Bu haber kez okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP’li Sezgin Tanrıkulu’na “SİHA” yanıtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) ile ilgili sözlerine ilişkin, “Türkiye’nin terörle mücadele yönteminden ve son dönemde elde ettiği başarılardan rahatsız olmaya terör örgütünün hakkı olabilir, terör örgütünü destekleyen bir takım güçler de bundan rahatsızlık duyabilir ama bu ülkenin hiçbir milletvekilinin böyle bir hakkı yoktur” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. Darbecilerin karşısına yürekleri ve bedenleriyle ellerindeki tüm imkanlarıyla dikilen belediye başkanlarına, meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına şükranlarını sunan Erdoğan, “15 Temmuz ihanetinin başarısızlığa uğramasında belediyelerimizin milletimizle birlikte verdiği destansı mücadelenin çok büyük katkısı olmuştur. Büyük, güçlü ve 2023 Türkiye’sini yine birlikte kuracak 2053 ve 2017 Türkiye’sinin temellerini de birlikte atacağız. Unutmayın; dava kalıcı, isimler ise fanidir. Biz kalıcı olana bakacak, sadakatimizi davamıza göstereceğiz. Siyasetçiler davalarına verdiği katkı, millete yaptıkları hizmet nispetinde isimlerini tarihe yazdırır veya unutulur giderler. AK Parti çatısı altında ülkemize ve milletimize hizmet eden bizler, isimlerimizi tarihe yazdırabilmişsek ne mutlu bize. Şimdiye kadar bunu başaramamışsak kimseye söyleyecek bir sözümüz olamaz. AK Partili belediye başkanlarımızın tamamının isimlerini hemşehrilerinin gönüllerine ve tarihe yazdıracak hizmetler gerçekleştirdiğine inanıyorum” diye konuştu.

“Belediyelerdeki başarımız 2019 yılında hayata geçecek olan cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde istediğimiz neticeyi alabilmemizin en başta gelen şartlarından biridir” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “2019 Mart’ı bizim için olmazsa olmazdır. Onun için 2019 Mart’ında aday olacak belediye başkanlarımız şu andaki mevcut belediye başkanlarımız 2019 Mart’ına değil hedefi 2019’un Kasım’ına koymalıdır. Belediyelerimiz hakkında en ufak bir spekülasyona fırsat vermeyecek şekilde çalışmalarımızı sürdürmemiz lazım. Bütün dedikoduları adeta sil baştan yapacak gibi bugünkü bu toplantıyla bir miladi adımın atılması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Şehirlerdeki, ilçelerdeki, beldelerdeki bütün dedikoduların ortadan kalkması için belediye başkanlarımıza, belediye meclis üyelerimize büyük işler düşüyor. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da belediye başkanlarımızdan beklentimiz bellidir. Bizim belediye başkanlarımız şehirlerine yük olan değil, şehirlerin yükünü omuzlayan, mazeret değil çözüm üreten, AK Parti’nin yüzünü ağartan hizmetler ortaya koyan kişiler olmalıdır. Bugün Türkiye milletlerin tarihinde belki yüz yılda bir yaşadıkları kritik bir dönemden geçiyor. Bu dönemde yapacağımız tercihler, hayata geçireceğimiz çalışmalar bizden sonraki nesillerin hayatını doğrudan etkileyecektir. Şayet, doğru tercihlerde bulunur, doğru ve güzel işler yaparsak 2053 ve 2071 Türkiye’si tam da hayat ettiğimiz gibi bir Türkiye olur. Böylesine kritik bir yol ayrımında hiçbirimizin hesabi düşünmeye hakkı bulunmuyor. Hizmet yarışında en önde de olsak, en geride de kalsak tüm gücümüzle mücadeleye devam etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“Biz sıradan bir parti değiliz, bu parti bir davanın sembolüdür"

Bu yolda küsmenin, darılmanın ve mücadeleye zarar verecek davranışlar içine girmenin hiçbir arkadaşına yakışmayacağını kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz sıradan bir parti değiliz. Bu parti bir davanın sembolüdür. Bir davanın eri olmak başka, bir siyasi partinin bireyi olmak başkadır. Ben sizleri bir dava eri olarak görüyorum. Bu dönemde AK Parti’ye zarar verecek her tutum, her söz Türkiye’ye ve milletimizin geleceğine vurulmuş bir darbe olacaktır. Gerek teşkilatlarımızda, gerek belediyelerimizde, gerek diğer kademelerimizde hiçbir arkadaşımın böyle bir yanlışın içine düşeceğine, böyle ağır bir vebalin altına girmeyeceğine kesinlikle ben inanıyorum. Önümüzde ülkemiz ve milletimiz için çok zorlu bir dönem var. Hem içeride, hem bölgemizde hem de küresel düzeydeki gelişmeler sağlam durmamızı, gücümüzü arttırmamızı gerektiriyor. Vazifemizi başarıyla yerine getirdiğimiz ölçüde milletimizin desteğine mahzar oluruz. Başarısızlığımızın tek neticesi sadece AK Parti’nin iktidar kaybetmesi olsa inanın bana bu çok küçük bir bedel olur. AK Parti’nin başarısızlığı demek Türkiye’nin önündeki çok büyük fırsatları kaçırması, daha da kötüsü elindekileri kaybetmeyle ve kaybetme tehlikesiyle yüz yüze kalması demektir. Ülkemizin kaderiyle partimizin kaderinin adeta bütünleştiği bir süreçten geçiyoruz. AK Parti kazandığında Türkiye kazanıyor, Türkiye kazandığında AK Parti kazanıyor. Milletimizin tamamıyla kucaklaşmalıyız. Seçimde başarı çıtamız asgari yüzde 50+1 oy elde etmektir. Asıl hedefimiz milletimizin tamamının gönlünü fethetmektir. AK Parti ve Tayyip Erdoğan düşmanlığını varlık sebebi hatta ekmek kapısı haline getirmiş küçük bir kesimi hariç tutarsak, yeteri kadar gayret gösterirsek ülkemizde desteğini alamayacağımız hiçbir vatandaşımızın bulunmadığına inanıyorum. Yeter ki çalmadık kapı, sıkmadık el, bakmadık göz bırakmayalım. Bunun için seçimlere kadar 81 vilayetimizin tamamında milletimizin tüm fertlerine ulaşmayı hedefleyerek çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız.”

"Kendi ülkesine, kendi ülkesinin güvenlik güçlerine, kendi milletinin terörle mücadelesine husumet besleyenlere milletimiz hak ettiği dersi sandıkta verecektir”

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun SİHA’lara yönelik sosyal medya hesabı Twitter üzerinden yaptığı açıklama ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu paylaşıma göstermiş olduğu tepkiyi değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kendi kaderimizi ülkemizin kaderiyle bütünleşmiş olarak görürken, ana muhalefet partisi unvanını taşıyan bir partinin milletvekilleri maalesef teröristlerle aynı safta olmak için can atıyorlar. Bu partinin genel başkanı da devletinin ve milletinin yanında yer alarak bu tür faaliyetler içindeki milletvekillerinden hesap sormak yerine benzer tavırlar içine girmekten çekinmiyor. Terörle mücadele operasyonlarında ülkemize çok büyük imkanlar sağlayan Silahlı İnsansız Hava Araçlarına yönelik iddialar bu çarpıklığın en son örneğidir. Terörle mücadele ederken sivillerin zarar görmemesine yönelik hassasiyetimizi herkes gıpta ile takip eder, takdirlerini belirtirken birilerinin suyu bulandırmak için uğraşması ibretlik bir hadisedir. Türkiye, bırakınız kendi sınırlarımız içindeki operasyonları, sınır ötesindeki operasyonlarında dahi sivillerin zarar görmemesi politikasından taviz vermemiş bir ülkedir. Bu uğurda güvenlik güçlerimizi riske attığımız, şehitler verdiğimiz durumlar olmuştur. Türkiye’nin terörle mücadele yönteminden ve son dönemde elde ettiği başarılardan rahatsız olmaya terör örgütünün hakkı olabilir, terör örgütünü destekleyen bir takım güçler de bundan rahatsızlık duyabilir ama bu ülkenin hiçbir milletvekilinin böyle bir hakkı yoktur. Silahlı İnsansız Hava Araçlarıyla sivillerin hedef alındığı gibi tam da terör örgütünün uluslararası alana taşımak istediği türden bir iddiayı gündeme getirmenin siyasetle, insan haklarıyla ilgisi kesinlikle yoktur. Kendi ülkesine, kendi ülkesinin güvenlik güçlerine, kendi milletinin terörle mücadelesine husumet besleyenlere milletimiz hak ettiği dersi sandıkta verecektir” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161