Bu haber kez okundu.

Başbakan Erdoğan: Cumhuriyetin tapusu 76 milyonun üzerine kayıtlıdır
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyetin tapusunun 76 milyonun üzerine tapulu olduğunu söyledi. Erdoğan, "Herkes, her vatandaş eşit derecede bu cumhuriyetin sahibidir, bu cumhuriyetin tapusunda söz hakkına sahiptir. Hiçbir siyasi parti, 'cumhuriyeti ben kurdum' bahanesine sığınarak, millete dayatmalarda bulunma hakkına sahip değildir. Bu ülkenin diğer siyasi partileri, uzaydan gelmemiş bu milletin bağrından çıkmıştır." şeklinde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda parti teşkilatına seslendi. Buradaki konuşmasında Cumhuriyet'in kuruluşu ve yapısına da değinen Erdoğan, "Cumhuriyetimizin kuruluşunun 90’ıncı yıldönümünü idrak ettiğimiz bugünlerde artık şunu herkesin anlaması ve kabullenmesi gerek. Cumhuriyet bir zümrenin, bir kitlenin belli bir grubun belli bir etnik kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 76 milyonun tamamının cumhuriyetidir. Cumhuriyet hepimizin ortak değeridir. Bu ülkede özellikle yakın tarihte cumhuriyet üzerine yapılan tartışmalar, kamplaştırma ve kutuplaştırmalar tamamen yapaydır, sunidir, sanaldır. Maalesef bir kesim özellikle de elitler 10 yıllar boyunca kendilerin cumhuriyetin yegane sahibi olarak görmüş kendileri dışındaki herkese ikinci sınıf muamelesi yapmış ortaya çıkan itirazları da cumhuriyet karşıtlığı ile yaftalama cüretine girmiş." dedi.

CUMHURİYETİN TAPUSU 76 MİLYONUN ÜZERİNE KAYITLIDIR

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhuriyetin 90’ıncı yıldönümünde sizlerde aziz milletim de artık şu soruyu hiç çekinmeden korkmadan hiç tereddüt etmeden, o elitlere seçkinlere sorabiliyoruz. Sizi cumhuriyetin tek ve yegane sahibi yapan nedir? Siz kimsiniz? Cumhuriyetin tapusunun sadece sizde olduğu vehmine nereden kapılıyorsunuz. Kendinizi cumhuriyetin yegane sahibi olarak kendiniz dışındakilere adeta parmağını sallayarak, kibir sergileme hakkını, siz nereden alıyorsunuz? Açık açık ilan ve ifade ediyorum: cumhuriyetin tapusu 76 milyonun üzerine kayıtlıdır. Herkes her vatandaş eşit derecede bu cumhuriyetin sahibidir, bu cumhuriyetin tapusunda söz hakkına sahiptir. Hiçbir siyasi parti, cumhuriyeti ben kurdum, bahanesine sığınarak millete dayatmalarda bulunma hakkına sahip değildir. Bu ülkenin diğer siyasi partileri uzaydan gelmemiş, bu milletin bağrından çıkmıştır. Hiç kimse millete 'aptal' deme 'koyun' deme 'gayri mümeyyiz' deme haddine ve hakkına sahip değildir. Bu millete uzaydan gelmemiş, burada doğmuş, bu cumhuriyeti de bu millet bu cumhur kurmuştur. Bu cumhurun içerisinde kimler var. Kürdü, Gürcüsü, Lazı, Abazası var, 36 etnik unsur var. Hiç kimse bir etnik kökeni makbul sayıp diğerlerini asimilasyona tabi tutamaz. Hiç kimse yoksulu, yolda kalmışı, engelliyi, kadını, çocuğu yaşlı olanı dışlayamaz, ona ikinci sınıf muamelesi yapamaz. batıdaki ne kadar bu Cumhuriyetin sahibiyse doğudaki de o kadar sahibidir. Zengin, okumuş, şehirli ne kadar bu Cumhuriyetin sahibiyse yoksul, yoksul ümmi köylü de o kadar bu Cumhuriyetin sahibidir. Modern kadar, muhafazakar başı açık kadar, başı örtülü de bu cumhuriyetin sahibidir. 76 milyonun her bir ferdinin bu özgüvene, bu inanca sahip olmasını kendisini Cumhuriyetin yegane sahibi olarak görenler karşısında ‘ben de bu Cumhuriyetim sahibiyim’ demesini özellikle istiyor ve bunun mücadelesini veriyoruz. Bir Maarif Nazırı şakayla karışık olarak ‘şu mektepler olmasa maarifi, Milli Eğitim Bakanlığı'nı ne güzel idare ederdim' diyor."

CUMHURİYETİ YIPRATANLAR SANAL DÜŞMAN OLUŞTURAN ANLAYIŞLARDIR

On yıllar boyunca Cumhuriyetin cumhursuz yönetilmek istendiğini savunan Erdoğan, "Bir iktidar eliti bir bürokratik elit oluşturulmuş bunlar cumhurdan yani milletten bağımsız bir şekilde cumhuriyete yön vermek istemişlerdir. Elitlerin bu siyaseti sürdürebilmek, milli iradeyi saf dışı bırakabilmek için Cumhuriyet karşıtlarına yani sanal düşmanlara ihtiyaçları vardır. Hatırlayın. Milletten gelen her demokratik talep, milletin desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin attığı en küçük adımlar bile cumhuriyet için tehdit olarak sunuluyordu. ‘Cumhuriyet tehdit altında, tehlikenin farkında mısınız’ diyerek Cumhuriyet mitingleri düzenlenerek halk kutuplara, katmanlara ayrılıyor, sanal bir gerilim inşa ediliyordu. Bunları yaşadık mı? Yaşadık. Hepimizin ortak değeri olana Cumhuriyet küçük dar bir zümrenin kendi iktidarını sürdürmesinin aracı haline getirilmişti. Demokratik talep ve istekler hep Cumhuriyet karşıtlığıyla yaftalanıyor, bu talepleri dile getirenler iç düşman, Cumhuriyet düşmanı ilan ediliyordu. Oysa asıl cumhuriyeti yıpratanlar işte bu sanal düşman oluşturan anlayışlardır. Cumhuriyete asıl zarar veren anlayış bu otoriter siyaset anlayışıdır. Cumhuriyet, cumhuriyet düşmanı olarak lanse edilenlerden değil bizzat kendisini yegane cumhuriyetçi olarak ilan eden elitlerden en büyük yaraları almıştır. Onlar 10 yıllar boyunca yolsuzluklarını sanal cumhuriyet düşmanları üreterek örttüler. Becerisizliklerini sanal tehditlerle örttüler. Tembelliklerini iç düşmanlar üreterek gizlediler. Sadece cumhuriyet kavramının içini boşaltmakla kalmadılar cumhuriyetimize milletimize de çok ağır bedeller ödettiler. Yaşadığımız nice büyük acıların altında işte bu ayrımcılık vardır. Nice ölümün, gözyaşının altında işte bu ötekileştirme vardır." diye kaydetti.

BİZ KİMSEYLE HESAPLAŞMIYORUZ

AK Parti olarak Cumhuriyetin tarihinin rekorlarını kırdıklarını dile getiren Erdoğan, "79 yılda yapılanlara kat kat fazlasını ekledik. Bunu söyleyince birileri bundan rahatsız oluyor, bizi Cumhuriyet karşıtı olarak lanse etmeye çalışıyor. Yaptığımızı anlatmayacak mıyız, biz kimseyle hesaplaşmıyoruz, kimsenin karşısında değiliz. Biz bu cumhura ve cumhuriyete neler kattığımızı nasıl hizmet ürettiğimizi anlatıyoruz. Yan gelip yatmakla Cumhuriyetçi olunmaz. Cumhura ve Cumhuriyete hizmet ederek 'Cumhuriyetçi' olunur diyoruz. Niye rahatsız oluyorsun? Bizim yaptıklarımız ortada, soruyoruz peki siz ne yaptınız? Çıkın da bunu anlatın." diye ekledi.

YOL VERGİSİ, CHP'NİN BU MİLLETE EN AĞIR ZULÜMLERİNDEN BİRİDİR

2002 yılına kadar Türkiye'de 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, 11 yılda 17 bin kilometre yeni bölünmüş yolun inşa edildiğini söyleyen Erdoğan, "Bunlar yolsuzluk yaptılar biz yol yaptık, farkımız bu. Kimsenin hakkını yemeyelim. CHP de yollar yaptı. Özellikle 1940'larda CHP'nin nasıl yollar yaptığını benim milletim hiç unutamadı ve hiç unutmayacak. Neydi onların yaptığı yol? Yol Vergisi adı altında dünyada örneği olmayan vergi toplamanın ruhuna, özüne, amacına tamamen aykırı bir şekilde millete tam anlamıyla zulüm yaşattılar. 18 ila 60 yaş arasındaki her erkekten yol vergisi aldılar. Yol vergisi vermeyenleri yol yapımında çalışmaya mahkum ettiler. Demir Perde ülkelerinde olduğu gibi. Yol vergisi veremeyen yoksul köylünün horozunu, evindeki yatağını, ambarındaki buğdayını adeta gasp ettiler. Arabası olan zenginden de aynı miktarda para istediler. Yoksul köylüden de aynı miktarda para istediler. Üstelik topladıkları parayı yol yapımında değil gittiler başka amaçlarla harcadılar. Yol Vergisi, CHP'nin bu millete en ağır zulümlerinden biridir. Bu zulümleri kaldıran Demokrat Parti olmuştur. Bunlar yol yapacağız diyerek insanlara kıydılar ve yol yapmadılar. Şimdi çıkmışlar milletvekilleri ile milletvekili kisvesi altındaki militanlarıyla bizim yol inşaatlarımızda dozerlerin önüne geçiyor ellerine taş alıp iş makinalarında polislere saldırıyorlar. İşte onların zihniyeti bu. 'Yol yapmak için ağaç taşıyamazsınız' derler ama yol yapmak için insana kıymayı normal görürler, meşru görürler." şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234