banner262

Bu haber kez okundu.

Dumanla bile haberleşseler onları bulup çıkaracağız

Adaletin mülkün temeli olduğunu vurgulayan Gül, iyi işleyen adalet sistemini oluşturmak için gayret ettiklerini söyledi. Gül, "Adliyenin kapısı adaletin kapısıdır. Bu kapıya gelen her vatandaşımız hakkına erişeceğini bilmeli ve memnuniyetle ayrılmalıdır. Birlikte yeni adli, yeni bir döneme girdik. Bu dönemi yargı reformu belgesinde yer alan reform adımlarımızın birer birer hayata geçirmenin başlangıcı olarak görüyoruz. Bu noktada, 30 Mayıs 2019'da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna açıklanan 'Yargı Reformu Strateji Belgesi' yeni adli yılın ve önümüzdeki dönemin temel ajandası ve yol haritası niteliğini taşımaktadır. Strateji Belgesi aynı zamanda AB ile müzakere sürecinin de parçası olan bir belgedir" dedi. 

'YATIRIMI, TİCARETİ BÜYÜMEYİ TEŞVİK EDİYORUZ'

Hukukun kolaylaştırıcı imkanlarını harekete geçirerek toplumun, iş dünyası ve yatırımcıların beklentilerine cevap vermek istediklerini kaydeden Gül, "Ekonomik refahın temeli, üretimdir, istihdamdır, ticari faaliyetlerdir. Hukuk ise bu faaliyetleri kısıtlayan veya kolaylaştıran bir işlev görmektedir. Biz tercihimizi kolaylaştırmaktan yana koyuyoruz. Yatırımı, ticareti, büyümeyi teşvik ediyoruz. Ülkemizde iş yapmayı kolaylaştıran iklimi kurmak ve korumak için bundan sonra da aynı dikkat ve heyecanla çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

'İNSAN ONURUNU KORUMAK ADALET SİSTEMİMİZİN TEMELİDİR'

İş dünyasını ilgilendiren konulardan birinin de ihtisas mahkemeleri olduğunu anlatan Bakan Gül şöyle devam etti:

"Yargıda uzmanlaşmayı geliştirilerek makul sürede yargılama ve isabetli karar oranını artırma temel hedefimizdir. Bu amaç Strateji Belgemizde yer almaktadır. Asıl önemli yenilik ise hakimlerin meslek hayatlarının başında ceza ve hukuk hakimi olarak ayrışması ve ihtisaslaşması olacak. Ayrıca, iş mahkemeleri, ticaret mahkemeleri, marka ve patent mahkemelerinde çalışmak üzere uzman hakimler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Her vatandaşımız bizim için kıymetlidir. İnsan onurunu korumak adalet sistemimizin temel ilkelerinden biridir. 2017’de yaptığımız değişiklikle mesnetsiz ihbar ve şikayete maruz kalan vatandaşlarımıza şüpheli sıfatı verilmesi uygulamasına son verdik. 2017 yılı Eylül ayından 1 Eylül 2019 tarihine kadar açılan toplam 203 bin 488 ihbar dosyasının 111 bin 697'si sonuçlandırılmıştır" dedi.

'UYUŞMAZLIĞIN TARAFLARI ÇÖZÜMDE SÖZ SAHİBİ OLACAK'

Bakan Gül, hukukta alternatif çözüm yöntemlerine dikkat çekerek, Türkiye'nin Singapur Konvansiyonu'nu imzaladığını açıkladı. Uluslararası ticaretteki arabuluculuk uygulamalarının hukuki güvence olarak görüldüğünü dile getiren Gül, şunları söyledi:

"Artık uyuşmazlığın tarafları çözümde söz sahibi olacak. Anlaşmazlıkların daha kısa sürede çözülmesini sağlayacak olan uluslararası arabuluculuk iş insanlarının yabancı ülkelerdeki yatırımlarında hukuken kendini güvende hissetmesine yardımcı olacaktır. Yine yabancı yatırımların ülkemize gelmesi açısından da ayrı bir güvence oluşturmaktadır. Singapur Konvansiyonu ile arabuluculuk sisteminin hukuki güvencesi altında yatırımcı- devlet uyuşmazlıklarının halli sürecinde de kullanılması ile ülkemizde yatırım ortamının gelişmesine de katkı sağlayacaktır. Makul sürede yargılanma hakkının temini, yargısal prosedürlerin tüm yönleriyle ele alınmasını gerektirmektedir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin geliştirilmesi buna hizmet eden politikalardan biridir."

DURUŞMASIZ YARGILAMA

Ocak 2018 tarihinden başlamak üzere iş uyuşmazlıklarında bugün itibariyle 383 bin 728 dosyada anlaşmaya varıldığını ifade eden Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, "Seri muhakeme usulü 13 suç için, verilecek cezada Cumhuriyet savcısı ile şüphelinin anlaşması usulü getirilmektedir. Gürültüye neden olma, genel güvenliğin tehlikeye sokulması, trafik güvenliğin tehlikeye sokulması gibi kamuya karşı işlenen suçlarda savcı ile şüphelinin anlaşması suretiyle ceza verilip uyuşmazlık hakim onayından sonra sistemden çıkarılacaktır. Duruşmasız yargılama usulünde hakim, sanık ve mağdurun yazılı beyanını aldıktan sonra dosya üzerinden duruşmasız karar verebilecek, taraflardan biri itiraz ederse duruşma açarak karar verebilecektir" dedi.

SIFIR HATAYLA YARGILAMA

Yargı reformu belgesinin sadece bir zümre için değil, 82 milyon vatandaş için geniş bir katılımla hazırlandığını söyleyen Bakan Gül, bu belgenin 30 Mayıs'ta Türkiye ve dünya kamuoyuna açıklandığını ifade etti. Gül, "Bu bir yol haritasıdır. Daha önce de uygulandı. Reform kararlılığını vurgulayan bir belgedir. Türkiye'nin dünyadaki en saygın ülkesi olması için önemli yol haritasıdır. Eleştirileri ve önerileri masaya yatırdık. Gelişmiş ekonomi ve adil paylaşım için bu reformun başarıya ulaşması için çalışıyoruz. Strateji belgesi paydaşlarla hazırlandı. Demokratik ortamı ve erişilebilir adalet sistemini aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal gelişmenin olmazsa olmazı olarak görüyoruz" diye konuştu.

Bakan Gül konuşmasında ihtisas mahkemeleri ile sıfır hatayla yargılamayı hedeflediklerini ifade ederek "Bir insanın itibarını yargıyı kullanarak lekelemesine izin vermeyiz. 2017'de mevzuat değişikliği yaparak yeni bir düzenleme yaptık. Ticari rekabette yargıyı kullanarak biri hakkında suç duyurusunda bulunuluyor. Şüphelinin fabrikasına ya da evine polis giriyor. O kişi aklansa bile iş dünyasında mahallesinde devlet dairesinde lekeleniyor. Bu düzenlemeyle savcılarımız şikayet geldiğinde bakıyor. Hakkında soruşturma dosyası açmıyor. Bu durumda olan Eylül 2017'den bu yana 111 bin 697 kişi hakkında soruşturma açılmama kararı verildi" dedi.

ÖZGENER'DEN AB ÜYELİĞİ VURGUSU

Açılış konuşmasını yapan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ise, yargı reformu stratejisinin TBMM'de görüşülmeye başlanmasından hemen önce, son bilgilendirme ve değerlendirme toplantısının İzmir'de gerçekleştiriliyor olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yargı Reformu Stratejisi’nin ilk kez hazırlandığı 2009 yılından itibaren, plana dayalı reform dönemine geçildiğini anlatan Özgener, bu dönemin ikinci reform belgesinin de 2015 yılında hazırlandığını kaydetti. İzmir halkı ve iş insanları olarak 'Güven veren ve erişilebilir adalet' sloganıyla hazırlanan, 9 amaç, 63 hedef ve 256 faaliyetin bulunduğu Yargı Reformu Strateji Belgesi ile ilgili yapılan çalışmaları yakından takip ettiklerini belirten Özgener, "Avrupa Birliği'ne girmek Türkiye açısından stratejik bir hedeftir. Ve Türkiye, katılım sürecine bağlılığını sürekli korumuştur. Türkiye'nin üyeliği, aslında AB açısından çok önemlidir. Türkiye'siz bir Avrupa Birliği her zaman eksik olacaktır, AB’nin bölgesel bir güçten küresel bir güce dönüşmesi için Türkiye’nin tam üyeliği elzemdir. Türkiye, her zaman Kopenhag kriterleri doğrultusunda, reform ve uyum çalışmalarıyla kendisine düşen görevi hakkıyla yerine getirmiş, katılımcı ve özgürlükçü demokrasiye verdiği değeri güçlü biçimde defaten ortaya koymuştur. Şüphesiz, AB İlerleme sürecinde yargı reformu büyük önem taşımaktadır. Belgeyi incelediğimizde AB’ye katılım süreci ile ilgili hedeflerin de ötesinde toplumsal taleplerin de içeriğinde yer aldığını görmekteyiz. Belgenin hazırlanma sürecinde tüm paydaşlarla yaklaşık bir yılı aşkın süredir devam eden şeffaf ve katılımcı süreci ve bu görüşmeler kapsamında, iş dünyasının da değerlendirmesinin alınmasını çok önemli görüyoruz" dedi. 

Özgener, sonuçları öngörülebilir, şeffaf, kaliteli, etkin ve hızlı çalışan bir yargı sisteminin, ekonomik faaliyetlerin en önemli güvencesi olduğuna dikkat çekerek belgede yargı ve ekonomi ilişkisinin ön planda tutulduğunu kaydetti.

'TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULARIN HUKUKÇU OLMA ŞARTINI KALDIRALIM'

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu da, toplantıda şunları söyledi:

"Odalarımızda, arabuluculuk ve tahkimin merkezleri kuruyoruz Bu noktada sayın Bakanımıza iki önerimiz olacak bu yöntemin daha da etkin kullanılmasını sağlamak için, ticari uyuşmazlıklarda, arabulucuların hukukçu olma şartını kaldıralım. İki tarafı tacir olan uyuşmazlıklarda, Odalarımız da arabulucu olabilsin. Tahkimin yaygınlaşması için, zorunlu tahkim içeren sözleşmelerin damga vergisi kaldırılmalı. Kararların icrasında alınan damga vergileri de yarıya indirilmeli. Böylece firmalarımız, yaptıkları sözleşmelere, tahkim maddesi ekleme konusunda daha istekli olacaklar. Arabuluculuk ve tahkim ne kadar yaygınlaşır ve daha fazla kullanılırsa, bu hem iş dünyamızın hem de yargı camiamızın lehine olacaktır."

Konuşmaların ardından Bakan Gül'e, İzmir Adliyesi'nin 1886 yılında çekilmiş fotoğrafı hediye edildi. Toplantının soru cevap kısmı basına kapalı olarak devam etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254