir yönden araştırıp Türkiuye koşullarının değerlendirilerek çok kısa sürede bir tavsiye karar da vermeyi planlıyoruz."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.