Bu haber kez okundu.

Bakan Tüfenkci:"Terör örgütünün değirmenine su taşıyanlardan elbetteki hesap sorulur"
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, FETÖ ile ilişkili şirketlerin iflas ertelemelerine karşı aldıkları tedbirlerle ilgili, “Şimdi FETÖ’ye müzahir şirketlerin, buna başvurmamaları için OHAL döneminde 3 aylığına başvurulmaması noktasında kararname çıktı. İleriki boyutlarda iflas ertelemenin ciddi anlamda ele alınıp belki de uzun süre gündemden düşürülmesi gerekir” dedi.
TGRT Haber televizyonunda TGRT Haber ve İhlas Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın konuğu olan Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, 15 Temmuz FETÖ darbe kalkışması ve gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tüfenkci, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın oda ve borsa başkanlarıyla gerçekleştirdiği istişare toplantılarını değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 365 oda ve borsa başkanını kabul ettiğini ve orada önemli mesajlar verdiğini belirten Tüfenkci, “Yapılan darbe girişimi öncesini, sonrasını ve akabinde de bundan sonra neler yapılması gerektiği noktasında verdiği mesajlar önemliydi. Oda-borsa başkanlarımızın gerek Külliye’de gerekse Başbakanlıkta kabul edilmeleri ve onların gerek Cumhurbaşkanımıza gerekse Başbakanımızın şahsında hükümete vermiş oldukları destek önemliydi. Özellikle 15 Temmuz akşamından itibaren oda ve borsa başkanları art arda yapmış oldukları açıklamalarla darbe girişiminin karşısında olduklarını, hukuksuz darbe girişimi tanımadıklarını ifade etmişlerdi. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın ‘meydanlara çıkın’ talimatıyla beraber birçok oda ve borsa başkanımız, üyeleriyle, yönetimleriyle beraber hem açıklamalarını yaptılar hem de meydanlara indiler” ifadelerini kullandı.
“Dostlar seviniyor ama yurt dışında bazı mihraklar, ‘nasıl böyle bir şey olabilir’ diye üzülüyor”
Basın mensuplarına darbe girişimindeki demokrasi yanlı tutumlarından dolayı teşekkür eden Tüfenkci, “Özellikle sizin şahsınızda bütün basın ve yayına teşekkür ediyorum o günkü duruşundan ötürü. Cumhurbaşkanımızla milletin, cumhur ile reisin birleşmesiyle müthiş bir sivil direniş ortaya çıktı. O gün yazılan destan uzun yıllar bütün darbe girişimine niyetli ve darbe girişine karşı bir destansı direniş olarak tarih sayfalarına yazılacak. Bu bir anlamda gerek Cumhurbaşkanımızın gerek Başbakanımızın duruşlarından dolayı oda ve borsalara, iş alemine teşekkürü idi. 16 Temmuz’dan itibaren ilk iş günü piyasaları açık tutmaları, ticaretlerini yapmaları, fabrikalarını açık tutmaları. İstanbul borsasını darmadağın yapmışlardı. Buna rağmen borsaların açılması, ürün borsalarının açılması ayrıca para transferlerinin yapılması ve ekonomik anlamda Merkez Bankası’nın müdahalesine gerek kalmadan kendi içerisinde büyük dalgalanmalar yaşamadan, beklenenin çok altında dalgalanma yaşanması, aslında milletin ekonomiye sahip çıktığını gösteriyor. Aynı zamanda reel sektörün hükümete olan güvenini gösteriyor. Tabi burada dostlar seviniyor ama yurt dışında bazı mihraklar, ‘nasıl böyle bir şey olabilir’ diye üzülüyor. Burada millet devlet kaynaşmasını, millet Cumhurbaşkanı kaynaşmasını gördük ve bunun ekonomiye yansımalarının da inşallah önümüzdeki dönemlerde görmüş olacağız” değerlendirmelerinde bulundu.
“Darbecilerle beraber olmayı, milletin demokrasiye sahip çıkmasına yeğleyebiliyorlar”
Avrupa ülkelerinin 15 Temmuz darbe girişimi karşısındaki tutumlarını eleştiren Tüfenkci, “Cumhurbaşkanımızın da bugün ifade ettiği gibi bunların nasıl bir zihniyete sahip oldukları, aldıkları paralarla nasıl Türkiye aleyhtarı oldukları, nasıl bir terör örgütünün finansmanıyla böyle raporlar hazırlayabildikleri, nasıl objektiflikten uzaklaşabildiklerini hayretle izliyoruz. Orada bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Bizim üzüldüğümüz taraf ise yıllarca demokrasi diyenler, hukuk diyenler, bunu bize öngörenler demokrasiye sahip çıkan bir milletin karşısında. Gerçekten şaşkınlık içerisinde izliyoruz. Darbecilerle beraber olmayı, milletin demokrasiye sahip çıkmasına yeğleyebiliyorlar. Hukuk devleri olması yönünde önemli adınlar atan ve içindeki ayrık otlarını ayrıştırıp hukukun egemenliği noktasında bu krizi fırsat bilerek, ordudaki yapılanmalardan tutun da, devletin yeniden yapılanmasına kadar, daha demokratik olması bakımından adımlar atan bir Türkiye’nin karşısında karşı duruş sergileyerek, bir takım akıl almaz otoriteleşme gibi veya Erdoğan korkusuyla bir karşı cephe oluşturmaya çalışarak esasında var olan, kendilerini İslam korkusuyla kendilerini öyle bir cepheye itebiliyorlar” şeklinde konuştu.
“Devletin işleyişine ve devlet sistemi içerisindeki işleyişe dinamit koyan, bomba koyanları ayıklıyoruz”
Böyle bir darbe girişimini fırsata çevirecek adımlar attıklarını belirten Tüfenkci, “Yıllarca Avrupa’nın bize söylediği, ‘Askeri sivilleştirin, sivil otoritelere bağlayın’ diye ifade ettikleri hususları gerçekleştiriyoruz. Birilerinin iddia ettiği gibi biz önümüze gelen memuru ya da işçiyi atmıyoruz. Gerçekten bu yapıya müzahir olanları ve devletin işleyişine ve devlet sistemi içerisindeki işleyişe dinamit koyan, bomba koyanları ayıklıyoruz. Milletin önüne çeşitli engeller koyan ve devlet mekanizmasını işlemez hale gelenlere karşı biz operasyonlarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.
“Yüzde ‘0’ a yakın bir hatayla çalışmak istiyoruz ve bu mücadeleyi önemsiyoruz”
Gümrük Bakanlığındaki açığa alınmalar hakkında bilgi veren Tüfenkci, şöyle konuştu:
“Elbetteki biz darbe girişiminden öncede çalışmalarımız vardı, darbe girişiminden sonrada OHAL yasası çıkmadan da açığa almalara başlamıştık. OHAL yasası çıktıktan sonra da bu yasanın vermiş olduğu yetkiye dayanarak bir takım kesinleştirdiklerimizin memuriyetle iliğini kestik; 140’a yakın. Diğer çalışanlardan da şüpheli olanları, çeşitli noktalarda onlarla yolları kesişenleri de, gerçekten bu yapının elemanları mı, bu yapının elemanı değil de sempatizanları mı, bunları araştırarak yolumuza devam ediyoruz. İnceleme faaliyetleri devam ediyor. Bunu çok çok abartmamak lazım. Birilerinin iddia ettiği gibi devlet refleksini zarara sokacak veya devlet işleyişini, hafızasını zora sokacak anlamda anlaşılmaması gerekir. Devlet mekanizmasının işleyişine dinamit koyan, bomba koyanları biz ayıklıyoruz. Bizim gümrüklerde de, ticaretlerde de, kooperatiflerimizde de milletin önünü tıkayan, bu hükümetin başarısız olması için elinden gelen ve kendi memuriyetinde emir alması gerekenlerden emir almayıp da dışarıdan birilerinden emir almayı kendilerine vazife edinenleri biz elbette içimizde barındırmayız. Kendi görevini yapan çalışan, bu yapılarla hiçbir alakası olmayanları da mutlaka biz liyakatleri çerçevesinde değerlendirip yükseltiriz. Yüzde ‘0’ a yakın bir hatayla çalışmak istiyoruz ve bu mücadeleyi önemsiyoruz. Bu mücadelede biz yanlış insanları, başka saiklerle bu torbanın içine atarsak bu mücadelenin zarar göreceğini de biliyoruz. Oluşturulan ilgili komisyondaki arkadaşlarımıza da hep bunu söylüyorum. Eğer siz başka terör örgütüne mensup vatandaşımızı, çalışanımızı atacaksanız o terör örgütüne mensup diye, bunu kaldırıp FETÖ ile ilgili torbanın içine koymayın, onu ayrı değerlendirin. Bir hassasiyet içerisinde devam ediyoruz.”
“Göğüslerini gere gere şirketlerini bunların emrine verenlerden elbetteki hesap sorulur”
“Bugün Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi hiçbir terör örgütü finansmanı olmadan ortaya çıkamazlar” diyen Tüfenkci, “Bu terör örgütüne finansman sağlayanlar, terör örgütünün değirmenine su taşıyanlar, hele hele 17-25 Aralık’tan sonra bunlarla ilişkilerini kesmeden, göğüslerini gere gere şirketlerini bunların emrine verenlerden elbetteki hesap sorulur. Bunu çok abartıp da genel anlamda piyasayı bozucu hale de getirmemek lazım. Memurlarda, işçilerde, çalışanlarda kılı kırk yararak sonuca gitmeye çalışıyorsak, şirketlerde de aynı şekilde hareket etmemiz lazım. Bunu bir şekliyle doğru ve isabetli karar vermemiz lazım. Zaten 15 Temmuz darbe girişiminde önce hangi şirketlerin genel itibariyle bu yapıya müzahir olduğunu bizler ve piyasa biliyordu. Bilinenlerin gereğini yapmak lazım ama daha öteye götürüp herkes bu yapıya müzahirdir veya herkes bu yapıyla ilişkilidir diyip çok şüpheci bir tavır da ortaya koymamak lazım. Bankalarımız bu noktada o şirket midir bu şirket midir diyip kredi musluklarının kesmemesi lazım. Gerek bankalarımız gerek iş alemi yanlış yaptıkları zaman bunun etkileri piyasada daha farklı yerlere gider” şeklinde konuştu.
“Türkiye ekonomisi kesin olarak çok büyük bir etkilenme yaşamadı”
Darbenin Türkiye’ye maliyetinin 300 milyar TL olduğu yönündeki açıklaması hakkında konuşan Tüfenkci, “Hükümet olarak yapılmış bir hesaplama değil. Bakanlığımızın yapmış olduğu tahmini bir rakamdır. Bu aşağıda olabilir yukarıda olabilir. Net rakamlar değil. Verilerden yorumlanarak elde edilen bir rakam. Türkiye ekonomisi kesin olarak çok büyük bir etkilenme yaşamadı. Belki bir Rusya ile olan uçak düşürülme krizinde yaşanan dalgalanma kadar yaşadı ve belki de ondan daha da az. Türkiye ekonomisinin sağlamlığı, güvenilirliği, istikrarı ve ne kadar az kırılgan olduğunu da şu ortam göstermiş oldu. Biz yolumuza devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın verdiği talimatlar doğrultusunda bir yandan FETÖ, PKK terör örgütüyle mücadelemizi sürdürürken, bir yandan da ekonomi ile ilgili çalışmalarımıza devam edeceğiz. Nitekim Meclis çalışıyor. Meclisin gündemine baktığımızda hep ekonomi ile ilgiliydi. Vatandaşlarımızla barışmak adına, varlık barışından tutun da birçok oda aidatlarına kadar, birçoğunun faizlerinin silindiğini ve yeniden yapılandırıldığını görüyoruz” değerlendirmelerinde bulundu.
“Bizim amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil”
Bakanlıktaki FETÖ /PDY ile mücadeledeki son durum hakkında bilgi veren Tüfenkci, sürdürülen operasyonlarda gösterdikleri titizliğe dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bizim zaten 140’a yakın arkadaşımızın bakanlıkla ilişiği kesildi, 176’ya yakın arkadaşımız açığa alındı. Ondan daha fazla arkadaşımız şu anda inceleniyor. Dolayısıyla biz bunu reklam amacı olarak değil, bunların içinde gerçekten hiçbir suçu olmayan arkadaşlarımız da olabilir. Bunlar tekrardan iş başı yapabilir. Hiç bu kapsama alınmayan ama sonradan edinilen bilgi ve belgelerle bu yapının içinde olduğu tespit edilen insanlarımız olabilir. Oda başkanlarımızdan tutuklanan soruşturma geçiren ve istifa eden bu yapıya müzahir oda başkanlarımız vardı. Bunları ayıkladık. Önemli olan bu mücadelenin yapılıyor olması ve bu mücadeleden sonuç alınması. Bizim amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Bunlar aldatarak, maskeleyerek, gönüllü olarak vermeyenlere de devletin içine sızmış adamlarıyla tehdit edilerek, SSK vergi müfettişlerinden tutunda, gümrük müfettişlerine kadar bir takım insanları bunların üzerine salarak korkutmuşlardır. Bu yapıların iş dünyasından ve iş dünyasının oluşturduğu kurumlardan ayıklanması lazım.”
İflas ertelemede alınan tedbirler
Bakan Tüfenkci, FETÖ/PDY kapsamında incelemesi devam eden şirketlerle ilgili olarak, “Maliye Bakanlığının bünyesinde bizim bakanlığımızın da katkı verdiği çalışmalar devam ediyor ama bu rastgele seçilmiş şirketler değil, bu şirketler bu yapıya muzahir şirketler. Türkiye’de çok sayıda bilinmeyen şirketler var diye, kripto şirketler vardır diye düşünülmemesi lazım. Bunların birçoğu biliniyor ve ona göre hareket ediliyor” ifadelerini kullandı. Şirketlerin iflas ertelemeyle ilgili başvurularına karşı aldıkları tedbirleri anlatan Tüfenkci, “İflas erteleme daha öncede 15 Temmuz’dan OHAL’den önce de çok tartışılıyordu ve piyasa tarafından iflas ertelemenin kötüye kullanıldığı yönünde yaygın şikayetler ve inanışlar vardı. Dolayısıyla iflas ertelemenin yeniden düzenlenmesi gerektiği, alacakların korunması gerektiğini, bu sistemde borçluların daha çok korunduğunu ve alacaklıların korunmadığı için de art arda kapanmalar olduğu, iflaslar olduğu ifade ediliyordu. Baktığımız zaman da doğruydu. Birçok firmanın son zamanlarda kötüye kullandığını görmüştük. Şimdi FETÖ’ye müzahir şirketlerin, buna başvurmamaları için OHAL döneminde 3 aylığına başvurulmaması noktasında kararname çıktı. İleri ki boyutlarda iflas ertelemenin ciddi anlamda ele alınıp belki de uzun süre gündemden düşürülmesi gerekir” şeklinde konuştu.
“Milletimiz bugüne kadar 10 milyar doların üzerinde döviz tasarrufunda tuttuğu parayı TL’ye çevirerek işlem yaptı ve olağanüstü baskıyı bir anlamıyla göğüsledi”
“Hedeflerimizi küçültmedik, revize etmedik. Biz kurduğumuz hedeflere ulaşabilmek için hükümet olarak gece gündüz çalışıyoruz” diyen Tüfenkci, “Cumhurbaşkanımızın vermiş olduğu talimatlar ve hedefler doğrultusunda hükümet olarak amaca ulaşmak için milletimizle bütünleşerek çalışıyoruz. Bu darbe girişiminden sonra olağanüstü bir faiz ve döviz dalgalanması olmalıydı. Ama olmadı çünkü millet ekonomiye sahip çıktı. Millet hükümetine güvendi, devletine güvendi ve kendi döviz tasarruflarından hemen akabinde 1.5 milyar dolara yakın dövizini bozdurdu. Bunu piyasaya enjekte etti. Milletimiz bugüne kadar 10 milyar doların üzerinde döviz tasarrufunda tuttuğu parayı TL’ye çevirerek işlem yaptı ve olağanüstü baskıyı bir anlamıyla göğüsledi. Bu millet böyle bir millet. Dolayısıyla belirlediğimiz hedeflere erişme noktasında biz insanımıza, girişimcimize güveniyoruz. Hükümet olarak girişimcinin önünü açmak noktasında biz gerekli reformları ve yapısal dönüşümleri gerçekleştiriyoruz. Meclise gelen tasarılara baktığımızda tamamı ekonomi ile ilgili. Biz hiçbir ekonomik düzenlemeyi bu OHAL kararnamelerine koymadık. Bireysel emeklilik gelecek bunu önümüzdeki günlerde yine meclisten geçireceğiz. Taşınabilir malların rehini konusunda yeni bir yasal düzenlememiz var bunun finansmana erişmesi noktasında yasa tasarımız var ve önümüzdeki günlerde Meclise gelecek. Özellikle küçük yatırımcının finansmana erişimi noktasında çok önemli. Biliyorsunuz bankalar daha çok gayrimenkul noktasında teminat istiyor. Eğer sizin gayrimenkulünüz yoksa size kredi vermiyor. Oysa sizin milyon dolarlık, yüz bin dolarlık makineleriniz var. Bunların tamamını artık siz teminat olarak gösterebileceksiniz. Sizin patent haklarınız var buna yönelik kredilendirme noktasında bankalar cimri davranıyordu. Finansa erişim noktasında özellikle küçük yatırımcıya katkı veriyoruz. En geç haftaya Meclise geldiğinde inşallah yasalaşacak. Yine düzenlediğimiz noktalarda özellikle biz milletle, devletin kucaklaşmasını istiyoruz. Ekonomiyi büyütmek adına, milletimizin işini, aşını büyütme adına bu hedefleri tutturacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.
Piyasa rakamlarının bugün gelinen nokta itibariyle esasında darbe öncesi rakamları yakaladığını ifade eden Tüfenkci, “Birçok noktada yakılıyoruz ve inanıyorum ki kısa bir süre içerisinde de darbe öncesi rakamlarında üzerine çıkacağız. Temmuz ayında açıklanan enflasyon rakamları çok yüksek değil baktığımızda. Orada bir takım enflasyon sebebine baktığımızda enflasyonu arttırıcı sebepler var. Alkollü içeceklere ve tütüne yapılan zamlar ve vergiler ile ilgili. Bu esasında enflasyonu tetikliyor. Bunun küçük bir etkisi var. Temmuz ayından sonra Ağustos ayında açıklanacak enflasyon rakamlarına taşınmayacağına inanıyorum ve inişe doğru geçeceğini düşünüyorum. Özellikle ihracat rakamları Temmuz ayında düşüş olarak yansıdı ama orada şöyle bir incelik var. Biliyorsunuz Ramazan Bayramı da Temmuz ayı içerisinde yaşandı ve Ramazan Bayramını biz 9 gün olarak ilan ettik. Ramazan Bayramındaki bu 9 günün 5 günü tam iş gününe denk geldi. Dolayısıyla birçok fabrika üretimini yapamadı, birçok ihracatçı ihracat noktasında yükleme yapamadı. Dolayısıyla bu noktada bir sıkıntı oldu. Birde tabi darbenin gerçekleştiği günün hemen akabinde bazı fabrikalar yükleme yapamadı, gümrük müşavirleri işlemler noktasında gerekli koşuşturmayı yapamadığı için bir miktar düşme yaşandı. Ama daha sonra toparlanarak normal seyri içerisinde gelindiğini görüyoruz. Bu düşüşün Ağustos ayında ya da Eylül ayında yükselişe doğru gideceğini düşünüyorum. Çünkü Ağustos ayı bir anlamıyla da Avrupa’da, Türkiye’nin ihracat yaptığı piyasalarda tatil ayları. Dolayısıyla bunun da mevsimsel bir etkisi var” dedi.
“FETÖ terör örgütüne müzahir yapıların yurt dışı lobileri, PKK terörüne müzahir yapıların yurtdışı lobileri Türkiye aleyhine müthiş bir tezviratta bulunuyorlar”
Türkiye’nin yatırım yapılabilir ülkeler noktasında en üst düzeyde ülke olduğuna dikkat çeken Tüfenkci, “Yatırım noktasında, karlılık noktasında hiçbir sıkıntı yok. Türkiye böyle bir darbe girişimine maruz kalmasa özellikle yakaladığı istikrar ve güvenlik noktasında bölgesinde bulunduğu coğrafyanın en güvenilir ülkelerinden birisi. Bu darbe girişimi karşısında gösterilen demokratik olgunluk ve sivil direniş, dikkat edin bu sivil direnişte hiçbir sivil vatandaş darbecilere karşı silah kullanmadı ve hiçbir yağma hareketinde bulunmadı. Dolayısıyla demokratik olgunluk bakımından da bütün Avrupa ve dünyada takdir edilecek noktada. Kısa zamanda darbenin etkisini azaltması veya etkisini ortadan kaldırması, ekonomisinin çökmeden kısa zamanda toparlanması, hükümetin kısa zamanda olaya el koyup vaziyet etmesi, Türkiye’nin yatırım açısından cazip ülkelerin başında gelmesi noktasında en önemli argümanlarımızdan birisi. FETÖ terör örgütüne müzahir yapıların yurtdışı lobileri, PKK terörüne müzahir yapıların yurt dışı lobileri Türkiye aleyhine müthiş bir tezviratta bulunuyorlar. Biz yapmış olduğumuz veya muhataplarımıza göndermiş olduğumuz mektuplarda, Türkiye’de ne olup bittiğini objektif olarak anlatmaya çalıştık. Sadece bizim bakanlıkların, hükümetin anlatması yetmez, iş aleminin de kendi muhataplarına, ortaklarına esasında o gün Türkiye’de ne olup bittiğini bütün çıplaklığıyla anlatması önemlidir diye düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“Batıdaki siyasetçilerin kiminle iş tuttuğunu iyi tahlil etmeleri gerekir”
“FETÖ terör örgütü mensuplarının siyaseti nasıl ele geçirdiklerini, kara parayı onların üzerinde nasıl hakladıklarını hep beraber görüyoruz ve ibretle izliyoruz” diyen Tüfenkci, “Bu noktada özellikle Batıdaki siyasetçilerin kiminle iş tuttuğunu iyi tahlil etmeleri gerekir. Bunların hangi yapıya mensup insanlar olduğunu ve Türkiye’nin neresinde bulunduğunu aleyhine mi, lehine mi çalıştıklarını iyi tahlil etmeleri lazım. Türkiye’nin dostluğunu önemsiyorlarsa, Türkiye’nin ticaretini önemsiyorlarsa gerçekten doğru adımları atmaları gerekir. Bizi üzen taraf şudur. Özellikle Avrupa ve Amerika’daki dostlarımızın ikiyüzlü davranışları. Demokrasiye sahip çıkamamalarını veya sahip çıkan Türkiye’ye karşı kendilerini farklı yapılarla konumlandırmaları, birlikte hareket etmeleri bizi üzen o. Ama ben inanıyorum ki doğru bilgilendirildiğinde onlarında dün aldıkları tavırdan utanacaklarına inanıyorum” şeklinde konuştu.
Batuhan Yaşar’ın “Gümrük kapılarında işler normale döndü mü? Malların giriş ve çıkışı noktasında herhangi bir sıkıntı var mı?” sorusuna Tüfenkci, “Darbe girişiminden sonra zaten biz kapıları kapatmadık. Gümrük işlemlerini sonlandırmadık. Bilakis gümrük işlemlerinin yapılması noktasında bütün bölge müdürlerimizi talimatlandırdık ve arkadaşlarımız da sağ olsunlar ciddi anlamda fedakarlık gösterecek işlemleri yaptılar. Kapıları açık tuttular ancak çıkışları kontrollü bir şekilde, sıkı arayarak yaptılar. O noktada da başarılı olduklarına inanıyorum. O günde normaldi şimdi de normal. Darbe girişiminden dolayı değişen bir şey bizim için olmadı” yanıtını verdi.
“Darbe girişiminden sonra ortaya çıkan bu havanın orada taçlandırılması gerekiyor”
Halkın meydanlardaki demokrasi nöbetlerini ve Yenikapı’da yapılacak olan “Demokrasi ve Şehitler Mitingi”ni değerlendiren Tüfenkci, “Tek vücut hareket gösterilmesi elbette ki çok çok önemli. Milletimize bir kez daha teşekkür ediyoruz. Gündüzleri işlerine baktılar, geceleri adeta bir demokrasi şöleni havası içerisinde bu meydanları doldular, nöbetlerini devam ettirdiler. Pazar günü özellikle bütün siyasi partilerin, sendikaların kendi kimliklerinin ötesinde Türk bayrağıyla bu meydanları doldurması ve Türk bayrağı altında bir mesaj verilmesi çok önemlidir. Tabi buna gerek Devlet Bahçeli’nin katılması, gerek Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılması ve buradan mesajlar vermesi çok önemlidir. Bu mesajların özellikle hem Türkiye’deki darbe karşıtlarına hem de darbe severlere önemli bir mesaj diye düşünüyorum. Sadece Türkiye’ye değil dünyaya önemli bir mesaj verdiğine inanıyorum. Özellikle de siyasi parti genel başkanlarının katılması, Türkiye’de Meclisin bombalanması noktasında bir görevdir diye düşünüyorum. Milletin iradesine sahip çıkmak için bir görev olduğunu düşünüyorum. O gün 15 Temmuz akşamı milletvekilleri Meclisi açarak adeta ‘öleceksek de burada ölelim’ diyecek şekliyle bu meclisin ışıklarını yaktılar. Belki de Meclisi sırf bu yüzden bombaladılar. Şimdi bütün siyasi partilerin, siyasi parti kimliklerinden öte, biliyorsunuz bu mitingi biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığımızın himayesinde düzenleniyor. Bir anlamda Cumhurbaşkanı düzenliyor ve dolayısıyla Türk bayrağının altında vatanına sahip çıkan bir görüntüyü sergilemek gerekiyor. Genel itibariyle elbette ki bizim milletimiz kavgayı sevmiyor. Özellikle konu vatan olduğunda, milli irade olduğunda, devletine sahip çıkma olduğunda bütün renkleri bir arada görmek istiyor. Darbe girişiminden sonra ortaya çıkan bu havanın orada taçlandırılması gerekiyor.
“Yıllarca istihbarat noktasında bir zafiyet olduğunu konuşuyorduk”
TSK’nın ve istihbaratın yeniden yapılandırılması yönündeki çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Tüfenkci, “TSK’nın yeniden yapılandırılması çok çok önemliydi. Milli Savunma Bakanlığının yeniden yapılandırılması çok çok önemliydi. Özellikle TSK’yı töhmet altında bırakan, yani darbeci bir yapı oluşturan bir mekanizmanın ortadan kaldırılması, sistemin yeniden düzenlenmesi ve sistemin darbe üreten bir sistemden çıkartılması yalnızca yaptığı işe odaklanır hale getirilmesi çok önemli. Gerek iç tehditlere gerekse de dış tehditlere karşı odaklanması ve daha hızlı hareket edebilen bir orduya kavuşturulması çok çok önemliydi. Bu bir anlamıyla esasında demokrasinin de güvence altına alınmasıydı. Yıllarca istihbarat noktasında bir zafiyet olduğunu konuşuyorduk. 15 Temmuz gecesi de bu net olarak görüldü. Şimdi bu yapıdaki aksaklıklar nedir? Çeşitli istihbarat birimlerinin ayrı ayrı olması doğru mudur bunlar üzerinde İçişleri Bakanlığımız çalışıyor. İnşallah önümüzdeki günler içerisinde bu çalışmayı tamamlayarak Bakanlar Kurulu’nu sunup dev adım atılmış olacak. Belki de orada iç istihbaratı, dış istihbaratı ayırmak gerecek. Bunun Türkiye’nin geleceği açısından da önemli olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193