Bu haber kez okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye terörle, terör örgütleriyle, ihanet çeteleriyle tehdit edilemeyecek, yolundan çıkartılamayacak, hedeflerinden uzaklaştırılamayacak ülke olduğunu, içeride ve dışarıda herkese göstermek mecburiyetindedir. Terörle mücadele etmek, terör örgütlerinin hakkından gelmek, bizim için kolay fakat şu gerçeğin de elbette farkındayız; karşımızdaki PKK sadece 3-5 bin teröristten ibaret değildir, karşımızdaki DEAŞ sadece belli sayıdaki teröristten ibaret değildir, karşımızdaki FETÖ sadece karşımızda gözüken hainlerden ibaret değildir, karşımızdaki DHKP-C sadece bünyesindeki birkaç yüz militandan ibaret değildir. Bu örgütlerin tamamının da gerisinde farklı güçler, farklı destekler, farklı projeler vardır” dedi.
Ankara’da gerçekleştirilen elektrik santralleri toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin Akkuyu’da inşası süren nükleer santrali 2023 yılında devreye almayı planladıklarını belirterek, “Sinop’taki nükleer santralle ilgili çalışmalar sürüyor. Şimdi 3. bir nükleer santral için ön hazırlıklara başladık. Her 3 projeyi de tamamlayarak ülkemizin hizmetine sunmaya kararlıyız. Enerji yatırımları çok ciddi kaynak ve teknoloji birikimi isteyen yatırımlar. Dünyada nükleer enerji konusunda gereken teknolojiye sahip ülke sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Türkiye yenilenebilir enerjiye yönelirken bu tesislerin inşası ve teknolojisinde söz sahibi olma mecburiyetindedir. Bunu başaracağız. Aksi takdirde bu işler için yurt dışına çok ciddi kaynaklar aktarmak mecburiyetinde kalırız. Halbuki bizim bu yatırımlara öncelik verme, teşvik etme amaçlarımızdan biri de cari açığımızı azaltmaktır. Ekim ayıda Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, ‘yenilenebilir enerji kaynak alanları’ ile ilgili düzenlemeyi bu konuda çok değerli bir adım olarak görüyorum. Düzenlemenin amacı yenilenebilir enerji kaynaklarının hızlı bir şekilde yatırımcılara tahsisiyle birlikte elektrik enerjisi üretim tesislerinde kullanılan ileri teknolojinin imalatını burada sağlamaktır. Bunu başarmamız lazımdır. Bütün yatırımcılarımız burada. Bu sistemde açık eksilme usulü ile en uygun teklifi veren firma yatırım hakkı kazanacaktır. Tüm yatırımcılarımız burada. Herhalde buna varsınız. İhalenin en önemli şartı da elektrik üretiminde kullanılacak yüksek katma değerli teknolojinin ülkemizde üretilmesi olacaktır. Bu millet yapar. Ben sizlerinde bunu yapacağınıza inanıyorum. Altyapısı ve izinleri hazır olarak ihaleye çıkartılan yenilenebilir enerji üretimi alanlarındaki santraller için en az yüzde 80 yerlilik ve 15 yıl AR-GE şartı getiriliyor. Bu düzenleme ile yenilenebilir yanında bu alanı besleyen diğer sektörlerde de önemli oranda yerli üretim artışı sağlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Rüzgar enerjisi santrallerinin kurulumu için yerli üretimi teşvik ettiklerini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Dünyadaki en büyük güneş tarlası olacak Konya Karapınar Yenilenebilir Enerji Tesisi önümüzdeki ay ihaleye çıkılıyor. Yaklaşık 2 bin hektarlık alanda kurulacak, bin megavat kapasiteli bu tesisin yatırım bedeli 1.3 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Benzer bir gelişme bugün 64 tesisinin açılışını yapacağımız rüzgar santralleri konusunda yaşanıyor. Bu santrallerin kule, kanat ve türbin üretimlerinin ülkemizde yapılmasını özellikle teşvik ediyoruz. İnşallah bu günler de yakındır diye düşünüyorum. Hedefimiz Türkiye’nin bu alanda en önemli üretim merkezlerinden biri haline dönüşmesidir. Aramızda zaten bu kanatları üreten arkadaşlarımız var, kule zaten problem değil; bir inşaat rahatlıkla yapılabilir. Burada sadece Türbin meselesi var ki; bu millet o türbini de evvel Allah üretecektir. Ben buna da inanıyorum.”
“Eskiden ‘su akar Türk bakar derlerdi’ şimdi ‘su akar Türk yapar’ diyorlar. Buraya geldik”
Enerji üretiminde Türkiye’nin 14 yılda geldiği noktaya dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Nükleer santrallerde de mümkün olduğu ölçüde teknoloji transferine dayalı bir anlayışı hakim kılmaya çalışıyoruz. Son dönemde gerçekten çok ciddi atılım yaptığımız alanlardan biri de su kaynaklarıdır. Özellikle hidroelektrik kaynaklarımızın kullanımı konusunda adeta bir devrim yaptık. Ülkemizde elektrik üretimine uygun ne kadar su kaynağımız varsa, hepsini de özel sektörümüz eliyle değerlendirecek bir stratejiyi hayata geçirdik. 14 yıldan bugüne. 14 yılda nereden nereye geldik bu alanda. İşte bugün ki açılış programında bu hidroelektrik santrallerinin 33 tanesinin inşallah açılışını yapıyoruz. Hep söylüyorum eskiden ‘su akar Türk bakar derlerdi’ şimdi ‘su akar Türk yapar’ diyorlar. Buraya geldik. Bu konuda da çok ciddi direnişle, çok ciddi engellemelerle karşılaştık. Greenpeace’ci bilmem ne, falan filan gelirler böyle, bizim Karadeniz’e zaten hep onlar bela olmuşlardır. İş yapın be. Elektrik üretirsin gelir önüne dikilirler. Söze geldiği zaman da aydın diye gezinirler. Karanlıktasın ya ne aydını. Önce bunu halletmemiz lazım. Biz insanlığın karanlıkta yaşamasını istemiyoruz. Tüm insanlık aydınlığa hasret. Ülkemin insanı da bu aydınlığı neresi olursa olsun şehit, köy her yerde yaşayacak. Bu onun hakkıdır. Aynı şekilde içme suyu bulmakta zorlanan bir ülkeyken, biz, bunu da başarmak durumundayız; sularımız boşuna akıp gitmemeli. Bunları rezerve etmeliyiz, bundan hem içme suyunu hem kullanma suyunu hem de bunun yanında enerji üretecek suyu temin etmemiz lazım. Onun için içimizde bu baraj yapımlarına giren birçok yatırımcımız oldu. Onların bu baraj yapımında attıkları adımlar bizim bu israfımızı ortadan kaldırmış oldu. Hala bunlar devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Türkiye terörle, terör örgütleriyle, ihanet çeteleriyle tehdit edilemeyecek, yolundan çıkartılamayacak, hedeflerinden uzaklaştırılamayacak ülke olduğunu, içeride ve dışarıda herkese göstermek mecburiyetindedir”
Atık sulardaki yanlış politikalar nedeniyle Türkiye’nin bu alanda geri dönüşümü sağlayamadığını hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin terör örgütleriyle hedeflerinden uzaklaştırılamayacağını vurgulayarak, “ Geri dönüşüm bile yeni yeni başladı. Ondan bile enerji üretimine gelebilme noktasına geldiğimiz gibi, parklar bile içme suyuyla ıslanırken, şimdi artık bu geri dönüşümden elde edilenle bazı belediyelerimiz parklarını, bahçelerini ıslar hale, sular hale geldiler. Sabırla ve kararlılıkla hepsini de aşıp, kurulu gücümüzün yüzde 35’inin hidrolik kaynaklardan oluştuğu bu günlere geldik. Bu önemli bir gelişme. Yenilenebilir enerji kaynaklarımızdan biri de çöptür. Bugün açılışını yaptığımız 18 biyokütle enerji tesisinin büyük bir bölümü üretimini çöpten yapıyor. Hatta fabrikaların atık ısılarından, hayvansal atıklardan enerji üreten, enerji santrallerimiz bile var. Tebrik ediyorum, kutluyorum. Jeotermal kaynaklarımızı turizmle birlikte ısıtma ve elektrik enerjisi üretiminde de kullanmak istiyoruz. Bugün açılışını yaptığımız 11 jeotermal bu alanda da öneli mesafe kaydetmeye başladığımızı gösteriyor. Doğalgaz santralleri elektrik enerjisi ihtiyacımızın karşılanmasında ciddi öneme sahipler. Özellikle yoğun enerji talebi olan bölgelerimizde kurulan 23 santrali bugün hizmete açıyoruz. Her birinin gerisinde ciddi bir yatırım ve emek bulunan 158 tesisi böylece ülkemize kazandırmış oluyoruz. Bu tablo ülkemiz için çok çok önemli. Türkiye terörle, terör örgütleriyle, ihanet çeteleriyle tehdit edilemeyecek, yolundan çıkartılamayacak, hedeflerinden uzaklaştırılamayacak ülke olduğunu, içeride ve dışarıda herkese göstermek mecburiyetindedir. Terörle mücadele etmek, terör örgütlerinin hakkından gelmek, bizim için kolay fakat şu gerçeğin de elbette farkındayız; karşımızdaki PKK sadece 3-5 bin teröristten ibaret değildir, karşımızdaki DEAŞ sadece belli sayıdaki teröristten ibaret değildir, karşımızdaki FETÖ sadece karşımızda gözüken hainlerden ibaret değildir, karşımızdaki DHKP-C sadece bünyesindeki birkaç yüz militandan ibaret değildir. Bu örgütlerin tamamının da gerisinde farklı güçler, farklı destekler, farklı projeler vardır” değerlendirmelerinde bulundu.
“Örgütün en çok kanlarını döktüğü hayatlarını zindana çevirdiği insanlar Kürt kardeşlerimizdir”
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ilk terör eylemine başladığı 1984 yılından bu yana PKK’yı sahip olduğu ortalama terörist sayısı bakımından hesap ettiğimizde en az 6-7 defa tamamen yok etti” diyen Erdoğan, “Ama PKK hala ortada. Çünkü bir takım güçler bu örgütün bitmesini ülkemizin kalıcı bir huzur, istikrar ve güvene kavuşmasını istemiyorlar. PKK’nın Kürt kardeşlerimiz adına terör estirmesi için ortada makul hiçbir gerekçe yoktur. Tam tersine Kürt kardeşlerimizin bu terör örgütüne karşı olan tepkileri, nefretleri, isyanları hepimizden daha fazladır. Çünkü örgütün en çok kanlarını döktüğü hayatlarını zindana çevirdiği insanlar Kürt kardeşlerimizdir. PKK tarihinin en şiddetli saldırılarını bu dönemde gerçekleştiriyor. DEAŞ denilen örgüt hiçbir sebep olmadığı halde sürekli ülkemizde eylem arayışı içerisinde. Bunların İslam ile yakından uzaktan alakası yok. DHKP-C gibi örgütler ülkemizin terörle hiç ilgisi olmayan, bölgelerinde, şehirlerinde eylem yapmak için fırsat kolluyorlar. FETÖ ihanet çetesi dünyanın dört bir yanında elindeki tüm imkanları ve kaynakları ülkemiz aleyhinde faaliyet göstermek için kullanıyorlar. Tüm bu faaliyetlerin ortak özelliği yapanlara en küçük bir faydası dokunmayan sadece ve sadece ülkemizi sıkıntıya sokmayı amaçlayan eylemler olmasıdır. Bazı ülkeler bu uğurda kendi geleceklerini tehlikeye atmaktan dahi çekinmemektedirler” ifadelerini kullandı.
“Şuanda pek çok çevre, pek çok ülke Türkiye’ye karşı maksat komşunun iki gözün çıksın mantığıyla bir husumet politikası yürütüyorlar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Sizlere bir hikaye anlatayım. Eskiden bir şehirde haset mi haset birisi yaşarmış. Hasetliği yüzünden komşularıyla da arası açık. Bu mesele şehrin yöneticisinin kulağına kadar gitmiş. Yönetici bu kişiyi çağırmış ve kendisine şunu teklif etmiş, sana ne dilersen ben onu vereceğim ama bir şartım var, istediğin şeyin iki katını da komşuna vereceksin. Bir süre düşünen haset kişi, ‘talebim bir gözümün çıkartılmasıdır’ demiş. Şaşıran yönetici, haset kişiye, talebinin sebebini sorunca aldığı cevap çok manidarmış, ‘maksat komşunun iki gözü çıksın.’ Şuanda pek çok çevre, pek çok ülke Türkiye’ye karşı maksat komşunun iki gözün çıksın mantığıyla bir husumet politikası yürütüyorlar. Türkiye ayağa kalkmasın. Türkiye belini doğrultmasın, muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmasın. İsteseniz de istemeseniz de biz muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkacağız. Batı dünyası istediği kadar teröristi batı şehirlerinde barındırsın. Ne yapanlarsa yapsınlar. Bumerang gibi bir gün dönecek onları da vuracak. Biz bin yıldır yaşadığımız bu coğrafyada nice badireler atlattık. Nice sıkıntıların üstesinden geldik. En son 15 Temmuz darbe girişimini Allah’ın lütfü ve milletimizin kahramanlığıyla akamete uğrattık. Allah’ın izniyle Türk milleti olarak bundan sonra da her türlü saldırıya göğüs gererek, her türlü tuzağı boşa çıkartarak yolumuza devam edeceğiz. Bugün bizi sıkıntıya sokmak için terör örgütlerine kucak açanlar, silah verenler artık kendinizi gizlemeniz mümkün değil. Verdiğiniz silahlarla hepinizin adresini biliyoruz. Kim kime ne silah veriyor. PYD bir terör örgütü işte, PKK’nın yan kolu YPG yan kolu apaçık bunlar ortadayken hala siz bunu savunuyorsanız ve terör örgütü DEAŞ’ı bir başka terör örgütüyle yok edeceğim gibi safiyane bir yaklaşım ortaya koyuyorsanız kusura bakmayın bu dünyada bunu kimse yutmaz. Yarın o örgütlerin hedefi haline gelmekten de kurtulamayacaklar. Bizim iki gözümüzü çıkarmaya çalışanlar, sadece kaybettikleri gözleriyle kalacaklardır.”
“Tüm iş dünyasına çağrı yapıyorum; yatırım yapacak hiçbir işadamımız kararını lütfen ertelemesin”
Türkiye’nin kendisine güvenen, inanan, yatırım yapan herkese bunun karşılığını katbekat fazlasıyla verecek potansiyele, imkana, niyete sahip bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Nitekim uluslararası yatırımcıların ülkemize olan ilgisini ne terör eylemleri, ne darbe girişimleri, ne iki gözümüze birden talip olan fesatçılar engelleyememiştir. Bugünkü toplu açılış törenimiz vatanımızın, öz evladı olan yatırımcılarımızın da ülkelerine sahip çıktıklarını gösteriyor. Buradan tüm iş dünyasına çağrı yapıyorum; yatırım yapacak hiçbir işadamımız kararını lütfen ertelemesin. Ne Güney komşularımızdaki sorunlar, ne de terör eylemleri sizi tereddüde sürüklemesin. Unutmayın, bu işlerde erken kalkan yol alır, erken harekete geçen avantaj kazanır. Yatırımlarıyla ülkelerine güvendiklerini, inandıklarını gösteren tüm işadamlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu yatırımların ülkemize kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” açıklamasında bulundu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.